China Daily / Shen Dingli

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Joe Biden yönetimi video bağlantısı aracılığıyla Covid-19 salgını konusunda bir küresel zirveye ev sahipliği yaptı. Bu, yeni koronavirüs salgınını özellikle virüsün yeni varyantlarını kontrol altına almaya şiddetle ihtiyaç duyulduğu için hoş karşılanan bir adım. Sonunda salgını yenmek için ülkeler arasında çatışma yerine iş birliği gerekiyor. 

ABD kamu mallarını sağlamada küresel liderlik rolünü oynuyordu. Bununla birlikte 21. yüzyılda Demokrat Parti yönetimleri altında ABD, güvenlik ve kalkınma konusunda küresel toplantılara ev sahipliği yapma konusunda etkili oldu. Eski ABD Başkanı Barack Obama sadece Nükleer Güvenlik Zirvesi fikrini başlatmakla kalmadı, aynı zamanda 2010 ve 2016 yıllarında Washington’da ilk ve sonuncu zirveye de ev sahipliği yaptı. Eski Çin Cumhurbaşkanı Hu Jintao’nun yanı sıra Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping dört zirvenin tamamına katıldı. Çin ile ABD nükleer güvenlik konusunda çok anlamlı iş birliği yaptı. 

ABD KARBON EMİSYONLARINI AZALTMALI

ABD Başkanı Biden, ABD’nin küresel liderliğini düzeltmek için ayrıca Çin’in de katıldığı iklim değişikliği konusundaki sanal küresel zirveye başkanlık yaptı. Ancak ABD artık iklim değişikliğine karşı mücadelede dünyaya liderlik yapmıyor. Eski ABD Başkanı Bill Clinton’ın liderliği Kyoto Protokolü’nün kabul edilmesine yardımcı olmasına rağmen, halefi George W. Bush protokolü uygulamayacağını açıklamıştı. Benzer şekilde Obama Paris Anlaşması’nı kabul etse de halefi Donald Trump ABD’yi anlaşmadan çekmişti. Trump aynı zamanda ABD’yi Dünya Sağlık Örgütü’nden (DSÖ) de çıkarmıştı.  

Her ne kadar Biden yönetiminin Paris Anlaşması ve DSÖ’ye katılımı takdir edilse bile, Biden yönetimi altında ABD’nin küresel liderliğini bu kadar hızlı geri kazanmasını beklemek zorlama olacaktır. Bu tür önemli küresel toplantıları başlatan ABD’nin manevi ve asli bir küresel lider olması beklenebilir. Ne yazık ki, ABD artık iklim değişikliği ya da salgına karşı küresel mücadelede bir küresel lider değil. 

ABD’nin küresel iklim kuruluşlarından “ayrılma-katılma” modeli bir küresel lider olarak Washington’a dünyada olan güveni zayıflattı. Her ne kadar Biden’ın Paris Anlaşması’na yeniden katılma kararı memnuniyetle karşılansa da onun salgın konusunda bir küresel toplantıya ev sahipliği yapması ABD’nin, salgına karşı mücadelede küresel lider olarak itibarını desteklemeyecek.

ABD’NİN ÖNCELİĞİ İÇ SORUNLAR OLMALI

Aksine ABD’nin 42 milyondan fazla enfeksiyon ve 673 binden fazla ölüme yol açan Covid-19 salgınında niçin bu kadar yüksek sayıya sahip olduğuna dair ciddi biçimde düşünmesi gerekiyor. Enfeksiyonlar ve ölümlerdeki bu yüksek oranlar göz önüne alındığında ABD, bir küresel salgın zirvesi toplaması ve salgını kontrol altına almada diğer ülkelere ne yapacağı konusunda tavsiyede bulunması için ahlaki üstünlüğe sahip olduğunu iddia edemez. Aynı zamanda ABD’nin diğer ülkelerin işlerini daha iyi yapmalarına yardımcı olurken karbon emisyonlarını daha hızlı bir şekilde azaltmaya ihtiyacı var.

Bundan dışında DSÖ Genel Direktörü Dr. Tedros Adhanom Ghebreyesus 14 Eylül’de, küresel çapta uygulanan 5,7 milyar doz Covid-19 aşısının sadece yüzde 2’sinin Afrika’da yapıldığını ve Afrika Hastalıkları Önleme ve Kontrol Merkezi verilerine göre, Afrika nüfusunun yalnızca yüzde 3,18’inin tamamen aşılandığını söyledi. 

DSÖ’nün küresel iş birliğini desteklemek ve Covid-19 Aşısı Küresel Erişim Programı’na (COVAX) aşı bağışını garanti etmenin yanı sıra tıbbi kaynakları vererek, aşılamada eşitliği sağlamak için nasıl olsa yapacağı işi yapmak yerine ABD’nin, ilk olarak eksikliklerinden ders çıkarması ve iç sorunlarının üzerine eğilmesi çok daha anlamlı olacaktır. Sadece bunları yaptıktan sonra ABD, Afrika ve başka yerde kaynak sıkıntısı çeken ülkelere ya COVAX ya da kendi yardım programı aracılığıyla yardım edecek bir pozisyonda bulunabilir. 

ABD salgın konusunda bir küresel zirveye ev sahipliği yapmada ısrarcı olursa bu memnuniyet verici bir durumdur. Ancak bir zirve rekabet ya da çatışmadan ziyade iş birliği için olmalıdır. ABD muhtemelen iş birliği üzerinden zarar görmüş görüntüsünü bir ölçüde düzeltebilir. Aksi takdirde bu dünyayı hiç kimsenin yardım etmeyeceği bir çatışma zeminine doğru itecektir.