Global Times

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Joe Biden, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yaptığı görüşmeden sonra düzenlediği basın toplantısında Çin ile Rusya arasında bir ayrılık yaratmak için elinden gelenin en iyisini yapmaya çalıştı. Biden, “Rusya şu anda çok çok zor bir noktada ve Çin tarafından sıkıştırılıyor.” dedi. Biden ayrıca Rusya “Çin ile binlerce kilometrelik sınıra sahip. Çin dünyada en güçlü ekonomi ve en büyük ve en güçlü orduya sahip olmak isteğiyle ilerliyor. Rusya ekonomisinin mücadele ettiği bir durum.” diye konuştu.

Biden belki Putin ile yüz yüze konuşurken böyle bir anlamsızlıktan bahsetmekten utanmış olabilir çünkü eğer böyle konuşsaydı Putin büyük ihtimalle hemen onun sözlerini reddederdi. Bu tür temelsiz bir kışkırtma Rus halkının küçük düşürülmesi, dünyadaki en güzlü ülkelerden birine aptal muamelesi yapmaktır.

Hangi ülke stratejik olarak Rusya’yı sıkıştırıyor? Rusya’nın son yıllardaki ekonomik zorluklarının kaynağı nedir? Gerçek çok açık. ABD, Rusya’ya peş peşe bir sürü zarar verdi ve Biden sadece suçu Çin’e yıkmak istiyor. Bu ancak ciddi siyasi hayalcilik ve narsisizmle mümkün olan bir yanılsamadır.

Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra ABD, Rusya’yı stratejik alanda inanılmaz bir vahşetle sıkıştırdı. NATO, eski Varşova Paktı ülkelerinin tamamını üyeliğe almak için Doğu’ya doğru genişledi ve mevzilerini eskiden Sovyetler Birliği’nin etkisi altında olan üç Baltık ülkesine kadar ilerletti. Rusya’nın stratejik alanı NATO tarafından neredeyse ortadan kaldırıldı ve ABD’nin Rusya’yı sıkıştırma politikası aşırıydı. Tarihte iki büyük güç arasında böyle korkunç bir tek taraflı baskıya çok az rastlanır.

Dışarıdan bakan birçok kişiye göre, Rusya yetenince uzun kontrollü davrandı.  Ama ABD ve Batı Rusya’nın “göbek bağı” olan Ukrayna’yı koparmak istediği zaman, Moskova tepki göstermeyi seçti.

BIDEN’IN ÇİN İLE RUSYA ARASINDA AYRILIK YARATMA ÇABASI

Rusya’nın ekonomik zorlukları doğrudan ABD ve diğer Batılı ülkelerin birlikte koydukları ortak yaptırımlardan kaynaklanıyor. Rus istatistiklerine göre, sadece ABD tek başına Rusya’ya 90’dan fazla yaptırım koydu. Avrupa’nın koyduğu yaptırımlarla birlikte, Batılı ülkelerin kara listesinde 400’den fazla Rus vatandaşı ve 500’den fazla kurum var. Rusya ile Avrupa arasındaki ticaret hacmi 2013’te 410 milyar dolar iken 2020’de 219 milyar dolara düştü. ABD ile Avrupa yaptırımları Rusya’nın enerji ve askeri sanayilerini etkiledi ve Rusya’nın daha önceki finans kanallarını kesti. Bunun yanı sıra ABD ile Avrupa ayrıca rubleyi zayıflattı ve sert biçimde değer kaybetmesine neden oldu.

Rusya’nın iş ortamındaki görece belirsizlik nedeniyle, bazı Rus sermayesi dışarı kaçmaya devam ederken Batılı yatırımcılar Rus piyasasına girme konusunda çekimser. Çin-Rus kara sınırı elbette uzun ama üzerinde tartışma olmayan oldukça barışçı sınırdır. Sınırın iki tarafındaki insanlar aktif bir ekonomik alışveriş içindedir. Çin ile Rusya stratejik iş birliği ortaklarıdır ve karılıklı güvenlerinin sağlam bir siyasi temeli vardır. ABD gazetecilerinin kışkırtıcı soruları karşısında Putin açıkça Beijing’in Moskova’ya bir tehdit olmadığın ve Çin’in dost bir ülke olduğunu söyledi. Putin ayrıca, daha da önemlisi, Çin-Rusya ilişkilerinin doğası ve düzeyi nedeniyle, Rusya’nın Çin’in gelişmesinden “endişe duymadığını” belirtti. 

ABD ve Rusya arasındaki yıllık ticaret sadece 20 milyar doların üzerindeyken, Çin-Rusya ticareti 100 milyar dolardan fazla. ABD, Rusya’ya yüksek teknoloji ablukası uygularken, Rusya-Çin iş birliği kademeli olarak aktifleşiyor. İki ülke kısa süre önce uluslararası bir ay üssü kurmak için yol haritası açıkladı. İki ülkenin liderleri geçen ay Çin-Rusya nükleer enerji iş birliğini projesini video link üzerinden başlattı. Çin 2020’de Rusya’dan 83,75 milyon ton ham petrol ithal etti ve iki ülke enerji güvenliği alanında karşılıklı olarak birbirlerini destekliyor.

ABD’nin Rusya’ya karşı tehdit ve baskılarını ortaya çıkaran pek çok gerçek var. Biden’ın Çin’in Rusya’yı “sıkıştırdığı” suçlaması yanlış olmaktan başka bir şey değil. Rusya ile ABD liderleri arasındaki yüz yüze iletişim iki tarafın farklılıklarını yönetmelerine yardım edecektir ve Çin bunu memnunlukla karşılar. “Çin-Rusya kapsamlı stratejik ortaklık” denemelerden geçti ve iki ülke için yeri doldurulamaz bir ortak stratejik kaynak haline geldi. Bir yandan Putin, Biden ile bir araya gelmenin yapıcılığını anladı ama öte yandan, ABD ile ilişkiler hakkında herhangi bir hayali olmadığını da söyledi; “Bir yanılsama yok ve olamaz.”