CGTN / Cömert Otorbayev (Eski Kırgızistan Dışışleri Bakanı, Beijing Normal Üniversitesi Kuşak Yol Okulu’nun seçkin bir profesörü ve Nizami Gencevi Uluslararası Merkezi’nin üyesi)

Afganistan’ın en önemli ekonomik sorunu, büyümeye sürdürülebilir kaynak bulmaktır. Taliban zaten diğer ülkelere, istihdam yaratmak ve yatırımı güvence altına almak için “tarihin kritik bir noktasında” Afganistan’a yardımcı olması çağrısında bulundu. 

Ariana News 13 Ağustos’ta, Taliban Sözcüsü Süheyl Şahin’in uluslararası topluma Afganistan’ın gelişmesine yatırım yapması çağrısında bulunduğunu bildirdi. “Biz, savaş ve yıkım safhasından yeni çıktık ve Afganistan halkının diğer ülkelerin yardımına ihtiyaç duyduğu yeni bir safhaya girdik. Onlar gelebilir ve bizim doğal kaynaklarımızı geliştirebilir” diyen Şahin, Taliban’ın, “Afganistan tarihinin böyle önemli bir anında herhangi bir ülkenin yardımını takdir ettiğine” işaret etti. 

Afganistan toprakları, gerçekten de stratejik kaynaklar bakımından son derece zengindir. Örneğin, değeri 1 trilyon doların üzerinde bulunan dünyanın en büyük işletilmemiş bakır, kömür, demir, doğal gaz, kobalt, cıva, altın ve toryum rezervlerine sahip bulunuyor. Ancak özellikle bir kimyasal element bu ülkenin kalkınması için eşsiz bir potansiyele sahip. Mobil cihazlar ve elektrikli araçlar için neredeyse tüm pillerde kullanılan bir metal olan lityum. Üst düzey bir general 2010 yılında New York Times’a, Afganistan’ın maden potansiyelinin “müthiş” olduğunu söyledi. Gazete ayrıca, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Savunma Bakanlığının bir iç yazışmasında, Afganistan’ın, “lityumun Suudi Arabistan’ı” olabileceğinin kaydedildiğini yazdı.

Büyük piyasa talebi ile yüksek fiyatlar dikkate alındığında, praseodim, seryum, lantan, neodim ve gadolinyum gibi nadir toprak metallerinin çıkarılması potansiyeli son derece yüksek. Afgan yetkililer, 2014 yılında ABD Jeolojik Araştırmalar Merkezi’nin (USGS) araştırmasına dayanarak, bu madenlerin değerinin yaklaşık 3 trilyon dolar olduğunu açıkladı. Lantanidlerin fiziksel hacmi en az 1,27 milyon tondu. Ancak ülkedeki olayların geri planı göz önüne alındığında, uluslararası toplumun bekle ve gör tutumu izlemesi şaşırtıcı değildir. 

AFGANİSTAN TOPRAKLARI STRATEJİK KAYNAKLAR BAKIMINDAN SON DERECE ZENGİN

G7 liderleri 24 Ağustos’ta Afganistan’daki durumu görüşmek için sanal bir toplantıda bir araya geldiler. Gelecekte onlar, Afgan tarafların “sözlerini değil, icraatlarını değerlendirecek.” Açıklama, Taliban’a 1996 yılından 2001 yılına kadar uyguladıkları sert İslamcı hükümet biçimine dönmemeleri yönündeki önceki uyarılarını teyit ediyor. G7 liderlerinin açıklamasında, “Özellikle, Taliban’ın terörizmi önleme, kadınların, kızların ve azınlıkların olmak üzere insan hakları konusundaki ve Afganistan’da kapsayıcı siyasi çözüm izlemeye ilişkin eylemlerinden sorumlu tutulacağını tekrar teyit ediyoruz.” denildi. Batılı güçlere nazaran Taliban ile daha iyi ilişkilerle Rusya, Çin ve Afganistan’ın komşuları, yeni hükümet kontrolü sürdürebilirse bu ülkedeki yatırımdan yararlanabilir. 

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maria Zaharova, 19 Ağustos’ta Moskova ile Kabil arasında ticaret ve ekonomik ilişkiler konusunda yorum yapmak için çok erken olduğuna dikkati çekti. Bununla birlikte Zakharova şöyle dedi: “Devlet yapılarının işleyişi sisteminin kurulmasından ve Afgan toplumunda huzurun sağlanmasından sonra onların daha fazla gelişme için bir itici güç almayacağına inanmamak için hiçbir sebebimiz yok.” 

Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hua Chunying de, Taliban Kabil’i aldıktan birkaç saat sonra Beijing’in Afganistan ile “dostane iş birliğine” hazır olduğunu söyledi. Birçok haber, Çin’in mümkün olan en kısa sürede durumu istikrara kavuşturmaya hevesli olduğunu gösteriyor. 

ULUSLARARASI TOPLUMUN “BEKLE VE GÖR” TUTUMU İZLEMESİ ŞAŞIRTICI DEĞİL

Afganistan’ın komşularıyla -Orta Asya ülkeleri Hindistan ve Pakistan- iki büyük altyapı projeleri özellikle önemli olabilir. Bu projeler arasında, Özbekistan’daki Termez’den Mezar-ı Şerif ve Kabil üzerinden Pakistan’ın Peşaver kentine uzanan Kabil demir yolu koridoru inşası projesi konuyla çok ilgili görünüyor. Demir yolundan yılda 20 milyon ton kargo taşınabilir. Demir yolunun Özbekistan’ın inşa ettiği Termez-Mezar-ı Şerif bölümü zaten hizmete girmiş bulunuyor. Yeni hükümet Peşaver’e uzanan 573 kilometrelik bölümünü henüz yapmadı. İlk tahminlere göre, 5 milyar dolar bütçeye sahip Mezar-ı Şerif’ten Kabil’e demir yolu geçişinin ağırlıklı olarak borç alınan paralarla yapılacağı tahmin ediliyor. 

Diğer önemli proje, adını geçeceği ülkeler olan Türkmenistan, Afganistan, Pakistan ve Hindistan’dan alan TAPI doğal gaz boru hattı olacak. Bin 814 kilometre uzunluğundaki doğal gaz boru hattı, Türkmenistan’daki Galkynysh doğal gaz sahasından, Afganistan’ın Herat ve Kandahar kentleri ile Pakistan’ın Ketta ve Multan kentleri üzerinden Hindistan’ın Fazilka kentine uzanacak. Her yıl 33 milyar metreküp doğal gaz taşıma kapasitesine sahip hattın maliyetinin 8 ila 10 milyar dolar olacağı tahmin ediliyor. 

Bu projelerin tartışılmasının ilk safhasında bile Taliban temsilcileri, projelerin yapımında ve sonraki operasyonlarında güvenlik garantileri şeklinde iki girişime doğrudan desteklerini ifade ettiler. Afgan ekonomisinin ve altyapısının gelişimi konusunda, vatandaşlığına bakılmaksızın herhangi bir potansiyel yatırımcının ülkede güvenliğin sürmesinden, medeni yasaların ve hukukun üstünlüğünün gözetilmesinden emin olmak isteyeceği son derece açıktır. 

Herhangi bir potansiyel yatırımcı için önemli soru Taliban’ın, önceki Afgan hükümetine göre daha etkili biçimde ihtiyaç duyulan iş ortamı ve yatırım ortamını yaratıp yaratamayacağıdır. Diğer birçok durumda olduğu gibi top şimdi Taliban’ın sahasında.