Gazeteci-yazar Mehmet Ali Güller, CRI Türk’te Kamil Erdoğdu’nun hazırlayıp sunduğu “Manşet” programına konuk oldu. Güller, Çin Halk Cumhuriyeti-Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ilişkilerindeki son gelişmeleri değerlendirdi.

ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin’in “Çin’in hipersonik silah arayışı bölgedeki gerginliği artırıyor.” açıklamasına değinen Mehmet Ali Güller, “Birincisi, aynı silahı sanki ABD üretmiyor da Çin ürettiği için barışı torpilleyen bir girişim gibi görünüyor.  Oysa öyle değil, tam tersi. ABD’de hipersonik silah arayışının içerisinde. İkincisi ABD’nin silah tekelinin gittikçe zayıflıyor olmasının bir endişesi bu. Türkiye’nin S-400 alması dolayısıyla ABD’nin rahatsız olması gibi bir durum bu. ABD’nin klasik müttefiklerinin de silah alışverişlerinde ya kendi silahlarını üretmeye başlaması ya da farklı ülkelerden silahlar alamsı da ABD’yi endişelendiriyor.” dedi.

“ABD’NİN ÇİN’İ ÇEVRELEME STRATEJİSİNİ BOZAN GİRİŞİM”

Hipersonik silah konusunda asıl meseleyi işaret eden Güller, “Hipersonik füzeler yani sesten hızlı üzeler, ABD silah endüstrisinden ziyade, ABD’nin Çin’i çevreleme stratejisini bozan bir silah gelişimi olduğu için rahatsızlar. ABD’nin Çin’e karşı silah üstünlüğü denizde. Çin’i netice itibariyle denizle çevrilmeyecekler. Hipersonik füzelerin özelliği de bu. Bunlar aynı zamanda uçak gemisini avlayan silahlar. Şu anda sesten 8-9 kat hızlı füzeler test ediliyor. Hatta iki gün öncede Ruslar test yaptı. ABD’nin esas çekincesi bu silahların ortaya çıkmasıyla kendi stratejisini sıkıntıya sokan bir durumla karşılaşıyor olması. Nitekim ABD Hava Kuvvetleri Sekreteri Frank Kendall bu konuda bir açıklama yaptı ve ordusunun geri kalmakta üzere olduğunu söyledi. Hatta şu ifadeyi kullandı: ‘Pekin’i korkutabilecek silahlar geliştirmekte yetersiziz.’ Temel mesele bu. Yani bu silahlarla Çin’i çevreleme stratejilerinin sıkıntıya girebileceğini hesaplıyorlar.” diye konuştu.

“BUNUN ADI DEMOKRASİ DEĞİL”

Mehmet Ali Güller, ABD’nin 9-10 Aralık tarihleri arasında ev sahipliği yapacağı Demokrasi Zirvesi içinde şunları söyledi:

“Benim hipersonik füzem olsun, herkesi tehdit edebileyim ama kimse benim tehdidim karşısında kendisini savunabilmek için hipersonik füze yapmasın’ diyen bir kuvvet bir demokrasi ülkesi midir ki yapacağı ‘Demokrasi Zirvesi’ düzenleyebilsin. Bu demokrasi kendine demokrasi. Yalnız kendisini savunması için silah üretmesine hak görmeyip, bütün silahları ben üreteceğim, dediğinizde yaptığınız Demokrasi Zirvesi’nin tamamen bir ikiyüzlülük olduğu ortaya çıkacaktır. Kaldı ki Çin’in ve Rusya’nın haklı tepkileri var.

Son 20 yılda ABD’nin dünyada öldürdüğü insan sayısı 2 milyonu geçtiğini tahmin ediyorum. Yugoslavya, Afganistan, Irak, Suriye ve Libya’daki saldırılarda ABD çok sayıda sivilde katletti. Şimdi böylesine bir ülkenin ‘Demokrasi Zirvesi’ düzenleyip demokrasinin ölçüsünün kendisi olduğunu tayin edip buraya da istediğini gelip isteyenin gelemeyeceğini kendisinin daveti ile bu zirveye katılabileceklerinin belirlendiği bir durum hakikaten emperyalist ikiyüzlülükten başka bir şey değildir. Bunun adı demokrasi değil.”