Afganistan’ı değiştiren 10 günlük zaman diliminin sonuçları sadece savaş yorgunu ülkede değil, dünya siyasetinde de kalıcı değişimlerin kapısını aralamaya aday. Konu birçok yönüyle tartışılırken en çok merak edilenlerin başında “ABD’nin kurduğu sayıca ve silah bakımından üstün ordu neden savaşamadı?” sorusu oldu. İRAM Dış Politika Uzmanı Rahimullah Farzam, kuruluş dönemi hatalarla dolu olan ordunun, çekilme kararı ilan edildikten sonra psikolojik olarak çöktüğünü söyledi.

Amerika’nın 20 yıllık savaş ardından kurduğu düzenin 10 günde yerle bir olmasının şaşkınlığı uzun süre devam edeceğe benziyor. Bu süreçte milyarlarca dolar yatırım yapılan Afgan ordusunun savaşmadan dağılması askeri harp tarihinde geniş bir yer alacağa benziyor. İran Araştırmaları Merkezi (İRAM) Dış Politika Uzmanı Rahimullah Farzam bu çöküşün ardında alınan bir dizi yanlış karar moral çöküntüsü olduğunu söyledi:

“Uzun süredir takip etmeme rağmen şaşırdım hatta Taliban bile şaşırdı, Abdul Gani Birader ‘Bu kadar hızlı bir zafer beklemiyorduk.’ dedi. Hiç kimse Afganistan ordusunun bu kadar çabuk çözülmesini beklemiyordu.”

AFGAN ORDUSU NEDEN SAVAŞAMADI?

“Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) öncülüğünde Afganistan ordusu kurulmaya çalışıldı, çok büyük hatalar yapıldı. Özellikle Eşref Gani döneminde ordunun üst düzeyine ahbap çavuş ilişkisiyle insanlar getirildi. Bunlardan savaşmalarını bekleyemezdiniz. Nitekim sahada da bunun sonucunu gördük. Koca koca kolordular Taliban karşısında silah bıraktılar. ABD çekileceğini açıkladıktan sonra ordu üzerinde bunun çok olumsuz etkisi oldu. Bazı noktalarda da Taliban sıkıştırınca lojistik sağlanamadı. Sonuçta parayla gidiyor, Afgan güvenlik güçleri. Canını kurtarmak için hemen teslim olmaya başladılar.”

YENİ DÖNEM NE GETİRECEK?

Rahimullah Farzam’a göre, yeni dönem şu an için birçok belirsizliği bünyesinde barındırıyor. Taliban’ın değiştiği yönündeki beklentileri de fazla iyimser bulan Farzam, şunları kaydetti:

“Çok fazla bilinmezlik var. Taliban İslami Emirliği ilan edecektir. İslami emirliğin ne olacağı konusunda somut bir bilgiler yok. Şu ana kadar bir belge açıklamadılar. 90’lardan kalma bir anayasadan bahsediliyordu. Taliban ısrarla seçim sorularını reddetti. Demokrasi istemiyorlar çok net. Emirlik sistemi içinde diğer siyasi partiler, siyasi figürler hangi yollarla katılım sağlarlar çok büyük soru işareti. Neye göre bunu seçecekler. Bunlar hepsi belirsizliğini koruyor.”

TALİBAN ETNİK GRUPLARI İÇİNE ALACAK

Taliban’ın yeni dönemde izleyeceği stratejiye ilişkin bazı ipuçları olduğunu da kaydeden Farzam, yeni yönetimin şekillenme dinamiklerine ilişkin şunları kaydetti:

“Mesela Türklerden alacaklar. Şu ana kadar Taliban’ın safında olanlardan seçecekler. Molla Bilader’ın açıklamalarında sağ tarafta bir tane Özbek Türkü, sol tarafta bir tane Türkmen vardı. Kabil’de Başkanlık Sarayında açıklama yapan kişi kuzey bölgesinin askeri operasyonlarından sorumlu kişiydi ve kendisi Özbek Türkü. Dolayısıyla bunlar içerisinde Türkler var, Tacikler var hatta Hazaralar bile var yer yer, bunlardan seçecekler. Muhalif olanlara devlette yer vereceklerini düşünmüyorum.”

“Taliban ‘Ben ülkenin birliğini kendi bünyemde sağladım bunu da ülkenin yönetime bunu bu şekilde yansıtacağım’ mı diyor?”

“Aynen, bu şekilde yansıtacağım, diyor. Burada kapsayıcılık; etnik olarak. Bu Afganistan’da hep sorun oldu. Etnik olarak bir grup öne çıkarak diğerlerini dışlamaya çalıştı. En azından ‘Kendi görüşüme yakın insanları diğer etnik gruplardan da olsa yer vereceğim’ diyor. Nihayetinde bugün hükümette yer alıp daha çok devlet adamı profili sergileyen insanlara da sembolik görevler verebilirler.”

TALİBAN TEKNOKRATLARA İHTİYAÇ DUYACAK

Ülkede yönetimi devralan Taliban’ın yönetme tecrübesinin sınırlı oluşuna dikkat çeken İRAM Dış Politika Uzmanı Rahimullah Farzam, örgütün bazı gerçekleri göz önünde tutarak hareket edeceğini belirtti:

“Taliban birçok şeyin farkında. Dış ülkelerle iyi ilişkiler yürütmeden orada iktidarı sürdüremeyeceğini biliyor. Bunun için de devlet dairelerinin sağlıklı bir şekilde işlemesi lazım, ticaretin devam etmesi lazım. Bunları en kısa zamanda sağlamaya çalışacaktır. Taliban’ın bu konularda tecrübesi yok. Bu teknokratlara ihtiyaç duyacak. Bunlarla iş götürmeye çalışacak.”

Taliban’ın değişim ihtimalini zayıf gördüğünü vurgulayan Farzam, örgütün ülkedeki güvenlik sorununu ise çözebileceğini belirterek sözlerini noktaladı:

“Bu ihtimali düşük görüyorum. Zaman geçtikçe daha kendi kafalarındaki sistemi yerleştirmeye çalışacaklar, Afganistan’a. Göç dalgaları zaten Taliban saldırılarıyla başlamıştı. İnsanlarda üzerlerine bomba yağmasından öte geleceğe dair umutsuzluk var. Bunun tersini gösteren bir şey olur mu? Olabilir ama ihtimalini düşük görüyorum.

Taliban can güvenliği, mal güvenliği açısından istikrarlı bir durum sağlar. Afganistan halkı buna çok ihtiyaç duyuyor. Son zamanlarda başkentte dolaşmak imkânsız hale gelmişti. Her evde bomba patlıyordu. Bu milleti bayağı bıktırmıştı. Hırsızlıklar ve gasplar çok artmıştı. Adam kaçırmalar mesela, zenginlerin çocuklarını kaçırıp para istiyorlardı. Bu tür olaylar çoğalmıştı. Bu açılardan başarılı olacaklarını düşünüyorum.”