CRI Türkçe

Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) her geçen gün yeni bir siyasetçi yeni tip koronavirüsün Wuhan’daki laboratuvardan sızdığına dair yeni iddialarla ortaya çıkıyor. Çin’e bir şekilde saldırma modasının kendilerine kısa vadede popülarite ve destek kazandıracağını düşünen bu kişiler, uluslararası toplumun ABD’den taleplerine ise yanıt vermek istemiyor.

Farklı ülkelerden uzmanlar, Covid-19’un kaynağına dair karalama kampanyalarının salgınla mücadelenin sağlıklı şekilde yürütülmesine engel olduğu konusunda hemfikir. Buna rağmen, Batılı siyasetçiler konuyu gündeme taşıyıp köpürtmeye çalışıyor.

Çin, 1,5 yıldan fazla süredir salgınla mücadele sürecini de virüsün kaynağının araştırılma sürecini de tamamen bilim ışığında, olgu ve verilere dayanarak yürütmeye çalıştı.

Çin, Covid-19’un kaynağının araştırılması konusunda bilime bağlı kalınması gerektiğini vurguladıkça, Batılı ülkeler komplolar üretmeye, Çin’i şaibe altında bırakmaya çalışıyor.

Geçtiğimiz günlerde CGTN’in yayınına katılan Xi’an Jiaotong-Liverpool Üniversitesi’nden Dr Xiaowei Jiang da Covid-19’un laboratuvardan sızdığına dair hiçbir delil olmadığını, aksine araştırmaların ve tüm bilimsel kanıtların virüsün hayvan orijinli olduğunu gösterdiğini belirtti.

Dr. Xiaowei Jiang, moleküler ve genomik kanıtların da virüsün doğal kaynaklı olduğunu gösterdiğini, laboratuvarda oluşturulduğu iddialarını çürüttüğünü söyledi.

Çin’e yönelik karalama kampanyaları sürerken, olguları yine basitçe sıralamakta fayda var.

Çin, Aralık 2019’da Dünya Sağlık Örgütü’nü Wuhan’daki salgınla ilgili bilgilendirdi. Bu tarihten itibaren de Wuhan’ın 76 günlük sıkı karantinaya alınması dâhil ciddi adımlar atılarak ülke içinde salgın yenilgiye uğratıldı.

Çin, DSÖ uzmanlarını defalarca Wuhan Viroloji Laboratuvarı’nda incelemeler yapmak üzere ülkeye davet etti.

Çinli uzmanlar ile DSÖ uzmanlarından oluşan heyet, söz konusu laboratuvar dâhil olmak üzere kentteki birçok noktada araştırmalar yürüttü.

Araştırmaların ardından Şubat 2021’de yayımlanan ortak raporda, yeni tip koronavirüsün bir laboratuvardan sızmış olma ihtimalinin çok düşük olduğu sonucuna varıldı.

Bunun üstüne ABD’li siyasetçiler, sürekli iç gündemi değiştirmek, salgındaki başarısızlıklarının sorumluluğunu başkalarına yüklemek ve sözde ittifaklar oluşturarak siyasi emeller elde etmek için Wuhan’daki laboratuvarın bir kez daha araştırılması çağrısı yapmaya başladı.

O kadar ki, Washington’un apaçık baskıları üstüne DSÖ Genel Direktörü Tedros Abhanam Ghebreyesus da benzer çağrıları dillendirmeye başladı.

Çin ise ikinci bir araştırmaya karşı çıktı. Aynı kişiler, bu kez de Çin’in bu itirazını kullanarak farklı iddialar geliştirmeye çalıştı.

Çin’in karşı çıkışının ardındaki neden ise ABD’deki bazı kişilerin virüsün kaynağının bulunması konusundaki yaklaşımının kesinlikle samimiyetten uzak olması ve bu teşebbüslerin arkasında siyasi amaçların bulunması.

Bu kişiler biraz samimi olsaydılar, zaten derinliğine incelemeler yapılmış ve hakkında tarafsız bir rapor hazırlanmış bir laboratuvarın değil, daha evvel araştırılmamış bir laboratuvarın araştırılmasını isterlerdi. Bu kişiler hakikaten samimi olsaydılar, tüm şüphelerin üzerinde yoğunlaştığı Fort Detrick’in araştırılması için uzmanları davet ederlerdi. Zira Fort Detrick’in Ebola ve anthrax gibi ölümcül virüslerin depolandığı bir laboratuvar olduğu kamuoyunca biliniyor.

ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi’nin 2019 yılının temmuz ayında Fort Detrick’e güvenlik endişeleri nedeniyle bazı faaliyetlerine son vermesi çağrısının ardından, ne tesadüftür ki Kuzey Virginia’da aynı ay içinde esrarengiz bir solunum hastalığı görüldü. E-sigara hastalığı olarak nitelenen ve farklı eyaletlere yayılan bu hastalığın semptomları da yine ne tesadüftür ki Covid-19 ile büyük benzerlikler gösteriyordu. Fort Detrick’in bulunduğu Maryland’deki hasta sayısı eylül ayında ikiye katlandı. Ama yine ne tesadüftür ki temmuz ayında laboratuvar “güvenlik gerekçesi” ile kapatıldı. Dolayısıyla e-sigara ile ilişkilendirilen hastalığın üzerindeki şüphe bulutları mevcudiyetini koruyor, Fort Detrick’te aslında ne olduğuyla ilgili gizem çözülmüş değil.

Uzmanlar, e-sigara ile ilişkili rahatsızlığa yakalandıkları belirtilen hastaların bilgisayarlı tomografi (CT) örneklerine baktıklarında, bu kişilerin Covid-19 hastaları olabileceğini söylüyor.

Tüm bu kuşkuların giderilmesi ve uluslararası kamuoyunun ikna edilmesi için ABD’nin artık bir adım atması gerekiyor.

ABD’nin Fort Detrick konusunda üç maymunu oynayıp Wuhan’daki laboratuvarın tekrar tekrar araştırılması yönünde çığırtkanlık yapması, acaba Çin Dışişleri Bakanlığı Zhao Lijian’in söylediği gibi, bir suçluluk psikolojisini mi gösteriyor?