CGTN / Hamzah Rifaat Hussain

Eylül 2021’den bu yana Birleşmiş Milletler’in (BM) şimdi nakite sıkışan ülke için varoluşsal bir kriz olarak gördüğü Afganistan’ın parasal çöküşünü önlemek için çok az şey yapıldı. Asıl dikkat 20 yıllık savaşın insani sonuçlarını idare etmeye yöneltilirken, savaş sonrası senaryoda milyonlarca Afgan için kilit para transfer kaynağı olan hızla çöken bankacılık sektörü alarm veriyor. Para çekmeye konan sınırlar, temel ihtiyaçların fiyatının ödenememesi ve sürekli iflas durumu borçluluk ve likidite darlıkları ile sonuçlanabilir ve bu da süreç içinde ekonomik canlanmayı engeller. Eğer mevcut eğilimler devam ederse Afganistan aylar içinde çökebilir ve ekonomik teslimiyet potansiyel olarak ayaklanmaları, direniş ve terörizmi besler ve uluslararası toplum bunu göze alamaz.

Finansal sektörün yıkıcı sürekli düşüşü Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ortaya kondu. UNDP, ülkenin sınırlı üretim kapasitesini iyileştirmek için “toplu para çekme” seçeneklerine bağlı banka ödeme sistemlerinin çözülmesi gerektiği için finansal sistemi yeniden kurmanın on yıllar alacağı uyarısında bulundu. UNDP’nin önerileri arasında mevduat sigortası sisteminin kurulması yanı sıra kredi geri ödemelerinde esneklikle beraber kredi garantilerinin sağlanması varken, bu tür önlemlerin derin kökleri olan ve büyük bir değişkenler toplamına bağlı sorunu çözmeye yetip yetmeyeceği sorusu devam ediyor. Buna katkıda bulunan faktörler, Taliban’ın iktidara gelişinin uluslararası kalkınma yardımının bitmesi ve Afgan Merkez Bankası fonlarının 9,5 milyar dolarının halen dondurulmuş olmasına denk geldiği bir durumda, yapısal olarak hem dışsal hem de tek taraflı. Bu ülkenin şimdi Dünya Bankası ve Uluslararası Para Fonu gibi uluslararası finansal kurumların çöken bankacılık sistemini kurtarmak için koordinasyon içinde olmasına olması anlamına geliyor.

ULUSLARARASI TOPLUM YAPTIRIMLARI KALDIRMALI

İkinci olarak, Afgan bankaları tarihsel olarak Amerika Birleşik Devletleri (ABD) dolarlarının fiziksel transferine bağlıdırlar ve bu ABD’nin çekilmesinden bu yana durdu ve 4 milyar değerindeki Afgani parasının şu anda sadece yüzde 0,01’inin dolaşımda olmasıyla sonuçlandı. Ayrıca Afganistan’ın teminat akçesi temelinin yüzde 40 kadarının 2021’in sonunda tamamen yok olma riskiyle ilgili zaruretler var, bu da bankacılık sektörünü kurtarmak için sadece garanti oluşturmanın ötesine giden hızlı önerileri gerektiriyor. Bankacılığın çökmesi ile ticaretin finansmanı arasındaki ilişki UNDP’nin Afganistan Bürosu Başkanı Abdullah al Dardari tarafından kuruldu ve açıklandı. Dardari ülkeye 2020’de yapılan mal ve hizmet ithalatının sonsuza kadar kesilme riski taşıdığı ve bunun ortalama vatandaşların hayatta kalmak için hayati önemi sahip temel ihtiyaçlara ulaşmasını önleyebileceği uyarısında bulundu. UNDP bir plan sunarken, nakite bağlı bir ekonomi üzerindeki zayıflatıcı etkileri ortadayken, bankacılık sektörünün yeniden canlanması için ortak çağrıda bulunmak uluslararası topluma düşüyor.

Savaş yorgunu halka insanı yardım sağlamak ve dünyanın en yoksul ülkelerinden birinde açlığın yerleşmesini önlemek önemli, ama hayatta kalmak için eşit derecede hayati öneme sahip yapısal sorunları ele almak da o kadar önemli. Dahası, şu anda hayatta kalmak için afyon ticaretine girişen önemli bir nüfusa sahip bir tarımsal ekonomi, Kabil hükümetinin memurların maaşlarını ödeyen ve Afgani’yi istikrara kavuşturmak için açık piyasada milyonlarca dolar satmasına rağmen, Eylül 2020’den 2021’in başına kadar ülkedeki kredilerin şaşırtıcı bir oranda yüzde 57’sini oluşturan bir batık kredi hesapları sorunu da yaşıyor. Fakat bu önlemler yapısal olarak stratejik olmak yerine tepkisel önlemler ile Afganistan ekonomisinin kurtarılmasının tek yolu milyonlarca Afgan ailesinin cankurtaran halatı olan ve ABD’nin çekilmesine bağlı olaylar nedeniyle büyük ölçüde zarar görmüş bir sektörün yeniden canlandırılmasıdır. Fonlara ulaşılmadan, mevcut durum ihracat kapasitesini söz konusu olmaktan çıkardığı için basitçe mümkün olmadığından dolayı cari işlem açığı da zarar görecek. Finansal kurumların sağlıklı olması ile Afgan nüfusunun iyiliği arasındaki nedensel bağlar ortadayken, uluslararası toplumun yaptırımları kaldırmak ve Kabil’e finansal canlanma yolunda bir cankurtaran simidi sağlamak için koordineli bir çaba göstermesi zorunludur.