CRI Türkçe

11 Eylül saldırıları yaşandığında Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) terörle mücadelesine destek vereceğini ilk beyan eden ülkelerden biri Çin’di.

ABD, küresel ölçekte aşırıcılıkla mücadele etme hedefini açıkladığında, Çin dâhil birçok ülkeden destek aldı. Zira Çin yönetimi, başından beri terörizmin dünyanın ortak düşmanı olduğu kanısında.

Ancak ABD’nin Orta Doğu’da yaşattığı zulümler ve Çin’in terörle mücadelesini karalama girişimleri, zaman içinde Washington’un terörle mücadele hususundaki samimiyetsizliğini açıkça ortaya koymuş oldu.

Bir dönem teröre karşı küresel savaşı başlattığını iddia eden ABD’nin esasen terörle mücadeleyi bir siyasi araç olarak gördüğü, konuya çifte standartla yaklaştığı anlaşıldı.

ABD’nin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) tarafından da terör örgütü olarak kabul edilen Doğu Türkistan İslami Hareketi’ni terör örgütleri listesinden çıkaracağını açıklaması da bu ikiyüzlülüğün en büyük örneklerinden biri.

ABD’NİN YOL AÇTIĞI TRAJEDİLER UNUTULMAYACAK

ABD’de sistematik ırkçılığın başlıca mağdurları Afrika kökenliler, Latin Amerika kökenliler ve Müslümanlar.

Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Zhao Lijian’ın 16 Temmuz günü yaptığı açıklamasında dikkat çektiği gibi, ABD’li yetişkin Müslüman vatandaşların yüzde 75’i Amerikan toplumunda Müslümanlara yönelik büyük bir ayrımcılık bulunduğu kanısında. Dahası, toplumun yüzde 69’u da bu konuda Müslüman vatandaşlarla hemfikir. Ayrıca, ABD’li Müslümanların yüzde 50’si ülkede Müslüman olmanın giderek zorlaştığını düşünüyor.

Batı medyasında kullanılan ayrımcı dil de toplumda kutuplaşmaya ve İslamofobinin artmasına yol açıyor.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da mayıs ayındaki bir konuşmasında kullandığı tabirle “İslam düşmanlığı hastalığı Batı’da kanser hücresi gibi yayılıyor.”

Tabii bu durum sadece Batı içinde sınırlı değil.

ABD’nin başta Afganistan, Irak ve Suriye olmak üzere halkı Müslüman olan ülkelerde yarattığı trajedileri, sayısız sivilin can vermesini kimse unutmadı, unutmayacak. ABD askerlerinin Iraklı sivillere yaptıklarını kimse unutmadı, unutmayacak.

ÇİN’DE TERÖRLE MÜCADELE YASALAR DOĞRULTUSUNDA YÜRÜTÜLÜYOR

Çin, terörizmin siyasi bir araç olarak kullanılmasına ve terörle mücadelede çifte standarda kesinlikle karşı çıkıyor.

Çin’in Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi’ndeki terörle mücadele çalışmaları Çinli makamlar tarafından defalarca şeffaflık içinde kamuoyuyla paylaşıldı.

Çin’in kanunlar doğrultusunda yürüttüğü terörle mücadele çalışmaları neticesinde bölge halkının güven içinde yaşadığı, bölgede dört yıldan fazla süredir herhangi bir terör hadisesinin meydana gelmediği de olgularla kanıtlanmış durumda.

Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi yerel yönetiminin sözcüsü Xu Guxiang’ın da söylediği gibi, bölgedeki terörle ve aşırıcılıkla mücadele tedbirleri hiçbir etnik grubu hedef almıyor ve yasalar doğrultusunda uygulanıyor.

Dolayısıyla ABD’nin Müslümanlara yönelik sözde ilgisinin asıl maksadının ne olduğunu görmek için müneccim olmaya gerek yok. Xu’nun de işaret ettiği gibi, ABD, Xinjiang’daki terör saldırılarını Çin’in istikrarını bozma girişimlerine yardım sağlayacak “paha biçilmez hazineler” olarak görüyor.

Washington’un Xinjiang konusundaki sözde hassasiyetine dair uluslararası kamuoyunu ikna etmesi için evvela ülkedeki Müslümanların haklarını gerçek anlamıyla koruması gerek.