People’s Daily Online

Soru 1: Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Fort Detrick’i niçin kapattı?

ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (CDC), Temmuz 2019’da Fort Detrick’deki araştırmaların durdurulması talimatı verdi. Neredeyse aynı zamanda, araştırma merkezinden yaklaşık bir saatlik sürüş mesafesinde bir emekli topluluğunda sebebi bilinmeyen bir solunum hastalığı ve ABD’de birkaç eyalette Covid-19 zatürresine oldukça benzer birkaç bin zatürre vakası bildirildi. 

Fort Detrick ve sebebi bilinmeyen zatürre arasındaki ilişki nedir? CDC niçin halen “ulusal güvenlik” gerekçesiyle üssün kapatılmasının arkasındaki sebebi açıklamayı reddediyor? Bunun arkasındaki gizli sır nedir?

Soru 2: ABD bütün dünyaya dağılmış 200’den fazla biyoloji laboratuvarında ne yaptı?

ABD, aralarında Ukrayna ve Afganistan’ın da bulunduğu 25 ülke ve bölgede 200’den fazla biyoloji laboratuvarına sahip. USA Today araştırması 2003 yılından bu yana biyoloji laboratuvarlarında ölümcül mikroorganizmalarla yüzlerce kaza sonucu insan temasının meydana geldiğini ve hastalıkların daha sonra yerel toplumlarda salgınlara dönüştüğünü gösterdi. 2020 yılında Ukraynalı milletvekilleri Ukrayna’da 15 ABD askeri biyoloji laboratuvarı açıldıktan sonra ülkede çeşitli bulaşıcı hastalıkların patlak verdiğini açıkladı. Harvard Üniversitesinden bir epidemiyoloji uzmanı, 10 Amerikan biyoloji laboratuvarının 10 yıl boyunca ilgili deneyler yapması halinde, laboratuvar personeline virüs bulaşması ve diğerlerine yayılması olasılığının yüzde 20 olduğunu bildirdi. 

200’den fazla denizaşırı biyoloji laboratuvarı tam olarak ne yaptı? ABD niçin uluslararası bir soruşturma açılmasını kabul etmiyor? ABD, bir doğrulama rejimi içeren Biyolojik Silahlar Sözleşmesi protokolünü onaylamayı reddeden dünyadaki tek ülke. ABD neyden korkuyor?

Soru 3: ABD Sağlık ve İnsan Hizmetleri İdaresi geçen yıl Covid-19 salgınına benzer bir senaryo uyguladı. Bu sadece bir tesadüf mü? 

Ocak-Ağustos 2019 arasında ABD Sağlık ve İnsan Hizmetleri İdaresi, Çin’i ziyaret eden bir grup turistin dâhil olduğu kurgusal bir salgını taklit eden “Kızıl Bulaşma” adlı bir senaryo icra etti. Turistlere daha sonra hastalık bulaştı ve ABD dâhil farklı ülkelere uçtular. 

Ekim 2019’da “Event 201” adlı üst düzey bir salgın tatbikatına birkaç ABD kuruluşu ev sahipliği yaptı. Tatbikat, SARS’tan daha ciddi bulgulara yol açan ve yaygın grip gibi solunum yoluyla bulaşan kurgusal bir virüsün salgına yol açtığı bir senaryoyu taklit etti. Taklit edilen virüsün Covid-19’a çok benzediği gerçeği dikkate alındığında, bu sadece bir tesadüf müydü ya da ABD gösteri için bir senaryo mu hazırladı?

Soru 4: ABD’de bildirilen grip ölümleri arasında ABD, kaçının aslında Covid-19 ile ilgisi olduğunu açıklayabilir mi?

13 Aralık 2019 ve 17 Ocak 2020 arasında CDC’den araştırmacılar ABD’deki 9 eyaletten topladıkları 7 binden fazla kan örneğinde test yaptılar ve bunlardan 106’sının yeni koronavirüse karşı antikorlar içerdiği tespit edildi. 2020 yılının başında ABD Ulusal Sağlık Enstitüsü (NIH) ülkenin birçok bölgesinden 24 bin kan örneği topladı ve bunlardan en az 9’unda yeni koronavirüs antikoru olduğu belirlendi. Bu, henüz Aralık 2019’da yeni koronavirüsün zaten ABD’de düşük oranda yayıldığını kanıtladı. CDC’nin eski direktörü Robert Redfield, ABD’de daha önce gripten öldüğü düşünülenlerin bazılarına Covid-19 bulaşmış olabileceğini kabul etti. Yeni koronavirüs ABD’de ilk olarak ne zaman ortaya çıktı? ABD’de bildirilen grip ölümleri arasında kaç tanesinin Covid-19 ile ilgisi vardı? 

Soru 5: Çin Bilimler Akademisi ile Wuhan Viroloji Enstitüsü’nden kim, ABD medyasının bildirdiğine göre, Kasım 2019’da hastaneye gitti?

23 Mayıs 2021’de Wall Street Journal, Çin Bilimler Akademisi ile Wuhan Viroloji Enstitüsü’nden üç araştırmacının hastalık nedeniyle hastane bakımı aradığını ifade eden bir ABD istihbarat raporuna atıfta bulundu. Raporda, bu araştırmacıların bulgularının “Covid-19 ile tutarlı olduğu”, bunun da ayrıca yeni koronavirüsün “laboratuvardan sızdığını” kanıtladığı belirtildi. Ancak Çin ABD tarafına üç araştırmacının isimlerini açıklamasını istediği zaman ABD bunu yapmayı reddetti. ABD, bilginin kaynağının güvenilir olduğunu iddia ettiğine göre, üç kişinin isimlerini niçin açıklamadı?

