China Daily / Jiang Tianjiao

Aralarında eski Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Savunma Bakanı William Perry’nin de bulunduğu ABD silah kontrol uzmanları yakında Japonya Başbakanı Yoshihide Suga’ya yazdığı mektupta, Suga’dan, ABD Başkanı Joe Biden yönetiminin muhtemelen önereceği “nükleer silahlara ilk sarılan taraf olmama” politikasını desteklemesini istedi. Ancak Perry gibi iyi niyetli insanlara rağmen, birçok ABD’li siyasetçinin inatçı muhafazakâr düşüncesi ve saldırgan nükleer stratejisini değiştirmesi çok zor. 

Soğuk Savaş’tan sonra ABD’nin nükleer silahlar kontrol politikası dönemsel dalgalanmalar geçirdi, fakat genel olarak bir nükleer savaşa karşı çıkmayan muhafazakâr güçler tarafından yön veriliyor. 1990’lı yıllarda tek kutuplu dünya düzeninin çöküşüyle birlikte, eski ABD Başkanı Bill Clinton yönetimi silahların kontrolünü desteklemeye çalıştı, ama muhafazakâr güçler bazı ülkelerin kitle imla silahlarına sahip olması olasılığını bahane olarak kullanarak, silahların kontrolüne karşı ezici bir kamuoyu baskısı oluşturmaya yardımcı oldu.  

Eski ABD Başkanı George W. Bush yönetimi göreve geldikten sonra, sadece Anti-Balistik Füze Anlaşması’ndan geri çekilmekle kalmadı, aynı zamanda küresel silahsızlanma hareketini engelleyen yeni nükleer silahların geliştirilmesi ve diğer ülkelere karşı önleyici nükleer saldırılar arayışında olan son derece saldırgan bir nükleer strateji ortaya koydu. 

Doğru, başkan olarak göreve başladıktan sonra Barack Obama, “nükleer sıfır” girişimi önerdi. Ancak bu girişimin ikiyüzlülüğü, dünyanın herhangi bir yerinde “herhangi bir nükleer deneme patlaması veya herhangi bir diğer nükleer patlamayı” yasaklayan ABD Kapsamlı Nükleer Deneme Yasağı Antlaşması’nı onaylamayı reddettiği zaman ve “nükleer silahları ilk kullanma” politikasına bağlı kaldığında ortaya çıktı. Aslında Beyaz Saray’ı terk etmeden önce Obama, 348 milyar dolarlık nükleer cephaneliğin modernleştirilmesi planını onayladı. Ve Donald Trump, ABD başkanı olarak yemin ettikten sonra bir “nükleer gözden geçirme” başlattı.

ABD’NİN NÜKLEER SİLAHLAR KONTROL POLİTİKASI DÖNEMSEL DALGALANMALAR GEÇİRDİ

ABD, son “Nükleer Tutum İnceleme Raporu”nda, sadece nükleer cephaneliğin kapsamlı bir iyileştirilmesi çağrısı yapmadı, aynı zamanda “önemli bir nükleer olmayan stratejik saldırı” ile karşı karşıya kalması halinde, aktif olarak nükleer silahlarla karşılık vereceğini bildirdi. Demokrat Parti her zaman silahların kontrolünü desteklese bile, “nükleer silahları ilk kullanma” ABD Başkanı Joe Biden yönetiminin üç sebepten ötürü siyasi olarak doğru stratejik tutumu haline geldi. 

İlk olarak, “nükleer silahların ilk kullanımı” politikası ABD’nin stratejik kültürünün parçası oldu. Soğuk Savaş sırasında ABD, Sovyetler Birliği ile muhtemel bir nükleer savaşa hazırlandı ve buna göre kapasite geliştirmeyle uğraştı. Soğuk Savaş’ın sona ermesinden otuz yıl sonra bile ABD, hâlâ bir nükleer savaşa girmek ve kazanmak için hazırlanıyor. Bu bakımdan, ABD “ilk kullanım” politikasından vazgeçemez. 

İkincisi, “nükleer silahların ilk kullanımı” politikası, ABD’nin caydırma stratejisi ve küresel ittifak sisteminin temelinin temel taşıdır. Soğuk Savaş’ın başlamasından bu yana ABD, küresel müttefiklerine bir nükleer şemsiye sağladı. Eğer ABD, “ilk kullanım” politikasını terk ederse, artık müttefikleri için nükleer şemsiye sağlayamaz, bu da Japonya ile Güney Kore gibi müttefiklerinin arasında nükleer silahların yayılması olasılığını artıracak ve sonunda ABD’nin ittifak sisteminin çökmesine yol açabilecektir. 

Üçüncüsü, “nükleer silahların ilk kullanımı”, ABD’ye herhangi bir stratejik rekabette ve diğer bir ülkeyle çatışmada asimetrik avantajlar sağlayacaktır. ABD ayrıca, rakip ülkelerin yeni askeri teknolojinin hızlı gelişimi sayesinde, kendisine karşı ani saldırılar başlatmak için asimetrik araçlar elde edebilmesinden endişe duyuyor. 

Bunun için ABD, sadece gelişmekte olan ve gelişmiş teknolojiler alanında mutlak lider konumunu sürdürmekle kalmayıp, aynı zamanda yeni tehditlere karşı “nükleer silahların ilk kullanımı” dâhil olmak üzere mevcut askeri gücünü tam olarak kullanmak da istiyor. “Nükleer silahların ilk kullanımı” politikası Washington’ın DNA’sının ve ABD’nin nükleer egemenliğini sürdürmede kullanmasının parçası haline geldi. Biden yönetimi bir barış hareketi başlatmayı düşünebilir, ancak ABD asla bir nükleer savaşa ve kazanmaya hazırlanmaktan geri durmayacaktır.