CGTN / Fiona Sim

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Dışişleri Bakanlığının Uluslararası Dini Özgürlükler Bürosu Direktörü Daniel Nadel, yıllık raporunda, Çin hükümetinin ‘’tüm bölgeyi (Xinjiang) bir açık hava hapishanesine’’ çevirdiğini savundu. Bu yorumun zamanlamasının, Gazze geçen hafta kuşatma altında olduğu döneme denk gelmesi fazlasıyla manidar.  

FİLİSTİN VE İSRAİL

İsrail’in yerleşimci sömürge projesi ve Filistin’i işgali, İsrail devletinin 1948 yılında kurulmasından bu yana 1967 yılındaki sınırlara uygun olarak bağımsız ve egemen bir Filistin devletini destekleyen ülkelerle ve insan hakları örgütlerinin İsrail’in ırk ayrımı suçlarını bildirmesiyle uluslararası bir anlaşmazlık alanı oldu.

Yakın zamanda, İsrailli yerleşimciler ve İsrail polisinin, Şeyh Cerrah Mahallesi’nde yaşayan Filistinleri zorla yerlerinden çıkarmaya çalışması infiale yol açtı. Bu durum Cenevre Sözleşmesi’nin ihlali olarak değerlendirildi.  

Ramazan ayının son cuma günü, İsrail polisi Kudüs’te Müslümanların üçüncü kutsal yeri Mescid-i Aksa Camisi’nde ibadet edenlere ses bombası attı ve içeride ibadet edenleri dağıtmak için camiye saldırdı. Ramazan ayının sonunda Ramazan Bayramı sevinçle kutlanır, ancak Filistinli Müslümanlar bayramı sevdikleriyle özgürce kutlayamadılar. Bunu yerine onlar –Hristiyan, Yahudi ve diğer inançtan Filistinlilerle birlikte– hava saldırılarında sevdiklerini kaybetmenin acısına katlanmak ve evlerini boşaltmak zorunda kaldılar.

Geçen hafta, aralarında düzinelerce çocuğun da olduğu 100’den fazla sivil yaşamını yitirdi ve binlerce Filistinli, İsrail Savunma Kuvvetleri’nin (IDF) askeri operasyonlarında evlerinin bombalanmasından sonra yerlerinden oldu. Aşırılık yanlısı İsrailli yerleşimcilerin, etnik temizlik ve dini zulüm olarak düşünülebilecek Filistinli ailelere yönelik saldırı haberleri söz konusu. 

ABD, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) İsrail devletinin saldırganlığının dini mekânları hedef almasıyla İsrail ile Filistin arasında gerginleşen durumu ele almayı amaçlayan acil toplantı düzenlenmesini ve bir açıklama yapılmasını tek başına engelledi. BMGK’nin 15 üyesinden 14’ü lehte oy kullanırken, sadece ABD karşı oy kullandı.

XINJIANG SORUNU

Yukarıda anlattıklarıma rağmen, internette Batı arama motorlarında ‘’açık hava hapishanesi’’ ifadesinin gelişigüzel araması, daha önce çürütülen toplama kampları ve İslami inanca yönelik baskı suçlamalarını tekrarlayan Batılı haber makalelerini ve Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi fotoğraflarını ortaya koyuyor. Medya, Çin sosyal medyasında İdgâh Camisi dışında ve Çin’in çeşitli yerlerindeki diğer mekânlarda Ramazan Bayramı kutlamalarını paylaşan düzinelerce videoyu göstermiyor.

Bunun yerine CIA’in finanse ettiği Özgür Asya Radyosu (RFA), Xinjiang sakinlerine kutlama yapmaları için para ödendiği ve her şeyin bir tertip olduğu yönünde tuhaf teoriler öne sürdü. RFA daha önce Adrian Zenz’in, Xinjiang’daki Müslümanların ibadetlerini yerine getirmesinin önlediğini iddia eden araştırmasını kullanmıştı. Bu yüzden, bu propagandacılara sorum şu, Çin Xinjiang’daki vatandaşlarına dini baskı mı uyguluyor?

Belki de sorunun doğruluğu bu Batılı propaganda kuruluşları için anlaşılmazdır; dünyada Müslüman nüfusun yüksek olduğu bir bölge savaş tehdidi, şiddet veya dış müdahale olmaksızın gelişebilir.

ABD’NİN AHLAKİ YOZLAŞMASI

Ayrıca, RFA, ABD Başkanı Joe Biden’ın İsrail’in Filistin halkına yönelik terör eylemlerini kınamayı reddetmesini ve İsrail’e yıllık 3,8 milyar dolar tutarında askeri yardım paketi sağlamasını sorgulasın. Bu rakam, iklim projelerine sağlanan fondan daha fazla bir tutarı temsil ediyor.

Daha sonra Hamas’ı, BM’nin Filistinlilerin, “halklarının bağımsızlığı, toprak bütünlüğü, ulusal birliği ve silahlı mücadele dâhil bütün mevcut araçlarla, sömürgeci ve yabancı egemenliği ile yabancı işgalinden kurtuluş mücadelesi” için silahlı direniş hakkını garanti eden 37/43 sayılı kararını görmezden gelerek, şiddetin tek hazırlayıcısı olarak belirliyor. 

Siyasi örgüt Hamas’ın silahlı kanadının “ev yapımı” roketleri, ABD’nin finanse ettiği İsrail Savunma Kuvvetleri’nin milyar dolarlık son model silah sistemleriyle karşılaştırılamaz. Geçen hafta Gazze’de öldürülen siviller ve yerinden olanların sayısı Tel Aviv ile karşılaştırıldığında gerçek kendini gösteriyor.

Daha yeni İsrail Savunma Kuvvetleri, Associated Press ve El Cezire haber ajanslarının bulunduğu binayı boşaltmak için bir saat verdikten sonra hava saldırılarıyla yıktı. Filistin nüfusunun yüzde 69’u, 29 yaşının altında bulunuyor. Nüfusun bu yüzdesi ömür boyu savaş ve şiddeti tecrübe etti. Daha da üzücü olan, nüfusu yoğun Gazze Şeridi’nde nüfusun yüzde 49’unun çocuk olması, tüm çocukluk çağının bir “açık hava hapishanesine” sıkışmış olduğu anlamına geliyor. 

Bu ifade, Filistinlilerin, İsrail devletinin yasa dışı ablukasının devam etmesi yüzünden Gazze Şeridi’ne giriş ya da çıkışlarına izin verilmemesi nedeniyle popüler hale geldi. Yaşam koşulları sınırlı elektrik saatlerini kapsar, Gazze Şeridi dışında tıbbi bakıma erişim yetersizdir ve girişine izin verilen Covid-19 aşıları sayısı sınırlıdır. 

Bütün bunlara rağmen ABD’nin, Filistin halkının egemenliğini reddetmedeki kararlılığı sürüyor ve Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin İsrail’in Filistin’e karşı işlediği savaş suçlarının soruşturulmasına karşı çıkıyor. Çin’e karşı Filistin konusunda çelişkili yaklaşımı ABD’nin siyasi gündemini açıkça belli hale getiriyor. ABD, ahlakla ve insan haklarını savunmakla ilgili değil, bağlılıklarına göre kimin ölüp kimin yaşayacağına karar verdiği ABD merkezli, tek kutuplu bir dünya düzenine dayanan bir sistem istiyor.