ABD ile Türkiye arasındaki “çocuk asker” gerilimi, Afganistan pazarlıkları ve Libya’daki girişimler hakkında Emekli Büyükelçi Uluç Özülker, Kamil Erdoğdu ve Mehmet Kıvanç’ın hazırladığı Dünya Postası programında değerlendirmelerde bulundu.

Türk- Amerikan ilişkilerinin çözülmesi zor sorunları barındırdığını belirten Özülker, Afganistan konusunda uyarılarda bulunurken Libya’da tarafların işin peşini bırakmayacağını bildirdi.

ABD’DEN TÜRKİYE’YE ÇOCUK ASKER SUÇLAMASI

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Dışişleri Bakanlığı raporundaki Türkiye’nin çocuk asker konusunda suçlanmasını “abesle iştigal” olarak değerlendiren Büyükelçi Özülker, “Türkiye’den çocukların PKK tarafından kaçırılıp, eğitilip, ölüme gönderildiğini” vurgulayarak bu örgüte destek veren ABD’nin bu konuda sorumlu olduğunu kaydetti.

Özülker, sözlerinin devamında Özülker, “Bugün ABD ile Türkiye arasında 15 tane ciddi sorun var. Bu sorunların beş tanesi Türkiye için beka sorunudur” dedi. Deneyimli büyükelçi, “Türkiye ile ABD arasındaki sorunlar kolay kolay çözümlenebilecek bir nitelik taşımıyor.” ifadesini kullandı.

“BIDEN HALEN ERDOĞAN’I DEVİRME ÇİZGİSİNDE”

Joe Biden’ın ABD’de göreve gelmeden önce New York Times’a verdiği mülakatta, “muhalefeti destekleyerek iktidar yapma” mesajı verdiğini hatırlatan Özülker, “Biden hâlâ o çizgide mi?” sorusuna şu yanıtı verdi:

“Hiç kuşkum yok, o çizgide hiçbir değişim yoktur. NATO toplantısına gitmeden evvel ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken Türkiye için; ‘sözde müttefik’ dedi. S-400’lerle ilgili kanun maddesi aynen orda duruyor. F-35’ten Türkiye dışlandı. Biden’la Cumhurbaşkanımızın görüşmüş olması sorunların çözülebileceğinin göstergesi olarak değerlendirilmesi güç bir durum.”

Biden’la ilk teması değerlendiren Büyükelçi Özülker “Bu elbette önemlidir” dese de, ABD ile ilişkilerde “yeni bir sayfa açıldığı” yönündeki yorumlara katılmadığını şöyle ifade etti:

“Biz kendi tutumumuzda ‘geçmişi unutalım, yeni bir sayfa açarak gerçek iki müttefik gibi ilişkimizi tamir edelim’ tutumu içine girdik. Biden buna karşılık bir açıklama yapmadı. PKK/YPG’ye vereceği destekten vaz mı geçecek ABD? Hiçbir işaret yok. ABD’nin şu ana kadar geri adım atıp taviz verebileceğini gösteren hiçbir şey yok.”

“PAKİSTAN’I İŞİN İÇİNE SOKMAK NE GETİRİP NE GÖTÜRECEK BELLİ DEĞİL”

ABD’nin Afganistan’da geride kuvvet bırakacağı değerlendirmesi yapan Özülker, Türkiye’nin Kabil Havalimanını koruma ve işletme görevine devam etmesine ilişkin ise bir dizi çekince sıraladı:

“Bu çok masraflı bir iş. Finansman sorunu ortaya çıkmaktadır. NATO kapsamında bu yürütülemeyeceğine göre buradaki finansmanı sen (ABD) sağlayacak mısın? Henüz bunun cevabı çıkmadı. İkinci husus, Taliban giderek ilerliyor. CIA raporu, ‘6 ay içinde Kabil düşer’ diyor. Hâl böyleyken beni ateşe atıp bunun karşılığında nasıl bir güvence içinde olacağımı ortaya koymayan bir tutumla karşı karşıyayız. Üçüncü husus, lojistik. Gıda dağıtımı, merkezi hükümetle iş birliğinin geliştirilmesi, nasıl yapılacak bunlar? ABD oradan çekildiği takdirde Türkiye bunların tek başına altından kalkamaz. Çok net. Pakistan’ı işin içine sokmak ne getirip ne götürecek belli değil. Bunu ABD’ye kabul ettirmek mümkün müdür? Bunu da düşünmemiz gerekiyor.

