China Daily / Li Zhenguang

Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Doğu Asya’da bölgesel barışa ve ABD-Çin ilişkilerine zarar verebilecek, tehlikeli yanlış işaretler göndermeyi durdurmalı. ABD, tek Çin ilkesinin Sam Amca’nın asla geçmemesi gereken son çizgi olduğunu aklında tutmalıdır.

ABD’nin Hint-Pasifik Komutanlığı komutan adayı Deniz Kuvvetleri Amirali John Aquilino, Çin’in, Taiwan’ı askeri olarak boğmak için hızla silah yığınağı yaptığını ve askeri sistemler biriktirdiğini savundu. 

ABD Başkanı Joe Biden yönetimi, Çin-ABD ilişkilerinin serbest düşüşünü engellemek için selefinin diplomatik mirasından vazgeçmeli. ABD’nin Alaska eyaletinin Anchorage kentinde, Biden yönetiminin işbaşına gelmesinden bu yana ilk kez iki taraf diplomatları arasında yapılan görüşmeler, her ne kadar savaş sözcükleri sarf edilmeye devam etse de iletişimin, çatışmaya nazaran daha iyi olduğunu gösterdi.

Çin heyeti görüşme sırasında, üç Çin-ABD ortak bildirgesinin imzacısı olarak şunu vurguladı; ABD yönetimi, tek bir Çin vardır, Taiwan Çin’in ayrılmaz parçasıdır ve ayrıca, “Çin Halk Cumhuriyeti hükümeti, Çin’in tek yasal hükümetidir ve bu bağlamda, ABD halkı Taiwan halkı ile kültürel, ticari ve diğer gayriresmi ilişkileri sürdürecektir” hükmünü kabul etmekle mükelleftir.

Eski ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin, 2020 yılının ikinci yarısında “Tek Çin” ilkesini sürekli olarak ihlal etmesi, Çin-ABD ilişkilerinin daha da kötüleşmesine ve Taiwan Boğazı’nda gerginliğin artmasına yol açtı. ABD yönetiminin tek Çin ilkesine bağlı kalıp kalmayacağı Çin-ABD ilişkilerinin gelişmesiyle doğrudan ilişkilidir ve Taiwan Boğazı’ndaki durumun barışçıl mı veya çalkantılı mı olacağını belirleyecektir. 

Siyasi gözlemciler, Biden yönetiminin Çin-ABD ilişkilerini rayına oturtmak ve Taiwan Boğazı’nda barışı ve istikrarı sağlamak amacıyla “Tek Çin” ilkesine saygı göstermesini  -ve Taiwan kartını oynamamasını-  bekliyorlar. 

Japon hükümeti kaynaklarına göre, ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin ve Japonya Savunma Bakanı Nobuo Kishi’nin yakında yaptıkları görüşmede, iki taraf, Çin ana karası ve Taiwan arasında askeri çatışma olduğu takdirde yakından iş birliği yapmaları gerektiği konusunda anlaştılar.  

AMERİKALI SİYASETÇİLER, TAIWAN BOĞAZI ETRAFINDA SORUN ÇIKARMAYA ÇALIŞIYOR

Japonya’nın, Taiwan Boğazı konusundaki resmi politikası, barışçıl çözüm için diyaloğu cesaretlendirmek olmasına rağmen, Tokyo ve Washington, olağanüstü bir ihtimale hazırlanıyor gibi görünüyor, bu da onların Taiwan konusunda gizli bir gündemleri olabileceği anlamına geliyor.

ABD, “Tek Çin” ilkesi konusundaki samimiyetini göstermek için Taiwan ile resmi görüş alışverişini ve askeri temaslarını kesmelidir. ABD, “Taiwan’ın bağımsızlığı” güçlerini desteklememeli veya onları mantıksız adımlar atmaya kışkırtmamalıdır. Bunun yerine, Çin anakarası ile çatışmadan kaçınmak için “Taiwan’ın bağımsızlığına” karşı çıkmalıdır. Belirli bir yere kadar, Taiwan Boğazı konusu büyük ölçüde ABD yönetiminin Taiwan’a yönelik kabul edeceği ve adanın “bağımsızlığı” peşinde koşanlara karşı izleyeceği tavra bağlıdır. Bu ABD için önemli bir sınavdır ve tek Çin politikasına nasıl bağlı olduğunu kanıtlayacaktır.

Ancak eski ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton gibi Amerikalı siyasetçiler, Taiwan Boğazı etrafında sorun çıkarmaya çalışıyor. Örneğin, Clinton pazartesi günü, ABD’nin, Taiwan Boğazı’nda bir çatışma olduğu takdirde kendini savunmak için Taiwan’a yardım için daha fazla kaynak ayırması gerektiğini söyledi. Bu tür açıklamalar, ABD yönetiminin Çin ile birlikte imzaladığı üç ortak bildirgenin ruhuna aykırı düşmektedir. Bu yüzden Biden yönetimi, tanınmış Amerikalı siyasetçilerin bu tür zehirleyici söylemlerine karşı temkinli yaklaşmalıdır.

Bununla birlikte Biden yönetimi, üç ortak bildirgeye uygun olarak, Taiwan’a silah satışını azaltmalı ve sonunda kesmelidir. Taiwan sorunu Çin’in iç meselesidir ve ABD’nin, Taiwan’a silah satışı Çin’in iç işlerine müdahaledir. Aslında, Taiwan’a silah satmak, Çin’in egemenliği ve toprak bütünlüğüne büyük tehdit olan ‘’Taiwan bağımsızlık” güçlerine cesaret vermekle aynıdır.

ABD, Taiwan’ın, uluslararası forumlar ve kuruluşlara katılımı konusunu “Tek Çin” ilkesi temelinde ele almada Çin yönetimine destek vermelidir. “Tek Çin” ilkesini hile yaparak yok etmeye çalışmak başarısız olmaya mahkûmdur.  

Biden yönetimi, Taiwan Boğazı civarında gerçekten barışın sürmesini istiyorsa, Taiwan Boğazı’nda gerilimi artırmak yerine 1991 Mutabakatı temelinde Taiwanlı yetkilileri ve Taiwan halkını, Çin ana karasıyla görüş alışverişinde bulunmaları için desteklemeli ve cesaretlendirmelidir. Bunu yaparak Washington yönetimi ayrıca, Çin-ABD ilişkilerinin sağlıklı gelişiminin yolunu açacak, Çin-ABD iş birliği için yeni yollar yaratacak ve iklim değişikliği, yeni koronavirüs salgını ve diğer ortak konularda birlikte hareket etmek amacıyla bir uzlaşma oluşturacak.