Afganistan’ın başkenti Kabil’in komşusu Logar, güneyindeki Zabul ve Uruzgan vilayetlerinin merkezi Taliban kontrolüne geçti.

Logar Milletvekili Huma Ahmadi, yaptığı açıklamada, militanların Logar’ın merkezi Pul-i Alem şehrine saldırılarını dün gece saatlerinde başlattığını söyledi. Ahmadi, kent merkezinin öğle saatlerinde Taliban’ın eline geçtiğini ve bazı güvenlik güçlerinin Taliban tarafından esir alındığını belirtti.

Zabul İl Şura Vekili Esedullah Kakar da Taliban’ın güvenlik güçleriyle çatışmadan Zabul’un merkezi Kalat şehrini ele geçirdiğini kaydetti.

Uruzgan Valisi Ömer Şirzad ise kamu binaları ve insanların zarar görmemesi için halkın isteği üzerine Uruzgan’ın merkezi Trinkot kentini Taliban’a bıraktıklarını vurguladı.

Logar vilayetinin Taliban’ın kontrolüne geçmesiyle başkent Kabil vilayeti kuzeybatı yönünden kuşatılmış oldu.

Afganistan’ın batısındaki Herat vilayetinin dün akşam saatlerinde Taliban’ın kontrolüne geçmesiyle kent merkezi dışındaki askeri kampa sığınan bazı komutanlar ve yetkililer Taliban’a teslim oldu.

Yerel yetkililer, İçişleri Bakanı Yardımcısı Abdulrahman Rahman, Zafer Kolordu Komutanı Nebi Ahmetzey, Herat Valisi Abdul Sabur Kani, Herat Ulusal Emniyet Başkanı Hasib Sıddıki ve eski cihat komutanlarından İsmail Han’ın Herat’ın Taliban kontrolüne geçmemesi için mücadele verdiğini ve sonunda mecbur Taliban’a teslim olmak zorunda kaldığını bildirdi.

Öte yandan, Taliban’dan yapılan açıklamada, teslim olan komutanlar ve yetkililerin bundan sonra rahatlıkla normal hayatlarına devam edebilecekleri iddia edildi.

Afganistan’ın üçüncü büyük kenti olan Herat’ın İran ve Türkmenistan ile sınır kapıları bulunuyor. Tarihi binalarıyla meşhur olan kent ayrıca ülkenin sanayi şehri olarak da biliniyor.

TALİBAN’DAN AÇIKLAMA

Kent merkezlerine yönelik saldırılarını artıran Taliban, kent merkezlerini ele geçirmesiyle ilgili açıklama yaptı.

Taliban’dan yapılan açıklamada, halkın sevgisinin son zamanlarda Taliban’ın hızla ilerlemesine neden olduğu iddia edildi. Taliban’ın kontrolünde bulunan bölgelerde halkın canı, malı ve itibarlarının korunacağı öne sürülen açıklamada, halkın güvenli bir ortamda yaşaması için imkân yaratacakları ve kimsenin bu konuda endişesinin olmaması gerektiği savunuldu.