Çin karşıtı blok oluşturmak için AB’yi yanına çekmeye çalışan ABD, stratejisini yeni oluşturulan Ticaret ve Teknoloji Konseyi ve “Çip krizi” üzerine kurdu.

Brüksel’de düzenlenen Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Avrupa Birliği (AB) zirvesinde öne çıkan gelişme Biden’ın teknoloji konusunda Çin’e karşı AB’yi yanına çekme stratejisi oldu. Bu zirvede AB ve ABD Ticaret ve Teknoloji Konseyi (TTK) kuruldu. TTK’nin amacı, “ABD ve AB için küresel ticaret, ekonomi ve teknoloji konularına yaklaşımları koordine etmek ve ortak demokratik değerlere dayalı transatlantik ticaret ve ekonomik ilişkileri derinleştirmek için” olarak açıklansa da esas çaba, Çin’in teknoloji alanındaki hakimiyetini kırmak şeklinde yorumlandı.

Biden’ın zirvede yaptığı konuşmada Çin ile ABD arasındaki teknoloji konusunda yaşanan yarışı bir kez daha gözler önüne serdi. Bu görüşmede ABD’li uçak üreticisi Boeing ve Avrupalı rakibi Airbus’a yönelik sübvansiyonlar gündem oldu. Biden, Trump döneminde getirilen söz konusu sübvansiyonlara yönelik sağlanan ateşkesi “önemli bir adım” olarak değerlendirirken, Çin’in iki taraf için de ticari ve ekonomik tehditler oluşturduğunu iddia ederek bu adımın gelecek için bir örnek oluşturabileceğini söyledi. Her iki ülkenin uçak üreticileri için eşit şartlar sağlamayı amaçladıklarını belirten Biden, “Daha da önemlisi, Çin’in kendi şirketlerine adil olmayan bir avantaj sağlayan bu alandaki pazar dışı faaliyetleriyle mücadele etmek için anlaştık.” ifadelerini kullandı.

CRI Türk’te İlkay Akkaya’nın hazırlayıp sunduğu “Yakın Gelecek” programında konunun detayları ele alınırken ABD’nin teknoloji üzerine kurduğu stratejinin kırılgan olduğu, AB üyesi ülkelerin “Çin tehdidi” teorisini takip ederek Çin ile ekonomik çıkarlarını tehlikeye atmayacakları aktarıldı.

Global Times, ABD’nin bu hamlesini, “Almanya ve Fransa da dâhil olmak üzere AB üyesi devletler, Çin tehdidi teorisini körüklemede ABD’nin ayak izlerini tamamen takip etmek yerine, Çin ile ekonomik çıkarlarını tehlikeye atmadan ABD ile ilişkileri ve Çin ile olan bağları arasında bir denge kurmaya çalışıyorlar.” diye yorumlandı.  

TTK’NİN İLK İŞİ ÇİP KRİZİ

Yeni kurulan bu konsey, yapay zekâ, nesnelerin interneti, iklim, yeşil teknoloji, bilgi ve iletişim güvenliği konularında çalışma grupları oluşturacak. Gruplar, iş birliği ve standartlara bakmanın yanı sıra, “güvenliği ve insan haklarını tehdit eden teknolojinin kötüye kullanımını” da değerlendirecekler. Konseyin öncelikli konularından birinin de “Çip krizi” olacağı açıklandı. Daha fazla bilgisayar çipi üretilmesinin ikili arasındaki yeni teknoloji ittifakının kilit odaklarından biri olacağı kaydedildi.

Zirvede yapılan açıklamada da “yarı iletkenlerde küresel tedarik zincirlerinin yeniden dengelenmesi konusunda bir AB-ABD ortaklığı” kurma taahhüdü yer almıştı.

Pandemi sürecinde artan elektronik cihaz talebi küresel bir çip krizini tetiklemiş bu durum bilgisayar ve otomotiv sektörüne kadar sıçramıştı. Otomotiv sektörü çip yetersizliği yüzünden üretim bantlarını durdurma kararları almak zorunda kalmıştı. Bu çip krizinin daha da sürmesi bekleniyor. Geçen ay, IBM Başkanı da, kıtlığın iki yıl daha sürebileceğini söyledi. Avrupa gibi otomotiv sektöründen geçinen ülkeler içinde çip konusu kritik. AB, küresel çip üretimi pazarındaki payını yüzde10’dan yüzde 20’ye çıkarmak istiyor ve bu çaba için 150 milyar dolar ayırdığını açıkladı. ABD’de, yerel çip üretimine 52 milyar dolar ayırdı. Çin ise mayıs ayında çip üretimini geçen seneye göre, yüzde 38 artırarak rekor kırarken, Cumhurbaşkanı Xi Jinping, yerel çip sektörünün büyümesi için üst düzey kurmayını görevlendirdi. Çin yıl başından bu yana toplamda 140 milyar adet çip üretirken ülke yerel yarı iletken endüstrisini destekleyerek ABD teknolojilerine bağımlılığını azaltmayı planlıyor.