CGTN / Azhar Azam

1947’de zamanın Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Harry Truman, Amerika’nın bölgesel sorunlara karışmama konusundaki tarihsel tutumundan ayrıldı ve iç-dış güçlerin tehdidi altındaki bütün ülkelere ekonomik, askeri ve siyasi yardım yapma şeklinde yeni bir müdahaleci politika belirledi.

Truman Doktrini -aynı zamanda Soğuk Savaş’ta Sovyetler Birliği’yle mücadele ve kuşatma temel ABD stratejisi, Truman kuşatma politikası, diye de bilinir- bütün Amerikan başkanları tarafından dini bir tutkuyla takip edildi. Washington’ın tek kutuplu bir dünya için acımasız mücadelesi dünya uluslarını iki bloka ayırdı ve Asya, Afrika ile Latin Amerika’da çatışmaları besledi.

Soğuk Savaş ve çağdaş Doğu Asya tarihi konusunda uzmanlaşmış Norveçli akademisyen Odd Arne Westad, Avrupa’nın kıyılarında başlayan Soğuk Savaş’ın Asya, Afrika ve Orta Doğu’da derin sonuçları olduğunu, herkesin taraf tutmaya zorlandığını savunur. Bu halen bugün de ABD tarafından küresel olarak aktif biçimde sürdürülen bir politikadır. Bu dönemden kaynaklanan çevre tehditleri, toplumsal bölünmeler ve etnik çatışmalar dışında, gizli ABD yurt dışı müdahalelerinin ortaya çıkmadığı çok az alan vardır. Eski ABD Başkanı Donald Trump’ın Temmuz 2019’da imzaladığı Amerikan LEGION Yasası, en az 12 tane bilinmeyen açık ve gizli ABD yabancı müdahalesi ortaya çıkardı.

Afganistan, ABD’nin kazandığına inandığı Soğuk Savaş sırasında Sovyetler Birliği’ne karşı stratejisinin temel taşıydı. Ancak Afgan iç savaşı ve ülkede sürmekte olan çatışma Amerika’nın acele geri çekilmesinin nasıl ters teptiğine ve gelecek yıllarda uluslararası barışı ve ABD’nin kendi ulusal güvenliğini nasıl riske attığına dair taze bir örnek oluşturdu. Bütün dünyada vekalet savaşları ve sürekli nükleer savaş tehlikesinin ortasında Amerikalıların yaşamı üzerinde derin etkileri olan Soğuk Savaş bitti. Fakat Amerika’nın küresel egemenlik arzusu yeniden uyanıyor, bu kez Çin’in ekonomik yükselişini kuşatmak için.

ABD YENİ BİR SOĞUK SAVAŞ BAŞLATIP KAZANAMAYACAĞINI ANLADI

Trump’ın Truman’ın kuşatma politikasını uygulamayı hayal etmesi ve yeni Soğuk Savaşı asla kazanamayacağını anlamadan Çin’i kuşatma konusunda ısrarından sonra, ABD Başkanı Joe Biden’ın Avrupa’ya kur yapma, “beyni ölmüş” transatlantik ittifakını harekete geçirme ve Çin’e karşı yeni güçleri hizmetine alma konusundaki zahmetli girişimleri başarısız oldu. Biden, G7 ile NATO toplantılarında istenen sonuçları alamadı ve Çin konusunda aralarında farklılıklar olduğunu itiraf etti. Bu ittifakı daha önce de sarsan ve Avrupa liderleri arasında ciddi anlaşmazlıklara neden olan bir sorun.

Bazı Avrupalı liderler, Çin’i bir düşman olarak görmediklerine söylemelerine ve Çin ile bir Soğuk Savaşa girmeyi reddetmelerine rağmen, Beijing’in “sistemik tehditler” oluşturduğu şeklinde ithamlarda bulundular. ABD’nin zihniyetinden etkilenmemeleri gerekir ve yüzde 60’ı çalışmalarını genişletmeyi düşünen Avrupa şirketlerinin salgın sırasında bir sığınak buldukları Çin’le ekonomik ve ticari çıkarlarını dikkate almaları zorunludur. Avrupa’nın Çin’den kopmama, Avrupa-Çin ekonomilerini daha da bütünleştirme isteği ve blok ile ABD arasındaki bölünme muhtemelen Washington’ın yabani tutumuna ve Çin’in büyümesini engellemek için Soğuk Savaş’takine benzer bir kampanya başlatma arzusuna dayanacak.

Yeni bir Soğuk Savaş başlatıp kazanamayacağını anlayan Amerika, Çin-ABD anlaşmazlığında tarafsız kalmasını sağlamaya çalışarak, Rusya’nın gözüne girmeye çalıştı. Ama Biden’ın seçkinciliği yeniden yerleştirme konusundaki aristokratik tutumu ve Washington’ın Moskova ile ilişkilerini biraz öngörülebilir hale getirme isteği -Çin’e odaklanmak için Rusya ile bağlarda gürültü çıkarmama gizli amacını öngören- Putin’in gazetecilere samimi biçimde Moskova ile Washington’ın dost olmadıklarını ve sadece iki ülkenin çıkarları konusunda pragmatik bir diyalog olduğunu söylediği için, fiyaskoyla sonuçlandı.

Biden, Putin’in yeni bir Soğuk Savaş istemediğini söyledi. Kremlin zaten böyle bir felaketi önleme konusundaki tutumunu açıkladığı ve ABD’nin “megafon diplomasisini” kınarken, Biden, Moskova’ya karşı Soğuk Savaş kuşatmasını savunan CIA Başkanı ve ABD’nin eski Rusya Büyükelçisi William Burns’dan günlük istihbarat özetleri aldıktan sonra Avrupa’ya geldiği için, Washington’ın tutumu belirsiz. Dolayısıyla ABD’nin rahatsızlığının temel nedeni sadece Çin’in büyümesi ile ilgili değil. Bunun nedeni Amerika’nın küresel askeri ve ekonomik hegemonyasına meydan okuyabilecek Avrupa ile Asya’nın jeoekonomik büyümesi de dâhil, stratejik ve ekonomik özerklik peşindeki her devlet ile bölgedir.

Eğer ABD Başkanı Çin hükümeti ile yapıcı görüşmeler yapmakta samimi ise, ABD kuşatma politikasını bırakması ve gerginlikleri azaltacak, ikili ilişkilere istikrar getirecek ve gergin uluslararası ortamı rahatlatacak şekilde uzlaşmaya daha da yaklaşarak rota değiştirmesi gerekir.