CGTN

Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) bazı ana akım medya kuruluşları son birkaç haftada, aksi yöndeki üçlü kanıta rağmen Amerika’nın Covid-19 ile mücadelesini övmeye çalıştı, Delta varyantı yayıldığı için 621 binin üzerinde ölü sayısı var.

Ülke şu anda korkunç bir dördüncü dalga Covid-19 enfeksiyonuyla uğraşıyor, geçen hafta günlük yeni vaka sayısı 118 binin üzerine çıktı. ABD Hastalık Kontrol ve Önleme (CDC) merkezinin verilerine göre, 1 Temmuz’dan bu yana haftalık ortalama enfeksiyon oranı yüzde 700 oranında yükseldi. Bu bize kamuoyunun ne düşündüğünü sormamıza yol açıyor. Ve dünya Amerika’nın salgınla mücadelesine nasıl bakıyor?

CGTN Düşünce Kuruluşu, uluslararası kamuoyunun düşüncesini belirlemek için Facebook, Twitter, Weibo ve YouTube’un da arasında bulunduğu sosyal medya platformlarında bir kamuoyu araştırması organize etti ve bir dizi soru yöneltti: “ABD hükümetinin salgına karşı mücadelesi yükümlülüğünde başarısız olduğunu düşünüyor musunuz?”, “ABD’deki etnik azınlıklara eşit davranıldığını düşünüyor musunuz?” ve ”ABD, tedbir almada başarısız kalarak etkili biçimde Covid-19 salgınını ihraç etti, katılıyor musunuz?” Kullanıcılar kamuoyu araştırmalarında oy kullanmaya davet edildi veya yorum yapmaları istendi.

Verilen yanıtlar şöyle oldu:

Amerika’nın salgınla mücadele etmesi konusundaki ilk soruyla ilgili olarak Malezya’dan “HB Yeoh” rumuzlu kullanıcı, yapısal kusurlardan ABD’nin siyasi sistemini sorumlu tuttu. HB Yeoh, “ABD’deki iç partizanlık ve federalizmin birleşiminin federal, eyalet ve yerel yönetiminin güç seviyesi arasındaki kavgayı ortaya çıkardığını, salgının önlenmesi ve kontrolünün birleşik bir koordineli liderlikten yoksun olduğunu ve her bir eyalet ile yerel bölgenin kendi yolunda gittiğini” ifade etti. 

Başka bir ifadeyle, ABD’nin salgına karşı koordineli bir yaklaşımı yoktu. Bu sorunu şu anda, ABD’deki diğer eyaletlere nazaran daha fazla vakaya sahip olmasına rağmen, Florida eyaletinden Ron DeSantis gibi eyalet liderlerinin maske takma gibi temel koşullarda iş birliği yapmayı reddetmesiyle, Delta varyantı yeniden yükselişe geçtiği için görüyoruz. Beklenildiği gibi, ABD’nin salgını kötü yönettiği yönündeki bu soruya katılımcıların yüzde 81,7’si “evet” şeklinde görüş bildirdi. 

Dünyanın süper gücü olarak, ABD dünyadaki diğer birçok ülkeye göre daha gelişmiş tesislere sahip bulunuyor. Ancak bu durum, Amerikalıların yaşamlarını korumadı. ABD siyasal sisteminin yapısal kusurları, siyasetin Amerikan toplumunda her zaman insan yaşamının üzerinde öncelikli olduğunu belirler. 

ABD’DE SALGINDA DÖRDÜNCÜ DALGA YAŞANIYOR

ABD’de, virüsün etnik azınlıklar üzerinde orantısız etkiye sahip olmasına yol açan ırkçılığın etkisiyle ilgili ikinci soruda, Covid-19 salgınına karşı mücadelede eşitsizliğin ve yoksulluğun azınlık toplumlarına nasıl zarar verdiğini tespit etmede de benzer yanıtlar verildi. Pakistan’dan Sophia Rahim, “Irksal azınlıklara, son zamanlardaki ölümcül tecrübelerin kanıtladığı gibi eşit davranılmadığı” yorumunu yaptı. Kamerun’dan Bobo rumuzlu kişi de “Eski eşitsizlik sisteminin onları toplumda savunmasız pozisyonlara soktuğunu” ifade etti. Bu kamuoyu araştırmasının sonucu yine ilkiyle yakındı, ırkçılığın gerçekte bir sorun olduğuna katılımcıların yüzde 72,3’ü “evet” yanıtını verdi. 

ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi’nin verilerine göre, salgının başlamasından bu yana Amerikalı siyahlar, beyaz Amerikalılarla karşılaştırıldığında iki kat ve İspanyol asıllılar da 2,3 kat daha fazla yaşamını yitirdi. Irk ayrımcılığı uzun süredir Amerikan toplumunun baş ağrısı oldu ve Covid-19 salgını bu kökleşmiş sorunun ciddiyetini daha da vurguladı. 

Üçüncüsü, Amerika’nın Covid-19 salgınını diğer ülkelere “ihraç etmeye” benzer şekilde ele almasıyla ilgili soru da güçlü tepkilerle karşılaştı. New York Times gazetesine göre, birçok ülke virüsün yayılmasını engellemek için sıkı kapanma önlemleri aldığı zaman ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza, “insanları gözaltına almaya, onları eyaletten eyalete taşımaya ve sınır dışı etmeye” devam etti. 

ABD hükümeti siyaset yapmakla meşgulken, B.1.526 adlı yeni bir koronavirüs varyantı New York’tan diğer yerlere hızla yayılıyor. New York Sağlık ve Zihinsel Sağlık İdaresi’nin bir çalışmasına göre, şimdiye kadar, daha önce dolaşımda olan varyantlara göre yüzde 15 ila yüzde 25 oranında daha yüksek oranla bulaşan yeni varyant ABD’de 52 eyalette ve dünya çapında 27 ülkede tespit edildi. ABD’nin “koronavirüsü ihraç ettiği” yönündeki bilgiye de katılımcıların yüzde 77,7’si olumlu yanıt verdi. 

Genel olarak ABD, Covid-19 salgınıyla mücadeledeki kusurlarını gizleme girişiminde bulunuyor, ancak Amerikalılar kabul edilemez sayılarda ve diğer herhangi bir yere göre daha fazla sayıda can kaybı vermeye devam ediyor. Washington’ın, garip bir şekilde salgını kötü yönettiği ve siyasi sisteminin birçok yönden bunu yapmada yetersiz ve gönülsüz olduğu yönündeki gerçeği küresel kamuoyundan gizlemek zordur. 

ABD’de anayasanın 14. maddesi, devletin vatandaşlarının yaşam hakkını ve özgürlüğünü koruma sorumluluğu olarak yorumlanan eşit koruma maddesini herkesin çok iyi bildiği şekilde düzenlenmektedir. Fakat, ülke nüfusunun yüzde 0,2’sinden fazlasının (her 1000 kişiden ikisi) ölümüne yol açan ve etnik azınlıkları orantısız bir şekilde etkileyen Covid-19 bize farklı bir hikâye anlatıyor.