China Daily

Tahmin edildiği gibi, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ordusu Afganistan’dan resmen çekilmeye başlarken, savaşın yıktığı ülkede güvenlik durumu kötüleşiyor. Önceki gün Kabil’de bir okulun yakınında meydana gelen patlamada onlarca kişi öldü. Taliban kuvvetleri de Afgan hükümet güçleri üzerindeki baskılarını açıkça artırıyor. Ülkede artan şiddet ortamında, sayısız masum sivil evlerinden kaçtı.

ABD içinde ve dışında insanlar ABD’nin Afganistan’daki varlığını ve askerlerini geri çekmesini tartışıyor. Amerikalılar bile şimdi 20 yılı bulan çok uzaktaki Afganistan’daki varlıkları ile ilgili bir uzlaşmaya varamıyor görünüyorlar.

Birbiri sıra dört Amerikan başkanı ABD ulusal güçlerini zayıflatan ya da ABD’nin daha büyük ve daha zorunlu jeopolitik isteklerini sürüncemede bıraktığı için, savaşı arzu edilemez olarak ya da kazanılamaz görse de, ordunun çekilme konusunda isteksiz olduğuna dair çok sayıda haber var.

Bu isteksizliğin karmaşık nedenleri olabilir, ama bazı ABD’li gözlemciler Pentagon ve bazı generallerin basitçe Afganistan’daki savaşlarının sonucu olmayan bir iş olduğu gerçeği ile yüzlemek istememelerine işaret etmeleri doğru olabilir. Belki tümden, belki de daha başından beri.

SAVAŞ SOSYO-POLİTİK YAPIYA SAHİP SORUNLARA YANIT VERMEZ

ABD topraklarına 11 Eylül 2001’de yapılan terörist saldırı Başkan George W. Bush’a Afganistan’ı işgal için mükemmel bir bahane verdi -“teröre karşı savaşı”- ama 20 yıl sonra ABD’nin uzayan savaşın tek başarısı olarak övünebileceği şey Usame bin Ladin’in öldürülmesi ve El Kaide’nin dağıtılması oldu.

Bunun dışında, özellikle Joe Biden yönetimi jeostratejik bir değişiklik yapmak istediği bir sırada, savaş ABD ulusal gücünü azaltan bir şeydi. Yönetimin bakış açısından, “İmparatorlukların Mezarlığı” Afganistan’ı terk etmek zamanı çoktan gelmiş, kayıplara son veren bir hareket. Ama ikinci kez aynı jeopolitik bataklığa girmeyeceğinin bir garantisi yok, çünkü ABD açıkça uzun zamandır kaçındığı önemli dersi öğrenmemiş durumda. Kore Yarımadası, Vietnam, Irak, Libya ve başka yerlerdeki eski maceracılıklarından öğrenmesi gereken bir ders; savaş sosyo-politik yapıya sahip sorunlara yanıt vermez.

ABD uluslararası sorunlara alışkanlık haline getirdiği yaklaşımı konusunda bazı ciddi köklü iç hesaplaşmalar yapmadığı, kurulmasına yardım ettiği uluslararası düzene dönmediği, güç kullanma takıntısını terk etmediği ve devletten devlete ilişkilerde daha fazla danışma ve iş birliğine girmediği sürece, Başkan Biden’ın iddia ettiği gibi “Amerika’nın geri dönüp” dönmemesi pek fark etmez.