China Daily / Sun Zhuangzhi 

Taliban’ın Amerika Birleşik Devletleri (ABD) askerlerinin çekilmesinin tamamlanmasından bile önce Afganistan’da iktidara gelmesi, Afganistan’ın en büyük komşusu olarak Çin’i özellikle sınırları boyunca olmak üzere güvenlik risklerini azaltmak için harekete geçirmesi gerekir.

ABD öncülüğündeki güçler Afganistan’ı neredeyse 20 yıl önce işgal etti. Amaçları Taliban’ı yıkmak ve ülkeden terörizmi temizlemekti ama hedeflerinden hiçbirini gerçekleştiremeden açık bir aceleyle çıktılar. ABD askerlerinin çekilmesinin Afganistan’da yarattığı kargaşaya rağmen, ABD Başkanı Joe Biden, 16 Ağustos’ta yaptığı açıklamada hareketinin “doğru karar” olduğunu savundu fakat Afganistan’daki iktidar değişikliğinin “beklediklerinden daha erken ortaya çıktığını” kabul etti.

Washington, Biden’ın ABD’nin “Afganistan’daki misyonunun asla ulus inşasını desteklemek olmadığını” ve önümüzdeki günlerdeki askeri misyonunun “Özel Göç Vizesi” sahip Afganların ülkeden ayrılmasına yardım olacağını ileri sürmesiyle, Afganistan’daki barış sürecinden de elini çekti. Bu ABD’nin Afganistan’ı bir karmaşa halinde bıraktıktan sonra pasif bir izleyici rolü oynayacağı anlamına geliyor.

Afganistan’daki değişiklik o kadar hızlı oldu ki, komşu ülkelerin alarm halinde olmasına ve Afganistan’da güvenliğin kötüleşmesi durumunda ortaya çıkacak her türlü ihtimale karşı hazırlıklarını yapmalarına rağmen, uluslararası toplum ülkede barışın nasıl kurulacağı konusunda bir uzlaşmaya varamadı. On binlerce Afgan, İran ve Merkezi Orta Asya ülkelerine kaçtı. Bunlardan bazıları Avrupa’ya gitmeyi deneyecek. Mülteci akınının Çin’i etkileme ihtimali olmasa da ülkenin binlerce yerinden yurdundan olmuş Afgan’a insanı yardım yapması gerekir.

ÇİN, AFGANİSTAN’IN TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜNE SAYGI DUYUYOR

Afganistan’da ortaya çıkan sosyo-politik durum Taliban ve Taliban yönetimini reddeden ülkenin kuzeyindeki Tacik savaş ağaları arasında bir iç savaş olabileceğine işaret ediyor. Eğer iç savaş yoğunlaşırsa, Afganistan’da olan Çin vatandaşlarının hayatı riske girer. Eğer Taliban Afganistan’ın tamamında etkili bir kontrol sağlayamazsa, o zaman 1990’ların tarihi kendini yeniden tekrar edebilir ve terörizm, ayrılıkçılık ve aşırılığın “üç şeytani gücü” muhtemelen diğer ülkelere de yayılır. Böyle bir ihtimale karşı, Çin Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi’nde barışı ve kalkınmayı korumak için önlemler almalıdır, çünkü Afganistan’la sınırı “üç şeytani güç” yüzünden zorluklar yaşadı.

Diğer bir büyük endişe kaynağı Afganistan’da uyuşturucu üretimi ve kaçakçılığı. ABD askerlerinin neredeyse 20 yıldır Afganistan’da olmasına rağmen, ülke dünyanın en büyük uyuşturucu üreticisi ve tedarikçisi haline geldi ve eğer bu trend devam ederse bölgesel güvenliği tehdit eder. Çin, Afganistan’daki durumdan endişe duyuyor ve Afgan sorunu konusunda açık bir tutum benimsedi. Çin, Afganistan’ın egemenliği ile toprak bütünlüğüne saygı duyuyor ve Afgan halkının gelecekte hangi yolu izleyeceğine karar verme hakkına sahip olduğuna inanıyor.

