CGTN / Stephen Ndegwa

Amerika Birleşik Devletleri (ABD), askerlerini Afganistan’dan kesinlikle 11 Eylül 2021’de çekme konusunda nihai kararı vermiş gibi gözüküyor. Çekilmenin El Kaide terörist grubunun 2001’de Amerikan topraklarında koordineli bir saldırı düzenlemesinin kesinlikle 20 yılına denk gelmesi tesadüf değil.

ABD açık bir öfke ve intikam hareketi ile 2001’de Afganistan’ı işgal etti. ABD görünüşte bu işgali geniş tabanlı militanlarının operasyonlarını Taliban milislerinin egemenliğinde olan ülkeye taşıyan suçlanan Osama bin Ladin’in yönettiği El Kaide terörist örgütünün kökünü kazımak için yapmıştı. Bu kararla ilgili dinamikler açıkça değişken olsa da, çekilmenin takviminin değişmesinin neden olduğu egemen karışıklıkta siyaset büyük bir rol oynadı. Örneğin, 1 Aralık 2009’da zamanın Başkanı Barack Obama, Afganistan’a 30 bin ek Amerikan askeri gönderilmesini emretti, aynı zamanda ironik olarak askerlerini 18 ay içinde çekmeye başlama sözü de verdi. Zamanın Başkan Yardımcısı Biden 12 Ekim 2012’de Twitter’da ABD’nin Afganistan’ı 2014’de terk edeceğini söyledi. Eski Başkan Donald Trump tek dönemlik görev döneminde sürekli söz vermesine rağmen, “Önce Amerika” politikası ile dünyanın bazı bölgelerindeki askerlerini tümüyle geri çekmeyi beceremedi. Trump Kasım 2020’de Afganistan ve Irak’tan daha fazla asker çekeceği vaadi halen sürüncemedeyken 20 Ocak’ta başkanlıktan ayrıldı.

Ne yazık ki, ABD, Afganistan’a müdahalesi için yüksek bir bedel ödedi. New York Times gazetesinde Sarah Almukhtar ve Rod Nordland tarafından 9 Aralık 2019’da “ABD, 2 trilyon dolar karşılığında Afganistan’da ne kazandı?” başlıklı bir makale yayınladı ve “Bunun için gösterilecek çok az şey var.” dedi.

Makaleye göre, 2019’a kadar savaşta 2 bin 400 Amerikan askeri ve 38 bin Afgan sivil öldü. Taliban ülkenin büyük kısmını kontrol ediyor ve ülke dünyanın en büyük göçmen ile mülteci kaynaklarından biri olmaya devam ediyor. Öyleyse, eğer Afganistan’daki sosyoekonomik ve siyasi kriz geçen son 20 yılda gerçekten kötüleştiyse işgal ne için yapılmıştı?

Kesinlikle, çekilmenin çoktan zamanı gelmişti. Fakat, süper gücün bu kararı aşırı geç uygulamasına neyin neden olduğunu kesinlikle söyleyemeyiz. Amerika’nın ülkeden utanç verici çekilmesi Soğuk Savaş döneminde 19 yıllık yanlış maceraya atılmasının yüksek maliyetini hatırlatıyor (Vietnam Savaşı). ABD, çok ses getiren bir yenilgiden sonra 1973’te Vietnam’dan askerlerini çektiğinde, çoğunluğu Vietnamlı siviller olmak üzere 3,4 milyon can kaybına karşı 58 bin 318 Amerikalı hayatını kaybetmişti.

AFGANİSTAN’IN GELECEĞİ NE OLACAK?

ABD’nin Afganistan işgalinin etkililiğini değerlendirmek için araştırmamız gereken birkaç ilgili sorun var. İlk olarak, Afganistan’daki büyük Amerikan varlığı ülkeden kaynaklanan hem ülke içindeki hem de dışındaki terörist saldırıları engelleme amacına ulaştı mı? İkincisi, hem can kayıpları hem de finansal harcama bakımından en pahalı savaşını sürdürmesinin arkasındaki gerçek neden neydi? Üçüncüsü, ABD çekildikten sonra Afganistan’ın geleceği ne olacak?

Biden yönetimi, kabul etmekten çekinse de, boynundan bir boyunduruk kalkmış gibi hissediyor olmalı. Süper güç için terörizmin sığınağı dediği şeyi yıkmak bahanesiyle Afganistan’ı işgal itmesinin ahlaki bir meşruluğu yok. Gözlemciler 2003’te ABD ve müttefiklerinin Irak’ı işgaline yol açan kitle imha silahlarının sözde aranmasına benzer bir başka bir hile olduğunu söylüyor. Bu işgal, yüce niyetlerle gizlense bile, Afganların duygularının göz ardı edilmesi bencil bir harekettir. ABD yönetimi, ABD’de büyük terörist saldırıları engellemiş olabilir, ama terörizmin diğer kısımlarında hızlanmasını durdurmadı.

Çekilmenin 1 Mayıs’ta başlaması beklenirken, belirsizliklerin devam ediyor olması ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken’ın 15 Nisan’da Afganistan’a ani ziyaretinin arkasındaki gerçek nedendir. Yine de Amerika’nın uzun savaşının zorunlu hale getirdiği büyük yeniden yapılanma için masaya para koymadığını çok iyi bilerek, Afgan hükümetine ABD’nin ülkenin güvenliği için verdiği sözler boş görünüyor.

Blinken’ın vaatleri bağlayıcı değil, ifade ettiklerine göre yetersiz kalıyor, Afganlar bundan sonra artık kendi başlarına. Fotoğraf çekimi dışında gerçek durumun ne olduğunu Milletvekili Nahid Ferid’in Blinken’ın ziyareti sırasındaki sözleri yansıtıyor. Ferid gazetecilere gelecekle ilgili olarak “kendisinin çok kötümser olduğunu” söyledi.

Afganistan’dan çekilme, Amerika’nın ordusunu yerleştirdiği dünyanın başka kesimlerindeki güvenlik sıcak noktalarından geç kalmış olan geri çekilmeleri için bir örnek oluşturmalı. Bunun içinde Irak, Suriye, Küba’nın 2002’den beri kullandığı Guantanamo hapishanesi de var.

Sonunda, diğer ülkelerin iç işlerine kabaca müdahalenin geçmiş bir çağa ait olduğunun yeniden söylenmesi gerekir. Böyle bir müdahale sadece Birleşmiş Milletler (BM) yoluyla uluslararası toplumun karar verdiği durumlarda olmalıdır, yoksa Amerika ve bazı güçlü müttefiklerinin alıştığı şekilde tek taraflı olarak değil.