Hepsinin ötesinde ‘Taliban buradaki bütün güçler çekilecek Türkler de buna dâhildir.’ dedi. Türk askeri orada eli tetikte olmadan dolaşabilen en önemli varlıktı. Halkla yakın ilişki içinde. Halk sayıyor, seviyor, hepsi doğru. Netice itibarıyla Taliban ‘Burada beni Kabil hükümetiyle baş başa bırakacaksınız, bu işi biz kendimiz çözeceğiz, yabancı güçler topyekun gidecek.’ diyor. ABD de dâhil olmak üzere. Buna Türkiye’yi de kattı. Bütün bunları alt alta yazdığımız zaman orada bir risk altına kendimizi sokmuyor muyuz? Acaba oraya gittiğimiz zaman ne kazanmak için orada bulunduğumuzu düşünmüyor muyuz?”

Afganistan’ın “ABD tarafından Türkiye’ye kakalanmış bir hediye” olduğu şeklinde görüş belirten Özülker, “Bu daha bitmiş bir iş değil, müzakereler de sürüyor.” dedi. Pakistan’ın da Taliban’ı durdurmak için yeterli “güce veya niyete sahip olmadığını” düşünen Özülker, Taliban’ı tarihsel olarak ortaya çıkaran koşullar hakkında ise şu tespitleri yaptı:

“Bugün Taliban’ın yaratılması, El Kaide ve DEAŞ’la birlikte baktığınızda bunların hepsi ABD’nin üretimidir. Sovyetler Birliği ile mücadeleye girebilmek için Taliban’ı eğitti, Pakistan’ın kuzeyinde. Selefi okulları kurdu dünya kadar. Bir milyonun üzerinde Selefi eğitildi bugüne kadar. Bugün dünya çağında dolaşıyorlar.”

LİBYA’DA SEÇİM’E DOĞRU ZEMİN ISINIYOR

Bir dönem Libya’da Büyükelçilik de yapan Uluç Özülker, ülkedeki zorlukları; “Libya bir çöl ülkesidir. Arap-Bedevi karışımıdır. 400’ün üzerinde aşiret var. Bunlar tepeden tırnağa silahlıdır. Bu silahları Kaddafi dahi alamamıştı ellerinden.” sözleriyle tarif etti.

Özülker, çok güçlü ordu ve istihbaratı olan Kaddafi’ye bu durumun sebebini sorduğunda Kaddafi’den; “Bu silahlı grupları kontrol altında tutmanın başka yolu yoktur.” yanıtını aldığını not etti.

Türkiye’nin “Libya ile iş birliği halinde devam etmesinin kaçınılmaz” olduğunun altını çizen Özülker, Hafter’in de seçimlerin yapılmama olasılığını da hesaba katmak gerektiğini belirtti.

“ABD Hafter’i kolaylıkla kontrol edebilir. Kendi vatandaşıdır.” ifadelerini kullanan Özülker, ABD’nin Türkiye’yi Libya’dan çıkartmaya çalıştığını kaydetti.

Özülker sözlerini şu şekilde noktaladı:

“24 Aralık’ta bu seçim yapılacak mıdır? Doğrusu yüzde yüz bir garanti veremem. 400’ün üzerinde aşiret var. Bunların çoğu çölde yaşıyor. Libya’nın kendi iç dinamikleri itibarıyla bakıldığında kim gelirse geldin bu sıkıntılar vardır.

Libya’yı her halükarda kimse bırakmayacak. 24 Aralık’a kadar biz de peşindeyiz. İnşallah başaracağız. Libya’nın federatif sistem içinde bölünme ihtimalinin güçlü olduğunu düşünüyorum. Doğu ile Batı tarih boyunca hep ayrıştı. O ayrışma bugün de devam eder.”