Soru 6: ABD, 11 Ocak 2020 tarihinde Covid-19’a karşı aşı geliştirmeye başladığını iddia etti. ABD virüs suşlarını nasıl elde etti?

Eski ABD Başkanı Donald Trump, ABD’nin 11 Ocak 2020 tarihinde Covid-19’a karşı aşı geliştirmeye başladığını söyledi. NIH, 16 Mart 2020’de Moderna’nın Covid-19’a karşı deneysel aşısının ilk insanlı denemelerinin zaten başladığını açıkladı.

Uzmanlar, ABD’nin virüs suşalarını erkenden elde etmediği sürece mümkün olmayacağını söyleyerek, aşı geliştirilmesi hızı konusundaki soruları derhal gündeme getirdiler. Şubat 2021’de ABD haber sitesi Gateway Pundit, Moderna ve ABD Ulusal Alerji ve Bulaşıcı Hastalıklar Enstitüsü arasındaki bir gizli anlaşmayı, Aralık 2019’da iki tarafın ortaklaşa geliştirdiği bir aşıyı Chapel Hill’deki Kuzey Carolina Üniversitesi’ne nakledildiğini yayımladı. Öyleyse ABD aşıyı çok erken geliştirmeye nasıl başladı? Virüs suşalarını ne zaman ve nasıl elde etti?

Soru 7: ABD’li uzmanların niçin kamuoyu önünde Covid-19’u tartışmasına izin verilmiyor?

Beyaz Saray, Şubat 2020’de sağlık yetkilileri ve bilim insanlarından gelen tüm koronavirüs mesajları için kontrolleri sıkılaştırmaya başladı. Mart 2020’de CDC, Covid-19 testi yaptıran insan sayısı ve teyit edilen Covid-19 vakası sayısıyla ilgili bilgi vermeyi durdurdu. Ülkenin önde gelen bulaşıcı hastalıklar uzmanı Dr. Anthony S. Fauci’nin de arasında bulunduğu birkaç bilim insanı ve hükümetin sağlık yetkilileri, bilimsel temelli açıklamalar yaptıkları için ABD yönetimi tarafından uyarıldı, sansüre uğratıldı veya tehdit edildi. İfade özgürlüğünü desteklediğini iddia eden ABD niçin uzmanların ve akademisyenlerin kamuoyu önünde yeni koronavirüsü tartışmasına izin vermiyor? ABD bir şeyi gizlemek mi istedi veya bir şeyden korktu mu?

Soru 8: ABD niçin yeni koronavirüsün kökeniyle ilgili araştırma sonuçlarını görmezden geldi?

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) bu yıl mart ayında Çin ile yaptığı ortak araştırmadan sonra Covid-19’un kökeninin küresel izlenmesi konusunda bir rapor açıkladı. Raporda, bir laboratuvardan virüs sızıntısının olasılığının “son derece uzak ihtimal” olduğu açıkça ifade edildi. 5 Temmuz’da 24 tıp uzmanı, The Lancet dergisinde yayımlanan makalede, şu anda Covid-19’un “bir Çin laboratuvarından sızdığı” iddiasını destekleyecek hiçbir bilimsel kanıt olmadığını bildirdi. 7 Temmuz’da ABD, Birleşik Krallık, Avustralya ile diğer ülkelerden bilim insanları açık bilim veri platformu Zenodo’da yayımladıkları bir makalede, mevcut durumda herhangi bir erken Covid-19 vakasının Wuhan Viroloji Enstitüsü ile ilgili olduğuna dair kanıt olmadığını belirttiler. Bu arka plana karşın, ABD niçin halen “virüsün bir Çin laboratuvarından kaynaklandığı” iddiasını abartmakta ve başka bir virüs kökeni izleme seferi başlatmakta ısrar ediyor?

Soru 9: ABD, Covid-19’un kökenini araştırmak için daha fazla çaba sarf etti, ancak niçin işi istihbarat örgütlerinin yapmasını istedi?

Beyaz Saray mayıs ayında, ABD istihbarat kuruluşlarına Covid-19’un kökenini araştırma çabalarını artırmaları ve 90 gün içinde bir rapor hazırlaması talimatı verdi. New York Times gazetesine göre, aralarında eski ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun da bulunduğu ABD’li siyasetçiler istihbarat kuruluşlarına baskı uyguladı ve onları “yeni koronavirüsün Çin’deki bir laboratuvardan sızdığı” iddiasına kanıt bulmaya çağırdı. Son zamanlarda Hudson Enstitüsü’ndeki araştırmacılar, Wuhan Viroloji Enstitüsü’ndeki araştırmacıları “doğruyu söylemeye” ikna etmek için 10-15 milyon dolarlık bir ödül koymasını önerdiler. ABD, bilimsel bir konu olan virüsün kökenini izlemeye istihbarat kuruluşlarını niçin dâhil etti? Rapor ortaya çıkarsa, ne kadar güvenilir olacak?