Haber: Mehmet Kıvanç

Türkiye’nin Kabil Havalimanında ABD, Afganistan’dan çekildikten sonra da göreve devam etmesi, birçok değişkene bağlı. Bölgenin geleceği belirsizliklerle dolu. Riskler büyük, plana ilişkin ayrıntılar henüz netlik kazanmadı. Bölgeyi bilen uzmanlar “Türkiye’nin bunu yapacak gücü var” dese de hesapların “çok dikkatli yapılması gerektiği” konusunda uyarıyor.

Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) Afganistan’dan çıkış planında iki konu göze çarpıyor. Birincisi, ülke ile olan bağım tamamen kopmaması için Kabil Havalimanının 7/24 işletilmesi. İkincisi, gerektiğinde operasyon yapabilmek için Afganistan’a komşu bir ülkeye operasyona hazır güç yerleştirmek. Ülkenin geleceğine ilişkinse Amerikalılar herhangi bir sorumluluk taşımıyor.

Taliban’ın da hızla alan genişlettiği bir ortamda gündeme gelen Kabil Havalimanı gündemiyle ilgili Emekli Korgeneral Genelkurmay İstihbarat Başkanı İsmail Hakkı Pekin, CRI Türk’e konuştu.

Kamil Erdoğdu ve Mehmet Kıvanç’ın hazırladığı Dünya Postası programına katılan Pekin, şunları kaydetti:

“Afgan hükümeti ve Taliban’ın ‘evet’ demesi lazım. Görüşmeler devam ediyor. Türkiye Afganistan’da muharip unsur olarak hiç bulunmadı. Bu görev, Afganistan’ın tamamında değil. Sadece Kabil Uluslararası Havalimanı işletilecek. Türkiye ‘tek başına bu işi yapamam’ diyor. Sadece havalimanı işletmesi yıllık 130 milyon dolar. Bir de lojistiği var bu işin, gerektiğinde takviye edilmesi gerekiyor, siyasi boyutu var. Kolay bir görev değil.”

AFGANİSTAN’DA SON DURUM

Katar’ın başkenti Doha’da 2020 yılında ABD ile Taliban barış anlaşması imzaladı. Afgan güçleriyle Taliban arasındaki görüşmelerden ise bugüne kadar sonuç alınamadı. Nisan sonunda Türkiye’de yapılması planlanan Afganlar arasındaki barış görüşmeleri belirsiz bir tarihe ertelendi. Dahası ABD’nin çekilmeyi başlattığı 1 Mayıs’tan bu yana ülkede şiddetin dozu sürekli arttı. Taliban’ın hızla toprak kazandığı ülkede Batı destekli Afgan ordusu dağılma işaretleri veriyor. “O bölgede bir iç savaş olabilir.” diyen Emekli Korgeneral Pekin, sürecin karmaşıklığına ilişkin şunları aktarıyor:

“Taliban’a halktan ve toplum liderinden de katılım var. Böyle baktığımızda iş karışık, kolay değil. Amerikalılar geldiğinden beri afyon ekimi ve uyuşturucu ticareti var. Bütün bunlar dikkate alınması gereken hususlar.”

AMERİKA TAMAMEN ÇIKMAYACAK

“Türkiye’nin orada olması gerekiyor” görüşünü savunan Pekin, ABD’nin de bölgeyi tamamen boşaltmayacağını düşünüyor.

Pekin, bu konuda şu değerlendirmeyi yapıyor:

“ABD, o bölgeden tamamen çıkmıyor. Bagram Havaalanını boşaltmıyorlar. Özbekistan, Türkmenistan, Kırgızistan gibi bazı ülkelerle üs anlaşması yapmak için görüşmeler yapıyorlar.”

ABD’nin tamamen çekileceğini sanmıyorum. Kala da bilir. Orada asıl olan şu; bir devlet gücünün uluslararası havaalanında gözükmesi önemli olan. Türkiye’nin bunu yapacak gücü var. İçeride terörle uğraşıyor. Suriye’de de faaliyetleri var ancak şu andaki gücü bunları karşılayacak durumda.”

ABD’de “İki yılda Taliban bütün bölgeyi ele geçirir” şeklinde analizler olduğunu belirten Pekin, Washington’ın gelecekte ülkeyi yeniden işgal etme olasılığının da ortada durduğunu bildirdi:

“Geçiş dönemi için belirli bir zamana ihtiyaç var. O zaman içinde büyük ihtimalle ABD orayı boş bırakmaz. İki yıl sonra yeni baştan işgal faaliyetinde bulunabilir diye değerlendiriyorum.”