Çin 1990’larda “6+2” görüşmelerine katıldı-Afganistan’ın 6 komşusu Çin, İran, Pakistan, Tacikistan, Türkmenistan ve Özbekistan artı ABD ile Rusya ve elbette Afganistan. Bundan sonra 2001’de kurulan Shanghai İş Birliği Örgütü (ŞİO) Afganistan’ın barışçı yeniden imarı için bir platform haline geldi. Rusya 2009’da özel bir ŞİO toplantısına ev sahipliği yaptı. 2012’de ŞİO Afganistan’a “gözlemci devlet” statüsü verdi ve ŞİO-Afganistan Temas Grubunu kurdu. Ayrıca temmuz ayında Afganistan konusunda bir dışişleri toplantısı yaptı ve terörizmle mücadele ile uyuşturucu kaçakçılığını bastırmak için Afganistan ile iş birliğinin derinleştirilmesi için çaba gösterilmesi gerektiğini söyledi.

Çin merkezi Orta Asya ülkeleri, ABD, Avrupa Birliği (AB) üyeleri, İran, Türkiye dâhil diğer ülkelerle Afgan sorununu çözmek için görüşmeler yaptı. Devlet Konseyi Üyesi ve Dışişleri Bakanı Wang Yi, 28 Temmuz’da Çin’i ziyaret eden Taliban’ın kurucularından olan Molla Abdulgani Birader’in de olduğu bir Taliban heyeti ile görüştü ve Taliban’ın barış ve yeniden uzlaşma sürecinde erken köklü sonuçlar almak ve “Afganistan’ın ulusal gerçeklerine uyan geniş ve kapsayıcı bir siyasi yapı kurmak için” çalışması gerektiğini söyledi.

ÇİN, AFGANİSTAN’A İYİ BİR KOMŞU VE DOST OLARAK YARDIM EDECEK

Daha da önemlisi, Wang Taliban’ın “Doğu Türkistan İslam Hareketi-ETIM) dâhil bütün terörist gruplarla açıkça bağlarını kesmesi ve engelleri aşmak, bölgede güvenlik, istikrar, kalkınma ve iş birliğine uygun koşulları yaratmak için pozitif bir rol oynamak için bu gruplarla kararlı ve etkili bir şekilde mücadele” etmesi gerektiğini belirtti. Çin 16 Ağustos’ta Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) Afganistan konulu acil toplantısına katıldı ve Taliban’dan ülkenin yeniden terörist ile aşırı grupların toplanma alanı haline gelmesini önlemesini istedi.

Orta ve Güney Asya ile Orta Doğu ve Doğu Asya arasındaki geçiş yollarının üzerinde bulunan Afganistan uzun zamandır büyük güçlerin mücadele alanı. 19. yüzyılın büyük kısmı ve 20. yüzyılın ilk yıllarında Britanya ve Rusya imparatorluklarının “Büyük Oyun”unun alanıydı. Sovyetler Birliği 1979’da ülkeyi işgal ettiği için Afganistan’ın sorunları 20. yüzyılın sonlarında bile bitmedi. Ve ABD ülkeyi 2001’de işgal etti.

ABD askerlerinin Afganistan bulunmalarının sonuna doğru, ABD ülkeyi Kuşak Yol Girişimi’nden uzak tutmaya ve Çin ya da Rusya ile stratejik bağlar kurmamasını garanti altına almaya çalıştı ama bu planlarında başarılı olamadı. Ancak bütün siyasi oyunlar Afganistan’ın gelişmesini engelledi. ABD’nin inandığının aksine, Çin ve Rusya uluslararası toplumun Afganistan’da en kısa zamanda barışı yeniden tesis etmek için ortak çaba göstermesi gerektiği konusunda anlaştı. Çin’e gelince, o Afganistan’ın yeniden imar ve uzlaşmasına iyi bir komşu ve dost olarak yardım edecek.