CGTN / Andrew Korybko

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) donanması, yakın zamanda nükleer denizaltılarından birinin Güney Çin Denizi’nde gizlice seyahat ederken bilinmeyen bir nesneyle çarpıştığını açıkladı. Bu kaza, ABD’nin, Avustralya ve Birleşik Krallık ile yeni kurduğu üçlü ittifak (AUKUS) ışığında, bölgedeki savaş tehditlerinin bölgesel tehlikelerine işaret ettiği için önemlidir. Bu sürpriz anlaşmayla, ABD ve Birleşik Krallık, tahmin edilebileceği gibi Çin’e karşı bu tür Batılı kışkırtmalara daha fazla katkı sunacak nükleer denizaltılardan oluşan bir filoyla Avustralya’yı donatacak. 

Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Zhao Lijian, 8 Ekim’de yaptığı açıklamada kazayla ilgili tepki göstererek, “Kaza konusunda ciddi kaygı duyuyoruz. İlgili taraf olarak ABD, kazanın tam yeri, ABD tarafının seyrüsefer niyeti, kazanın ayrıntıları, denizaltının çarptığı nesne, çarpışmanın nükleer bir sızıntıya yol açıp açmadığı ya da yerel deniz ortamına zarar verip vermediği dâhil olmak üzere ne olduğu konusundaki özel ayrıntıları açıklığa kavuşturmalıdır.” dedi. Zhao kesinlikle haklı, çünkü dünya önceki hafta tam olarak ne olduğunu bilmeyi acilen hak etmektedir. 

NÜKLEER DENİZALTILAR HERHANGİ BİR ÜLKEYE KARŞI BASKI ARACI OLARAK KULLANILMAMALI

ABD’nin, Güney Çin Denizi’ndeki Çin’in karasularını gizlice ihlal etmek için nükleer denizaltılarını kışkırtıcı biçimde kullanması yalnızca bu iki büyük ülke arasında yanlış bir hesaplamayla bir savaşı başlatma riskini göz önüne almakla kalmaz, aynı zamanda çevre felaketine sebep olur. ABD donanmasının, diğer bir ülkenin sularından güvenli biçimde geçmek için yeterli bilgiye sahip olmaması şöyle dursun, bu gemileri işletmek için yeteri kadar profesyonel olmadığı oldukça açıktır. Bu kaza bildirildiğinden daha kötü olsaydı neler olabileceğini hayal etmek korkutucu olurdu. Bu endişeler, AUKUS anlaşmasının muhtemelen bu üç ülkenin gelecekte bölgeye daha fazla nükleer denizaltı göndermesiyle sonuçlanacağı gerçeğiyle daha da artıyor. Şimdi, bölgenin askeri çıkarlarında ve özellikle çevreyle ilgili güvenliğinde olacakları önlemenin zamanıdır. 

Avustralya gibi Asya’nın diğer köşesinde, Birleşik Krallık gibi Avrasya’nın diğer tarafında veya ABD gibi gezegenin diğer yanında bulunanlar bir yana hiç kimse Çin’in karasularını ihlal etmemelidir. Bu kışkırtmalar durmazsa daha fazla kaza meydana gelecek. ABD Deniz Kuvvetleri’nin bu tür gemileri çalıştırmadaki onlarca yıllık deneyimine rağmen, meydana gelen kazaya dikkati çekmek önemlidir. Avustralya sonunda kendi donanmasının komutasını aldığında ve AUKUS’daki müttefikleri tarafından bu denizaltıları Güney Çin Denizi’ne göndermeye zorlandığında bu durumun ne kadar sıklıkta olacağı merak konusudur. Bu yapım aşamasındaki bir çevre felaketi olacaktır. ABD, bu tür gereksiz ve sorumsuz kazalardan kaçınamazsa, o zaman Avustralya sıklıkla olmasa bile böyle kazalar yaşamaya mahkûmdur. 

ABD NÜKLEER DENİZALTILARININ ÇEVREYLE İLGİLİ TEHDİT RİSKİ ORTADAN KALDIRILMALI 

Asya sadece, yabancı güçler bu bölgeye askeri müdahalesini durdurduğu sürece dünyanın önde gelen ekonomik merkezlerinden biri olarak istikrarlı kalabilir ve kaderini tayin edebilir. Nükleer denizaltılar asla herhangi bir ülkeye karşı bir baskı aracı olarak kullanılmamalıdır. Bu şimdi görülebildiği gibi, bilhassa bir kaza riski göz önüne alındığında çok tehlikelidir. Daha önce ABD Deniz Kuvvetleri’nin profesyonelliğinin çok yüksek olduğu düşüncesine sahip olanlar bile, olanlardan sonra muhtemelen önceki algılamalarını sorgulayacak. Bu gerçekten tüm dünya için şoke edici bir durumdur. 

Amerika’nın bölgesel müttefikleri, ortaklarının, bölgede Çin karşıtı baskının bir aracı olarak nükleer denizaltıların kışkırtıcı kullanımını destekleyerek ortaya çıkaracakları riskleri anlamalıdır. Bu ülkeler halklarını beslemek ve ticaret yapmak için açık denizlere bağımlıdır. Onlar bir ABD nükleer denizaltısının kendi karasuları içinde ya da yakınında kaza geçirmesini göze alamazlar. Bu gıda arzının önemli bölümünü zehirleyerek ve muhtemelen seyrüsefer özgürlüğüne müdahale ederek ülkelerini harap edecektir. 

ABD için çözüm, ABD’nin Çin’e karşı tehlikeli askeri kışkırtmalarının hikmetini ikinci kez tahmin etmesidir. Bu sadece Çin’in tehdit etmekle kalmıyor, aynı zamanda Amerika’nın bölgesel müttefiklerini ve meydana gelen kazanın kanıtladığı gibi kendi denizcilerini de tehdit ediyor. İsviçre’de geçen hafta iki ülke temsilcileri arasındaki görüşmeden sonra Çin-ABD ilişkilerinin gidişatını düzeltmede kaydedilen ilerleme, Güney Çin Denizi’nin istikrarının üstüne inşa edilmeli ve ABD nükleer denizaltılarının bu bölgede yol açtığı herhangi bir çevreyle ilgili tehdit riskini ortadan kaldırmalıdır.