People’s Daily / Zhong Sheng

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) kısa süre önce Covid-19’un kökenini belirleme konusunu siyasi yollardan manipüle etme çabalarını artırdı. Görünüşte kökeni belirlemeyle ilgileniyor ama aslında bununla ilgili ya da küresel dayanışmayla ilgili hiçbir şey yapmıyor.

Bazı ABD yetkilileri, Çin’i karalamak için kökeni belirlemeyi kullandıklarında utanmazca “sorumluluk” ve “hayatları kurtarmak” gibi sözcükler bile kullanıyorlar. Bu kadar kısa bir zamanda virüsle mücadelede büyük stratejik sonuçlar alan Çin’le karşılaştırıldığında, dünyanın en gelişmiş ve olgun tıp teknolojisine sahip olan ABD sadece kendi ülkesinde salgını kontrol etmekte başarısız olup yaklaşık 35 milyon vakaya ve 610 bin ölüme neden olmakla kalmadı, ayrıca virüsün sınırsızca yayılmasına da neden oldu. Böyle bir ABD ne zaman sorumluluk gösterdi ve gerçekten hayatları düşündü?

ABD ülkesinde salgını kontrol etmekte başarısız oldu ve etkin sınır kontrol önlemleri almadı, bu da virüsün küresel olarak yayılmasını artırdı. Kibirlice bilimi göz ardı eden ABD diğer ülkelerin halklarının hayatlarını ve sağlığını ciddi biçimde tehdit etti.

ABD Ulusal Seyahat ve Turizm Bürosu’na göre, Nisan 2020 ile Mart 2021 arasında 23,19 milyondan fazla ABD vatandaşı hava ve kara yolu ile yurt dışına çıktı. Kasım 2020 ile Ocak 2021 arasındaki dönem ABD’de salgının zirve yaptığı dönemdi ve bu dönemde her gün ortalama 186 bin yeni vaka tespit edildi. Aynı dönemde yurt dışına giden ortalama ABD vatandaşı sayısı zirve yaparak 87 bine çıktı.

İsrail’deki Tel Aviv Üniversitesinin Mayıs 2020’de yayınladığı rapor, ülkedeki vakaların yaklaşık yüzde 70’i ABD’den geldi ve Güney Kore’de bir medya kuruluşu de bu yıl 25 Şubat’ta Güney Kore’ye dışarıdan gelen 7 bin Covid-19 vakasının yüzde 35’nin ABD’den geldiğini bildirdi.

Yeni Zelanda medyasına göre, Şubat 2020 ile Ocak 2021 arasında 182 Covid-19 vakası ABD’den geldi. Avusturya Sağlık Bakanlığı geçen yıl mayıs ayında ülkedeki 6 bin vakanın yüzde 14’ünün ABD’den geldiğini söyledi. Uluslararası toplumun muhalefetine kulak tıkayan ve uluslararası adaleti bir yana iten ABD büyük sayıda yasa dışı göçmeni ülkelerine geri göndererek, Latin Amerika ülkelerindeki salgını daha da kötüleştirdi.

ABD KÜRESEL SALGINA KARŞI MÜCADELENİN ÖNÜNDE BÜYÜK BİR ENGEL

CNN, ABD Ülke Güvenlik Bakanlığına dayanarak, ABD’nin Mart ve Eylül 2020 arasında toplam 160 bin yasa dışı göçmeni sınırdaşı ettiğini belirtti. Başka bir Amerikan medya kanalı da Orta Amerika’dan gelen yasa dışı göçmenlerin birçoğunun Amerika’daki sığınaklarda kötü koşullarda yaşadığını ve bunların karantina altına alınmadığını ya da ülkelerine geri gönderilmeden virüs testine tabi tutulmadığını belirtti. Sonuç olarak, Guatemala, Jamaika, Meksika ve Haiti’ye gönderilenler arasında korona vakaları tespit edildi.

Guatemala sağlık bakanı geçen yıl nisan ayında ABD’den sınırdaşı edilenlerin yüzde 50 ila 70’nin koronavirüs taşıdığını, bunun ülkedeki toplam vakaların yüzde 19’unu oluşturduğunu söyledi. Bakana göre, ABD’den 13 Nisan’da uçakla sınır dışı edilen 76 kişiden 71’inin korona testi pozitif çıktı.

8 Nisan 2020’de 60’tan fazla örgüt yayınladığı ortak bildiride küresel seyahat kısıtlamaları ve katı kontrol önlemlerine rağmen ABD’nin yasadışı göçmenleri ülkelerine geri göndermesini kınadı. New York Times yayınladığı bir yorumda, ABD’nin birçoğu koronaya yakalanan binlerce göçmeni hastalıkla mücadele için yeterli donanımı olmayan yoksul ülkelere sınır dışı ederek bilinçli olarak salgını kendi sınırları dışına yaydığını söyledi.

ABD’nin yurt dışındaki görevlileri yerel toplulukların sağlığına çok az önem verdi ve yerel karantina önlemlerine uymadı, bu da virüsün daha hızlı yayılmasına neden oldu. Temmuz 2020’nin başında Japonya’nın Okinawa ili valisi bir basın toplantısında, kentteki ABD üssünde bulunan onlarca Amerikan askeri personelinin Covid-19’a yakalandığını ama ABD tarafının karantina önlemleri almayı reddettiğini ve askerlerin üssü terk etmesine izin verdiğini söyledi. 31 Mayıs 2021’de Güney Kore’de tatilde olan çok sayıda Amerikan askeri personelin bir üsten dışarı çıktığını ve Busan’daki Haeundae plajında toplandığı, maske giymeyi reddetti ve bu durum bölgede yaşayan yerli halk arasında büyük bir rahatsızlığa yol açtı.

Gerçekler ABD’nin küresel salgına karşı mücadelenin önündeki büyük bir engel olduğunu kanıtladı. Sorumsuz politikaları, özellikle gelişmekte olan ülkeleri olmak üzere, sadece dünyayı zehirliyor. Şu anda Washington bir yandan virüsün kökeninin belirlenmesi konusunu siyasileştiriyor, öte yandan da ikiyüzlülüğü ile gizli siyasi amaçla için uluslararası toplumu kandırmaya çalışarak sorumluymuş gibi davranıyor. Lafa değil icraata bakılır ve gerçek sorumluluk duygusu sadece somut adımlarla gösterilir. ABD’nin kendisinin açıkladığı son istatistiklere göre, sadece 23 Temmuz’da yaklaşık 120 bin yeni vaka tespit edildi ve bu son 5 ayın en yüksek sayısıydı.

ABD’nin gerçekten ülke içinde salgını kontrol etmek için çalışmaya başlamadıkça, virüse karşı mücadelede bencilliği bırakıp uluslararası toplumun sorularına şeffaflıkla yanıt vermeden önce, ABD’nin “sorumluluk” ve “hayatları kurtarma” gibi sözcükleri kullanma hakkı yok.