Gazeteci-yazar Mehmet Ali Güller, CRI Türk’te Tuğçe Akkaş’ın hazırlayıp sunduğu “Güne Başlarken” programına konuk oldu. Güller, Türkiye ve dünya gündemindeki gelişmeleri değerlendirdi.

Yeni Amerika Birleşik Devletleri (ABD) yönetiminin “Geçici Ulusal Güvenlik Stratejik Kılavuzu” ilan edildikten sonra iki önemli bakanı Dışişleri Bakanı Antony Blinken ve Savunma Bakanı Lloyd Austin’in ilk yurt dışı ziyaretlerine başladıklarını hatırlatan Güller, “Bu geziyi Japonya Güney Kore ve Hindistan üçlüsüne yaparak doğrudan ‘Geçici Ulusal Güvenlik Stratejik Kılavuzu’na uygun bir şekilde baş rakip gördükleri ve uzun soluklu stratejik bir mücadeleye gireceklerini belirttikleri Çin’e karşı yapmış olduklarını göstermiş oldular. Her iki bakan Çin’e karşı caydırıcı bir güç oluşturması söylemiyle zaten bu ziyarete başladılar. Önce Japonya’yı ziyaret ettiler. Şu anda Güney Kore’deler. Son olarak da Hindistan’a geçecekler. Hindistan’da ABD, Japonya, Avustralya ve Hindistan’dan oluşan QUAD (Dörtlü) Zirvesi’ni toplayacak.” dedi.

ABD’Lİ BAKANLARIN GÜNDEMİ

ABD’li bakanların gündeminde yer alan konulara da değinen Güller, “Birincisi Güney ve Doğu Çin Denizleri’nde seyir güvenliğini garanti altına almak için bu ziyaretin yapıldığı bildiriliyor. İkincisi, bölgedeki yarı iletken tedarik zinciri güvenliğinin sağlanması için bu ziyaretin yapılacağı belirtiliyor, üçüncüsü Kuzey Kore’nin nükleer gücü ve dördüncüsü de Myanmar’daki askeri darbe gündemlerini oluşturuyor. Temel hedefin söylemlere de yansıyan özgür ve açık bir Hint-Pasifik bölgesi oluşturulmasını sağlama olduğu görülüyor. Bunun gerçekte temsil ettiği anlam Çin’i bölgesine hapsetmek ve müttefikleriyle bildikte ABD’nin bölgeye tamamen yerleşmesi demek. ABD’li iki bakanında bölge müttefikleriyle ilk ziyaretlerini yapıyor olması bu bakımdan anlam kazanıyor.” diye konuştu.

ÇİN’İN SERT TEPKİSİ

Her iki bakanın doğrudan Çin’i hedef alan açıklamalarına Çin yönetiminden sert tepki geldiğini söyleyen Güller, “Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, ulusal güvenliğini, iç işlerini ilgilendiren konularda Washington ve Tokyo’nun sözlerinin iç işlerine karışma anlamı taşıdığını kabul edilmez olduğunu, uluslararası ilişkilere yeni yaklaşım getirmeye çalışan bu girişi kabul etmediğini söyledi. Bakanlık sözcüsü Taiwan, Hong Kong, Xinjiang, Güney Çin Denizi ve adalar konusunda yapılan açıklamalar karşısında Çin yönetiminin gerekli cevapları her zaman vereceğini belirtmiş oldu.” açıklamasında bulundu.

ZAMAN ABD’NİN ALEYHİNE, ÇİN’İN LEHİNE İŞLİYOR

Gazeteci Mehmet Ali Güller, iki bakanın yaptığı ziyaretlerle ABD’nin yapmak istediği açılımın işe yarayıp yarayamayacağı konusunda ise şunları söyledi:

“Çin açısından ABD-Hindistan-Japonya-Güney Kore ittifakı, Rusya açısından ABD-Avrupa Birliği (AB) ittifakı. Bunlar işe yarayacak mı? Bana kalırsa yaramayacak. Tersine bu ülkeler bir süre sonra ABD’nin onları Çin’e karşı zorlayan çabalarının en azından kendilerinin Çin ile ticari ilişkilerini sıkıntıya sokacağını görecekler. Bırakın bu dört ülkeyi ABD’nin kendisi bile Çin’e başlattığı ticaret savaşının esas kaybedeni olmuştu. ABD kaybediyorken bu ülkelerin bir ticaret rekabetine girerek Çin’e karşı bir avantaj elde etmelerinin söz konusu olmayacağını zamanla görecekler. Bu nedenle ABD’nin QUAD’ı bir nevi Asya NATO’suymuş gibi Çin’in önüne getirmeye çalışması bana kalırsa nafile bir çaba olarak kalacak. Biden yönetimi her ne kadar ‘uzun soluklu stratejik rekabet’ öngörüyor olsa da bunun gereklerini yerine getirecek bir bölge müttefiki oluşturma, bunları savaş sahasına sürme kabiliyeti de yok. Tersine zaman ABD’nin aleyhine, Çin’in lehine işliyor. Bölge ülkelerinin uzaktan gelen ABD ile iş birliği yaparak Çin’e karşı kazanacağı hiçbir şeyin olmadığını tersine bölgedeki sorunları bölge içinde çözerek o ülkelerin kazanç hanelerine çok daha fazla getrinin yazılacağını görmesini gerek. Önümüzdeki dönemde bunların çok daha iyi görüleceğini düşünüyorum. Ayrıca ABD’nin kışkırtmalarının, Çin’i doğrudan hedef alan hamleleri kısa, orta ve uzun vadede hiçbir işe yaramayacağını öngörüyorum.”