Global Times / Zuo Xiying

Dörtlü Güvenlik Diyaloğu (QUAD) ülkeleri -Hindistan, Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Japonya ve Avustralya- Malabar 2021 tatbikatlarını Batı Pasifik’teki Guam açıklarında bu ay sonunda yapacaklar. Malabar tatbikatı, Hindistan Deniz Kuvvetleri ve ABD Deniz Kuvvetleri arasında Hindistan Okyanusu’nda ikili askeri tatbikat olarak 1992 yılında başladı. Japonya bu tatbikata 2015 yılından bu yana katılıyor. 2020 yılında Hindistan’ın Avustralya’yı yıllık tatbikata katılması için 2020 yılında davet etmesiyle, tatbikat QUAD ülkeleri deniz kuvvetleri arasında bir tatbikat haline geldi.  

ABD liderliğinde rutin bir ortak askeri tatbikat mekanizması olarak Malabar tatbikatı son yıllarda aktif bir dönüşüm geçirdi. Bu gerçekten mevcut ABD denizcilik stratejisindeki bazı yeni eğilimleri yansıtıyor. Washington müttefikleri ve stratejik ortaklarıyla denizcilik iş birliğini güçlendirmeyi, Çin’e karşı güç gösterisinde bulunmayı ve caydırıcı kapasitesi ile kararlılığını göstermeyi amaçlıyor. Bu aynı zamanda Washington’ın son yıllardaki tutarlı stratejik niyetini yansıtıyor, müttefiklerini ve stratejik ortaklarını birleştirerek Çin’e karşı konvansiyonel caydırıcılık kapasitesini artırmak.  

30 Nisan’da ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin ABD Hint-Pasifik Komutanlığı komuta değişim töreninde bir konuşma yaptı. Austin, bu etkinlikte, “bütünleştirici caydırıcılık” adlı yeni bir yaklaşımı önerdi. Austin, “Mevcut kapasitelerimizi kullanacağız ve yenilerini inşa edeceğiz, onların hepsini müttefiklerimiz ve ortaklarımızla ağ gibi ve el ele bir şekilde kullanacağız.” dedi.

ABD, stratejik endişesini yansıtan müttefiklerini ve ortaklarını birleştirmeye hevesli. 1995-1996 yıllarındaki Taiwan Boğazı krizinden sonra Çin, ABD’yi engellemek için önemli silahlar geliştirmeye çalıştı. Bu sürede ABD halen güçlü konvansiyonel askeri güçleri yoluyla Çin’i engelleyebiliyordu. Ancak son yirmi yılda Çin ordusunun modernleşmesinin ilerlemesiyle Çin, konvansiyonel askeri güçler bakımından ABD’ye yetişti. Bununla birlikte ABD’nin Batı Pasifik’te konvansiyonel caydırıcılık kapasitesi nispeten geriledi. Bu durum, ABD’nin müttefikleri ile ortakları, Çin ve hatta ABD içindeki birçok çevre tarafından eleştirel biçimde sorgulandı.  

ÇİN İÇİN DENGE KURMAK ÇOK ÖNEMLİ

Bu nedenle Washington bir çözüm bulmaya hevesli. ABD, konvansiyonel caydırıcılık kapasitesindeki düşüşün Beijing’i maceracı eylemlerde bulunmaya teşvik edeceğine inanıyor. Bu tür bir yargı temelinde Washington, konvansiyonel caydırıcılık kapasitesini güçlendirmesi gerektiğini düşünüyor. Bu amaca ulaşması için ABD’nin müttefikleri ile stratejik ortaklarını birleştirmesi ve ikna etmesinin yanı sıra önemli müttefikleri ile stratejik ortaklıkları arasında güvenlik iş birliğini güçlendirmesi dışında başka seçeneği yoktur. Bu bağlamda ABD, aslında ABD-Hindistan ikili deniz tatbikatını dörtlü ortak askeri tatbikata dönüştürerek ve yükselterek QUAD mekanizmasını güçlendirmeyi seçti. 

ABD, Hint-Pasifik Stratejisi’ni güçlendirmeye devam ederken, QUAD mekanizması güvenlik alanında iş birliğini derinleştirmeye devam etti ve ortak askeri tatbikatlar ve istihbarat paylaşımında büyük ilerlemeler kaydetti. Bu gerçekten Çin’e karşı bazı stratejik baskı oluşturdu. Ancak Washington ile müttefikleri ile ortakları arasında güvenlik alanındaki iş birliği abartılmamalı. Bu arada dörtlü mekanizmanın NATO benzeri bir kuruluşa benzediği iddiası doğru değildir. ABD hiç şüphesiz Çin’i dengelemek için Hindistan, Avustralya ve Japonya ile güvenlik iş birliğini güçlendirmeye devam edecektir, ama ABD stratejisinin sınırlarını görmemiz gerekiyor. 

Bir yandan QUAD mekanizmasının güçlendirilmesi, Çin’in askeri büyümesinin kesinlikle Hint-Pasifik bölgesinde ABD üzerinde muazzam dış baskı oluşturduğu gerçeğini yansıtıyor. Bu ABD stratejik toplumunu endişelendirdi. Sonuç olarak, Washington Beijing’i dengelemek için saldırgan savunma önlemleri aldı. Diğer taraftan Hindistan, Avustralya ve Japonya’nın güvenlik konularında kendi çıkarları var. Her ne kadar ABD tarafından yönetilse de Washington’un QUAD mekanizmasında tekel oluşturamaz.

Çin’e gelince, ABD’nin QUAD ülkeleri arasında güvenlik iş birliğini güçlendirmesine karşılık vermesine kesinlikle ihtiyaç var. Ancak buna normal bir şekilde bakmalı ve aşırı derecede gergin olmamalıyız. Çin’in askeri gücünün istikrarlı biçimde büyümesi bekleniyor. QUAD ülkelerinin, bu tür bir gerçeği daimi bir unsur olarak göz önünde tutması gerekiyor. Çin için dış baskıyı kontrol etmek ve buna yanıt vermek için bir denge kurmak çok önemlidir.