Prof. Dr. Barış Doster, Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) “kuşatma ve çevreleme” siyasetlerinin başarılı olmadığı görüşünde. Çin ve Rusya’ya yönelik “kuşatma” iddialarının gerçekçi olmadığını düşünen Doster, Washington’ın güç hesaplamasını doğru yapmadığı kanaatini paylaştı.

CRI Türk’te Mehmet Kıvanç’ın hazırladığı Dünya Postası programına konuk olan Doster, Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping ile ABD Başkanı Joe Biden görüşmesini değerlendirdi. Doster, Washington’un Çin’e bakışı ile ilgili şunları kaydetti:

“Çin’i hem içeriden karıştırmaya çalışıyor hem de yakın çevresinden kuşatmaya çalışıyor. ABD’nin Pasifik’teki ittifak arayışları AB’yi, Almanya’yı ikna edemediğini gösteriyor. Ticaret savaşlarının sonucunda Çin’in iktisadi olarak ABD tarafından hırpalanamayacağı, Çin’in yükselişini dizginlenemeyeceği görüldü.”

Prof. Dr. Barış Doster, ABD’nin Çin’e karşı inşa etmeye çalıştığı QUAD ve AUKUS gibi ittifak sistemlerinin nedenlerine ilişkin şunları söyledi:

“ABD demek ki, kendi gücüyle Çin’i dengeleyemiyor, Çin’i kuşatamıyor, o yüzden İngiltere’yi, müttefiklerini cepheye sürüyor demektir. ABD bu ittifaklara gereksinim duyuyorsa AB’yi, Almanya’yı, Fransa’yı Çin’i kuşatma konusunda ikna edememiş demektir. AB’nin desteğini alamayan bir ABD’nin ne yaparsa yapsın QUAD ve AUKUS’la Çin’i kuşatamayacağını, çevrelemeyeceğini, dengelemeyeceğini görüyoruz.”

Doster, Batı-Rusya ilişkilerinden hareketle ABD’nin Çin karşısındaki durumunu şu şekilde değerlendirdi:

“Nasıl Polonya’nın sıkleti, Polonya’nın devlet kapasitesi, Polonya’nın siyasi, iktisadi, askeri gücünün toplamı Rusya’yı dengelemeye, çevrelemeye, kuşatmaya, Rusya’ya geri adım attırmaya yetmez ise aynı şekilde Japonya’nın, Avusturalya’nın, Yeni Zelanda’nın, Hindistan’ın da siyasi, iktisadi, askeri güçleri, devlet kapasiteleri, sıkletleri Çin’i, arkalarına ABD’yi alsalar bile Çin’i kuşatmaya, dengelemeye, çevrelemeye, kuşatmaya, Çin’e geri adım attırmaya yetmez.”

BELARUS-POLONYA SINIRINDA GERİLİM

Avrupa Birliği (AB) ile Rusya’yı karşı karşıya getiren Belarus-Polonya sınırındaki gerilimini yorumlayan Prof. Dr. Barış Doster, olayın çapının görünenden büyük olduğunu belirtti:

“Her ne kadar Belarus ve Polonya bir sığınmacı krizi gibi görünse de bunun gerçekliği Belarus ve Polonya’nın ötesine taşıyor. Rusya-AB gerilimi, Rusya-ABD gerilimi şeklinde okumalıyız bunu. Sadece sınıra değil, sınırın ötesine bakalım. Belarus, Rusya’ya Polonya ABD’ye yakın devletler. ABD, Rusya’yı kuşatmak için Doğu Avrupa’da, Akdeniz’de, Balkanlarda, Baltık Denizi’nde, Orta Asya’da, Yunanistan’da elinden geleni yapıyor.”

ABD’nin Polonya, Bulgaristan ve Romanya’da büyük bir askeri yığınağı olduğunu da vurgulayan Doster, göçmen krizinin; “Rusya ABD gerilimi, Rusya AB gerilimi olarak tahlil etmek gerektiğini” belirtti.

ORTA DOĞU’DAKİ YUMUŞAMANIN NEDENLERİ

Orta Doğu’daki yoğun diplomasi trafiğini de değerlendiren Doster, ABD istediği bölgesel dizaynı yapamadığı için Orta Doğu ülkelerinin mevcut gerçeklere uyum sağlamaya başladığı görüşünü paylaştı:

“ABD istemediği halde Irak işgaliyle, Suriye’deki karışıklığı çıkartarak istemese bile İran’ın hem Irak hem de Suriye üzerindeki mevcut nüfuzunun daha da artmasına yol açtı. ABD bölge ülkelerini İran, Rusya, Çin ve Türkiye aleyhine ne kadar kışkırtırsa kışkırtsın Çin’in bölgede artan ağırlığını durduramadı. Rusya’nın bölgede gelişmekte olan nüfuzunu engelleyemedi. Bizim gördüğümüzü her halde Körfez rejimleri de görüyorlar. ABD ile ilişkilerini yormadan yıpratmadan germeden bir şekilde İran’la yumuşamanın bir şekilde Rusya ve Çin’le ilişkileri aynı zamanda geliştirmenin yollarını arıyorlar ve buluyorlar.”