CGTN

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Joe Biden’ın G7’deki çıkışı, Çin tehdidinin, piyasa odaklı olmayan uluslararası politikaları ele almakla nasıl sınırlı olacağı konusunda oy birliğiyle kesinlikle iş birliği yapan bir tona tanıklık etti. 

ABD Dışişleri Bakanlığı 20 Şubat’ta, Beijing yönetiminin, kısa süre önce yürürlüğe giren Sahil Güvenlik Yasası (CGL)  konusunda kaygılarını açıklarken, CGL’nin uygulanmasını, endişe verici ve Güney Çin Denizi’nde denizcilik faaliyetlerini kışkırtma potansiyeline sahip olduğu yorumunda bulundu.

Tehdit algılama denklemi, Çin’in, sağlam bir zemin gerektiren deniz hukuku uygulaması gücünü kurumsallaştırmak için uzatılmış bir süreçten nasıl geçtiğini açıklamakta başarısız oluyor. Yasa, geçen ay geçti ve şubat ayının ilk gününde yürürlüğe girdi. Madde 48, elde tutulan silahlara ilaveten gemi ve havada taşınan silahların kullanılmasına ilişkin üç koşulu şart koşuyor; karşı terörizm, denizdeki ciddi olaylara yaklaşım tarzı ile kolluk kuvvetlerine ve onların deniz araçlarına yönelik saldırıların engellenmesi. Ayrıca, Madde 50, Çin Sahil Güvenlik personelinin, istenmeyen can ve mal kayıplarını azaltmak için kullanılacak gerekli güç seviyesini mantıklı olarak belirlemesi gerektiğini vurguluyor.

ABD Sahil Güvenlik birimlerinin faaliyet gösterdiği bölgelerde yabancı gemilere güç kullanımı yetkisi, yaygın bir uygulamadır ve Japonya, 2001 yılında kendi sahil güvenlik yasasını yeniden düzenlendi. Neden o zaman, Çin’in yasasını gözden geçirmesi ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından endişe verici olarak görülüyor?

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ned Price, Çin’in, Güney Çin Denizi’ndeki iddialarının uygulanması için güç kullanımını, bağlayıcı bir dil olarak atıfta bulundu. Bazı uzmanlar, bir adım daha ileri giderek, yasanın Çin’e, Asya’nın egemen devletlerine ateş açmasına olanak sağlayacağını iddia ettiler, saçma ve tuhaf bir değerlendirmeden başka bir şey değil. 

Hawaii’deki Daniel K. Inouye Asya-Pasifik Güvenlik Merkezi Araştırmaları’nda görevli Profesör Alex Vuving, Güney Doğu Asya ülkeleri Vietnam, Malezya ve Filipinler’in yanı sıra Brunei’nin, Çin’in büyük silahları tarafından tehlikeye atıldığını öne sürdü. Bu değerlendirmeler, Çin’in, komşularını cezalandırmak ve konu, aslında sahil güvenlik yasasının yürürlüğe girmesiyle algılanan tehditleri püskürtmek için bölgesel baskı gücünü kullanmaya çalışan yayılmacı bir devlet olduğuna dair yaygın düşüncenin bir parçasıdır. 

ABD DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI NİÇİN ENDİŞE EDİYOR?

Yasanın ötesinde, meşru müdafaa kavramı, yakın tehdit ve orantılı gibi ön koşulların göz önüne alınması koşuluyla uluslararası hukuk ilkelerinde kabul edilmiştir. Güney Çin Denizi’nde, ABD Başkanı Joe Biden yönetimi sırasında kışkırtmalar hız kesmeden devam etti, ABD gemileri bu ay başında bölgede tatbikatlar icra etti. 

Pervasızca maceracılığı orantılı karşılıkla caydırma ihtiyacı, tam olarak bu yasaya dayanmaktadır ve Çin’in komşularının gözünü korkutmak ve saldırganca davranmak anlamına gelmemektedir. Singapur Ulusal Üniversitesi kamu politikası okulundan Doç. Dr. Eduard Araral,  bu anlayışı ima etmek istediği zaman, PLA ilkesinin, saldırganlık, belirsizlik ya da kafa karışıklığı yaratmayı değil, ateş açma seçeneğinin açık olduğunu onayladığını ifade etti. Düşman bir mahalle korkusu da ön yargılı düşüncelere değil, gerçeklere dayanır. Askeri takviyeler, cezalandırıcı yasalarla tamamlanıyor. ABD Temsilciler Meclisi, geçen hafta cuma günü, Çin hükümeti ve Hong Kong’daki yerel yöneticilerin eylemlerini, Haziran 2020’deki ulusal güvenlik yasasıyla ilgili olarak kınayan iki partili bir kararı kabul etti. 

Çin’in, Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi’nden ithalatı kesmek de bir politikadır. ABD Kongresi, Biden yönetimini, Çin’i sorumlu tutmak için diğer ülkelerle yakından çalışması için sürekli olarak zorluyor. Bununla birlikte bu baskıların çoğu, Avrupa ülkelerinin Çin ile bağımsız ikili ilişkilerin önemini anladıkları Münih Güvenlik Konferansı’nda çok az ilgi gördü.

Çin’i boğmayı amaçlayan bu tür kararlar, Çin’in kendi toprak egemenliğini korumayı amaçlayan yasalarla karşılaştırıldığında kışkırtmalara daha az dikkat edildiğini gösteriyor. Diğer bir ifadeyle, Çin’in Sahil Güvenlik Yasası, ulusal bağımsızlığı, güvenliği ve denizcilik hakları ile çıkarlarını etkin biçimde korumanın yasal garantilerini sağlıyor.

Washington’da, Doğu Asya Programı Yardımcı Direktörü ve Stimson Merkezi’nde Çin Programı Direktörü Yun Sun, barışçıl bir gelecek için rekabet ve çekişmenin durdurulması gerektiğini kabul ediyor. Yun Sun, Çin’in, son dört yıldaki güç çekişmesinin olumsuz etkileri olduğu göz önüne alındığında ABD ile ilişkileri yeniden düzenleme çabasında olduğunu söyledi.