CGTN / Bobby Naderi

Pentagon yetkililerine göre, askerlerinin büyük kısmı savaşın harap ettiği ülkeden çıkacak olsa da Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Afganistan’ı bombalama seçeneğini açık tutuyor.

Gürültüyle ilan edilen, komuta zinciri tarafından “ufkun ötesinde kapasite” diye adlandırılan ve belki de Baykan Joe Biden’ın onayı ile Afganistan’ı sınırları dışından bombalama yeteneği askeri bürokratların 11 Eylül’den sonra da sürdürmek istedikleri bir şey. Pentagon planları ulusal güvenlik ve onur adına daha fazla kan çağrısında bulunurken hayati bir soru yanıtsız kalıyor: ABD’nin Afganistan’da yapacağı yeni hava bombardımanında kim ölecek?

Pentagon komutanları, Afganistan’daki muhtemel sivil kayıplar konusunda hiçbir bilgi vermiyorlar. Hava saldırılarında masum insanların öleceği ve yaralanacağı konusunda sahadan gelen raporları reddediyorlar. Ama, gelecekteki olaylarla ilgili “resmi” versiyonları Birleşmiş Milletler (BM), insan hakları grupları ve STK’lerin yığılan raporları tarafından reddediliyor.

Mevcut kanıtlara dayanarak, bu raporlar Afganistan’daki iddia edilen terörist mevzilerinin bombalanmasının daha fazla sivili öldüreceği uyarısında bulunuyorlar. Amerikan askeri yetkilileri sivil ölümlerini yalanlayacaklardır ama bu iddialarını destekleyen hiçbir kanıt sunmayacaklardır. Sadece sivillerin korunduğunu iddia edeceklerdir. Yine, hiçbir kanıt sunmayacaklar, kurbanlara ve hayatta kalanların zararı karşılanmayacak ve yeni bombardımanın yasallığını belirlemede hayati olacak detayları saklayacaklardır.

Zaman zaman Pentagon yetkilileri sivillerin öldürüldüğünü kamuoyunda kabul ederler çünkü Kongre’de ya da BM’de kimsenin onlardan hesap sormayacağını bilirler. Hepimiz BM soruşturma komisyonlarının sayısız kez ABD’den Afganistan’daki ölümcül hava saldırılarını incelemeye çağırdığını biliyoruz.  Ama bu komisyonlar bir mahkeme değildir ve soruşturmalarını derinleştirecek yetkiye sahip değillerdir.

Ülke yasaları açıktır. Kurbanların adalete ulaşmalarına yardım edilmelidir ve bu askerlerin çekilmesinin tamamlanması için yapılan herhangi bir anlaşmanın merkezi unsuru olmalıdır. Her şeyden öte, bu Afganistan’da kaç sivili öldürdüğünü ve yaraladığını bilmeyen aynı Amerika’dır. ABD’nin sözde teröre karşı savaşını başlatmasının üzerinden 20 yıldan uzun bir süre geçtikten sonra, birçok insanın hayatı altüst oldu. Sayısı bilinmeyen sivil öldürüldü ya da yaralandı. Pentagon bu kez askeri saldırıları hazırlar ve yaparken büyük dikkat göstereceğini iddia edebilir fakat bu uzun süredir acı çeken Afgan halkı ve uluslararası toplumun askerlerin çekilmesinden sonra tanık olacağı şey değildir.

KORKUTUCU HAVA SAVAŞI HEVESİ

Hava saldırılarının neden olduğu talihsiz ölümler halen Afganların altında ezildiği bir gerçek. Eğer barış ile güvenlik sadece hedef dışı, ayrım gözetmeyen ve açıkça yasa dışı yeni hava savaşında sivilleri bombalamakla gelecekse, o zaman Afgan halkı bunu istemiyor. ABD’nin Afganistan’da bombalama seçeneğini açık tutmaya hakkı yok. Pentagon bürokratlarına sürekli artan bir özerklik düzeyi tanıyamaz. Bunun hava savaşının veriliş biçimi üzerinde büyük etkisi olacaktır. Askerlerin çekilmesinden sonra özerkliğin artırılması sonsuz savaşın önünde giderek daha az engel olması ve sivilleri hedef alan hava saldırılarının daha fazla olması anlamına gelir.

Pentagon saldırılarla ilgili açık bir politika ya da ABD hükümetinin sorumluluğu ile ilgili kesin bir yer belirlemeyecek. Bu yeni politikadan ne çıkarsa çıksın bağlayıcı olmayacak. ABD kendi anayasasına bağlı kalmayacak ve Afganistan’da sivillerin hedef alınmasıyla ilgili yeni vakaların başkentteki herhangi bir mahkemede yargılanmasını istemeyecek.

Bu trajik ve ölümcül sonuçları olan bir kara komedi. Washington’ın Taliban’ı dağıtmak veya büyük tutkularını etkisiz hale getirmek için bir stratejisi yok. Aksine “eğer kabil veya başka bir büyük kent Taliban’ın eline geçme tehlikesine düşerse”, tek taraflı olarak herkese eşit fırsat vermek için savaş hevesine izin veriyor. Bu, iflas etmiş Amerikan silah sanayiinin daha fazla silah üretmesi için yaratıcı bir kâr merkezi, Pentagon silahları bitirir, muhasebecileri daha fazla silah sipariş eder.

Yeni hava savaşı modeli Biden yönetimi aslında çok tanıdık geliyorsa, öyledir. Amerika’nın sonsuz savaşının vahşiliğinin şiddet ve hesap vermemeyi yücelten bir kültürün, cephe hattını ileri geri hareket ettiren “ufuk ötesi kapasite” üzerinde daha fazla harcama yapmak isteyen

militarize edilmiş bir kültürün ürünü olduğu korkunç biçimde açıklığa kavuştu. Bu 11 Eylül’den sonra Afganistan’daki sonsuz savaşı sona erdirmeye hiç niyeti olmayan aynı çarpıtılmış mantıktır.