Gazeteci-Yazar Mehmet Ali Güller, CRI Türk’te Kamil Erdoğdu’nun hazırlayıp sunduğu “Güne Başlarken” programına konuk oldu ve Atlantik Konseyi tarafından hazırlanan “Daha Uzun Telgraf” raporunu değerlendirdi.

Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) ünlü düşünce kuruluşlarından Atlantik Konseyi’nin “Daha Uzun Telgraf” başlıklı raporuna değinen Mehmet Ali Güller, “Raporu kimin yazdığı belli değil. Fakat rapordan anlaşılan Çin’i çok iyi bilen, Çin’i çok iyi çalışmış, belki Çin’de görev yapmış hatta halen Çin’de görev yapan diplomat olabileceği izlenimi uyandırıyor. Raporun içeriğine gelince, öncelikle raporun bazı saptamaları var. Rapor, ABD’nin 21. yüzyılda yüz yüze geldiği ön önemli zorluğun Xi Jinping yönetiminde Çin’in yükselişini saptayarak başlıyor ve zaten rapor bu saptamasının üzerine ABD’nin yükselen Çin’e karşı ne yapabilecekleri üzerinde duruyor. Burada dikkat çekici olan George Kennan’ın raporuna da gönderme yaparak, Sovyetler Birliği’nin kendi içindeki yapısal zayıflıklarının bir analizi olduğu ama bu kez durumun böyle olmadığı, bunu Çin’e uygulamanın da mümkün olmadığı çünkü Çin Komünist Partisi’nin (ÇKP) Sovyetler Birliği’nde neyin yanlış gittiğine çok iyi çalıştığı ve önemli dersler çıkardığı, bu nedenle de o stratejinin şimdi Çin’e uygulanmayacağı çünkü Çin’in içeriden çökeceği varsayıma dayanmasının oldukça yetersiz bir ABD stratejisi oluşturacağını belirtiyor.” diye konuştu.

RAPORDAKİ SAPTAMALAR

Bu raporun temel ana meselesinin, raporu hazırlayan kişiye göre ABD stratejisinin, Çin devletini hatta ÇKP’yi değil doğrudan Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping’i ve onun birinci halkasını hedef alınması gerektiği olduğunu belirterek rapordaki saptamaların ayrıntılarına giren Güller, “Raporda diplomat, Xi Jinping’in Çin’i yeniden Marksizm ve Leninizm’e döndürdüğünü söylüyor. ÇKP’nin Xi liderliğinde piyasa reformlarını durdurduğunu savunuyor. Özeli sektörün doğrudan ÇKP kontrolünde olduğunu savunuyor. Xi öncesi dönemlerde Çin’in bir statüko gücü olduğunu ama Xi ile birlikte artık Çin’in revizyonist bir güç haline geldiğini saptıyor bu isimsiz diplomat. Bu saptamaları yapmasının nedeni de ABD’nin ÇKP’yi değil de Xi Jinping’i hedef almasını için yapıyor. Diplomat Çin’in 2013 öncesi yani Xi’nin Cumhurbaşkanlığına seçilmeden önceki döneme döndürülmesi gerektiğini savunuyor.” dedi.

RAPORA GÖRE ÇİN’İN ABD STRATEJİSİ

Rapora göre Çin’in ABD stratejinin ayrıntılarını anlatan Güller, “İsimsiz diplomata göre, 7 maddeden oluşan Çin’in ABD stratejisi şu. Birincisi, Çin ABD’yi teknolojik güç olarak geçmek, böylelikle onu baskın dünyanın ekonomik gücü olarak yerinden etmek istiyor. İkincisi, Çin ABD’nin küresel finansal sitemi üzerindeki egemenliğini ABD dolarının küresel para birimi statüsünü zayıflatmaya çalışıyor. Üçüncüsü, Çin ABD ve müttefiklerinin Taiwan’da Güney Çin Denizi’nde ve Doğu Çin Denizi’nde herhangi bir çatışmaya müdahale eden, caydırmaya yetecek askeri üstünlüğe ulaşmak istiyor. Dördüncüsü, Çin, ABD’nin yanında yer alabilecek çeşitli ülkeleri yanına çekmeye çalıştığı belirtiyor. Beşincisi, Çin’in batı baskısını dengelemek için en değerli stratejik ortağı olan Rusya ile ilişkilerini kesintisiz derinleştirdiğini söylüyor. Altıncısı, Çin’in Kuşak ve Yol girişimini gelecekteki Çin merkezli küresel düzenin oluşturmak üzere şekillendiğini iddia ediyor. Yedincisi de Çin’in uluslararası kurumlar içindeki etkisini artırdığına dikkat çekiyor.” dedi.

RAPORA GÖRE ABD’NİN ÇİN STRATEJİSİ

Çin’in ABD stratejine göre ABD’nin neler yapması gerektiğini dair raporda yer alan maddelere değinen Güller, “İsimsiz diplomatın raporuna göre şu maddeler var. Birincisi ABD’nin kolektif, ekonomik ve teknolojik üstünlüğünü koruması gerekliğini savunuyor. İkincisi, doların küresel rezerv konumunu koruması gerektiğini savunuyor. Üçüncüsü ABD’nin ezici, caydırıcı askeri gücünün sürdürmesi gerektiğini savunuyor. Dördüncüsü, Çin’in bölgede genişlemesini özelliklede Taiwan’la birleşmesinin mutlaka önlenmesi gerektiğini savunuyor. Beşincisi, ABD’nin ittifaklarını ve ortaklarını pekiştirmesini ve zamanla da genişletmesi gerektiğini söylüyor. Altıncısı ABD’nin inşa ettiği liberal uluslararası düzenin korunması gerektiği bunun içinde gerekirse bazı reformlar yapması gerektiğini savunuyor.” diye konuştu.

RAPORUN ANA FİKRİ

Güller, isimsiz diplomatın “Daha Uzun Telgraf” raporunda ABD stratejini on ilke temelinde ve operasyonel hale getirilmesi içinde yedi entegre bileşenle oluşturması gerektiğini savunduğunu kaydederek şunları söyledi.:

“Bu raporda gerçek olmayan iddialar ve teşhisler var. Bu iddialar ve teşhisler üzerinden bir çıkarımlar yapılamaya çalışılıyor. ABD, Çin içinden bir çıkar çatışması oluşturarak, karışıklık esası hazırlamaya çalışıyor. Bu raporun ana fikri o. Fakat bunlardan bir sonuç almasının mümkün olmadığı görünüyor.”