China Daily / Shen Dingli

SARS-CoV-2, dünya çapında 173 milyondan fazla insana bulaştı ve 3,72 milyondan fazla can aldı. İnsan toplumunu derinden değiştiren virüslerden biri oldu.

Bu nedenle, benzer küresel halk sağlığı acil durumlarını önlemek adına yeni koronavirüsün kökenini araştırmak için küresel bir çağrı yapıldı. Çin, Birleşmiş Milletler (BM) ve Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) en yüksek karar organı olan Dünya Sağlık Asamblesi’nde bu araştırmanın yapılması için oy vermenin yanı sıra, ocak ayında virüsün ilk bildirildiği Wuhan’da DSÖ ekibiyle ortak bir çalışma yürüttü. Çin’in şeffaflığı ve iş birliği DSÖ tarafından takdir edildi.

Çin’in virüsün yayılımını durdurmak adına ilk aşamalarda aldığı önlemler üzerine daha fazla “araştırmalar” yapılması için de çağrı yapıldı. Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Joe Biden, salgının bir laboratuvar sızıntısı kaynaklı olma olasılığını yeniden araştırmak için 90 günlük yoğun bir soruşturma talimatı verdi. Görünüyor ki ABD yönetimi, Çin’in salgına ilk müdahalesininde acemice davrandığını ispat edebilmek için kendi istihbarat ve araştırma departmanlarınından istifade etmeye karar verdi.

İlginç bir şekilde, bazı Amerikan medya kuruluşları Biden’ın selefi Donald Trump yönetimini bu konuda çok zorlamama kararı aldığını bildirdi. Bu haberlere göre, Trump yönetimi Çin’i bu konuda çok zorlarsa karşılık geleceği korkusuyla ABD Dışişleri Bakanlığı yetkililerinden Çin’deki yeni koronavirüsün kökeni hakkında çok fazla ses çıkarılmamasını istedi.

Çin, virüsün kökenini izlemek için tarafsız bilimsel araştırmaları destekleyen bir ülkedir. Bununla birlikte, 2019’un sonlarından itibaren dünyanın çeşitli yerlerinde Covid-19 semptomlarından şüphelenilen vakalar bildirildiğinden bilimsel ve politik olarak adil olmak için virüsün kaynağını belirlemek adına bu ülkelerde de eş zamanlı araştırmalar yapılması gerektiğini savunmaktadır.

Geçmişte olduğu gibi Çin, virüsün kökeninin belirlenmesi için yapılan araştırmalarda DSÖ ile iş birliği yapmaya hazırdır ancak virüsün Çin’den geldiğine dair ön yargıya dayalı herhangi bir soruşturmayı kabul etmeye zorlanamaz.

ÇİN VİRÜSÜN GENOM DİZİLİMİNİ TAMAMLAYAN İLK ÜLKE OLDU

Çin’in temel bir sorusu var; ABD, virüsün ortaya çıkmasının Çin’in yapmış olduğu işlev-kazanımı araştırmaları sebepli olduğundan şüphelenirken neden kendisi küresel uzmanlar tarafından ülkesindeki işlev-kazanımı araştırmalarının incelenmesine izin vermiyor? Neden Biden yönetimi ABD’deki virüsün kökenini izlemek için bir DSÖ araştırma ekibini davet etmiyor?

Virüsün ABD’de çıktığını öne sürmek için sorulan bir soru olmasa da birçok kişi bundan şüphelenmektedir.

Virüsün ABD’de yayılmaya başladığı ilk dönemlerin ve gelişmesinin şeffaf bir şekilde incelenmesini talep etmek için yeterince neden var. Böyle bir talep, küresel olarak böyle beklense de Çin’in misillemesi olarak yorumlanmamalıdır.

Çin, son bir yıldır, salgın sonrası dönemde virüsün kökeninin araştırılması adına küresel seviyede şeffaf ve bilimsel bir araştırmanın başlatılması gerektiğini savunmaktadır fakat salgın bazı bölgelerde halen yoğun bir şekilde devam ettiğinden, salgın sonrası döneme küresel olarak ulaşabilmemiz için vakit var.

Çin, virüsün genom dizilimini tamamlayan ve DSÖ ile ortak çalışan ilk ülke oldu. Bazılarının Çin’den daha açık olmasını istemek için “nedenleri” olsa da, diğer büyük paydaşlardan da virüsün kökeninin belirlenmesi için kendi laboratuvarlarını ve kurumlarını soruşturmaya açmalarını istemek de aynı derecede önemlidir.

Bütün ülkeler eşittir. Bu gerçek insanlık daha önce eşi benzeri görülmemiş bir imtihanla karşı karşıya kaldığında çok daha önemli bir hale geliyor. Salgın karşısında hepimiz eşit derecede savunmasızız ve salgını kontrol altına alma ve benzerlerlerini önlemede eşit derecede önemliyiz. Bu sebeple, açıklık ve tarafsızlık virüsün kökeninin araştırılmasında temel bir gereksinimdir.

ABD’nin kendi topraklarında araştırma yapma ve uluslararası camiaya bir cevap verme zamanı gelmiştir.