B-52 bombardıman uçaklarının iniş kalkış yapabildiği hayati önemdeki Bagram Üssü’yle ilgili Pentagon net bir bilgi vermiyor. Pentagon, komşu ülkelerden operasyonel üs arayışlarında ise şu ana kadar olumlu bir sonuç alamadı. Pakistan Başbakanı İmran Han 19 Haziran’da verdiği bir televizyon mülakatında “CIA’ye Afganistan’da terörle mücadele operasyonları yapması için üs verecek misiniz?” sorununa; “kesinlikler hayır” diyerek yanıt verdi.

Mayıs ayında Pakistan Dışişleri Bakanı Şah Mahmud Kureyşi de, ABD’ye çekilme sonrasında üs vermeyeceklerini açıklamıştı. Mayıs ayında CIA şefi William Burns üs talebini iletmek için Pakistan’a gizli bir ziyarette bulunmuş ancak istediği sonucu alamamıştı.

Üs arayışları devam eden ABD geri çekilme sürecini de işletiyor. Günden güne güç kaybeden Afgan liderler ise Washington’a gidiyor. Afganistan Cumhurbaşkanı Eşref Gani ile Milli Uzlaşı Yüksek Konseyi Başkanı Abdullah Abdullah’ın 25 Haziran’da ABD Başkanı Joe Biden’la görüşecek.

TÜRKİYE’NİN AFGANİSTAN’DA KALMA AMACI

Türkiye’nin kendini Batı ittifakı içinde gördüğünü kaydeden Pekin, Türkiye’nin Batı ile ilişkilerde denge aradığını vurgulayarak şu noktalara dikkat çekti:

“Türkiye böyle bir görev üstlenerek ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Türkiye’nin Avrupa ve Amerika’yla ilgili sorunları var. Türkiye, bu sorunların bir kısmının hafifleyeceğini değerlendiriyor.”

Türkiye ekonomik ve siyasi olarak Batı’yla yaşadığı sorunlara bir çözüm olması niyetiyle bu işe giriştiğini dile getiren Pekin, durumun belli açılardan “Kore savaşına birlik göndermeye benzediğini” düşünüyor.

Emekli General, ABD askerleri ya da paralı askerlerin bölgede kalması durumunda maliyetin 10-15 kat artacağını, Washington’un işin bu yönünü de hesaba kattığını ayrıca not etti. ABD yönetiminin Türkiye’nin Müslüman halk üzerindeki etkisinden faydalanma hesabı olduğunu belirten Pekin, “Bütün bunların karşılığında Batı’dan taviz alabilir miyiz alamaz mıyız bilemiyorum.” dedi.  

Bölgedeki risklerin de altını çizen Pekin, ihtiyatın da elden bırakılmaması gerektiğini, “Çok dikkatli hareket edilmesi gerekiyor. Yapılabilir bir şey ama Pakistan, Taliban, Afgan hükümeti, diğer ülkelerle ve unsurlarla görüşmek gerekiyor. Riskleri iyi hesaplamak gerekiyor. Gene de bıçak sırtında bir görev diye değerlendiriyorum.” diyerek vurguladı.  

“BATI İLE SON RADDEYE GELMİŞTİK”

Türkiye’nin Afganistan hamlesini, Batı’nın Türkiye’nin üzerine daha fazla gelmesini engellemek amacı taşıdığını da belirten Pekin, Afganistan konusunu Türkiye – Batı gerilimi ekseninde ele alarak farklı bir bağlama dikkat çekti:

“Batı son raddeye kadar Türkiye’nin üzerine gelmişti. Avrupa ve ABD biraz daha üzerimize geldiklerinde Türkiye’nin Batı ittifakından çıkabileceği korkusuna kapılmışlardı. Türkiye de sınırları zorlamıştı. Bu zirvede (NATO) iki taraf birbirine ihtiyaç duyduğu için gerginlik bir miktar gevşedi. Manevra alanı açıldı.”

Emekli Korgeneral Genelkurmay İstihbarat Başkanı İsmail Hakkı Pekin, Türkiye’nin Afganistan’daki görev tanımının sınırlı olduğuna vurgu yaparak sözlerini şu şekilde noktaladı:

“Muharebe etmeyeceğiz. Türkiye’nin yapacağı iş havalimanını emniyetini ve işlemesini sağlamak geri kalan işlere karışmamak. Geri kalan işler bizim işimiz değil. Çatışmalara da girmeyecek Türkiye. Gerekirse güçlerini tahliye edecek. ‘Türkiye bütün Afganistan’ı kontrol edecek’ gibi bakmamak lazım duruma.”