Aydınlık gazetesi Ankara temsilcisi İsmet Özçelik, CRI Türk’te Tuğçe Akkaş’ın hazırlayıp sunduğu “Güne Başlarken” programına konuk oldu. Özçelik, iç ve dış politikadaki son gelişmeleri değerlendirdi.

“AFGANİSTAN’DA YENİ HÜKÜMETTE HEM ETNİK HEM BÖLGESEL DENGELER GÖZETİLMİŞ”

Afganistan’da Taliban tarafından açıklanan yeni hükümeti değerlendiren İsmet Özçelik, “Taliban, Afganistan’ın tamamında kontrolü ele geçirdikten sonra zaten belli çalışmalar yapılmıştı. Yeni hükümette hem etnik hem bölgesel dengeler gözetilmiş. Fakat ısrarla yapılan bir vurgu var. O da bu hükümetin ‘geçici’ olduğu noktası. Kritik noktalardan biri de yeni hükümetin tanıtım seremonisine Türkiye, Rusya, Çin, İran, Pakistan ve Katar’ın davet edilmesi. Bu da önemli. Öyle gözüküyor ki, bu hükümet bu ülkelerle yakın çalışacak. Öte yandan Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, yeni hükümetin tanıtım seremonisine katılabileceklerini belirterek ‘Taliban ve Peştunların yanı sıra Özbekler, Hazaralar, Tacikler gibi diğer etnik gruplar da dâhil olmak üzere Afgan toplumunun tamamını yansıtacak bir hükümet kurma sürecini desteklemek istiyoruz.’ açıklamasını yaptı. Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar da ‘Yeni yönetim ile diyalog kuruluyor mu?’ sorusuna ‘Dışişleri Bakanlığımız, Milli Savunma Bakanlığımız (MSB), Milli İstihbarat Teşkilatımız (MİT) koordinasyon içinde çalışmalarını sürdürüyor. Büyükelçimiz Kabil’de çalışmalarına devam ediyor. Gelişmeleri yakından takip ediyoruz.’ yanıtını verdi. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ise ‘Türkiye Taliban’ı tanıyacak mı?’ sorusuna ‘Bu konuda aceleci olmamak gerekir. Tüm dünyaya tavsiyemiz bu. Kapsayıcı bir hükümet olması lazım. Sadece Taliban’dan oluşmamalı, herkesi kapsamalı. Uluslararası toplum beraber hareket etmeli. Kadınların temsilini de temenni ediyoruz. Şartlara ve gelişmelere göre hareket edeceğiz.’ ifadelerini kullandı. İki bakanın açıklamaları Taliban’ın yeni hükümeti kurmadan önce yaptığı açıklamalardı. Türkiye’nin de dikkatli bir şekilde gelişmeleri takip ettiğini görüyoruz.” dedi.

ÇAVUŞOĞLU’NUN SURİYE AÇIKLAMASI

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun Suriye konusundaki açıklamalarına da değinen Özçelik, “Bu gelişme önemli. Daha önce Türkiye ile Suriye’nin kritik görüşmeler yaptığını belirtmiştik. Şam ile masaya oturma konusu çok tartışılan bir konuydu ve toplumda da bu konuda bir görüş birliği var. Çavuşoğlu’nun açıklamaları belli konularda mesafelerin alındığını gösteriyor. Çavuşoğlu ‘PKK’ya karşı görüşümüz rejimle örtüşüyor.’ dedi. Biz tehdit eden olay şu an Suriye’nin doğusunda. Orada Amerika Birleşik Devletleri (ABD) korumasında bir PKK devletçiği oluşturulmaya çalışılıyor. Bu anlamda Çavuşoğlu’nun Suriye vurgusu önemli. İnşallah devamı gelir. Çünkü bu mesele hem Türkiye’deki Suriyelilerin göç olayını çözecek hem de diğer sorunların çözümünü kolaylaştıracak olay.” diye konuştu.

DERA, SURİYE HÜKÜMETİNİN EMRİNE BIRAKILDI

Suriye’nin Dera kentinde terör gruplarının silahlarını bırakmasını değerlendiren Özçelik, “Dera, Suriye olayın başladığı ve son derece kritik bir kent. Esas olarak Suriye kontrolü ele geçirmişti anacak bazı sıkıntılar vardı, sorunlu bir bölgeydi. Burada bir anlaşama sağlandı. Ruslar da bu işin içinde. Kent merkezinin tamamı Suriye hükümetinin emrine bırakıldı. Muhalifler, silahlarını teslim etmeyi kabul etti. ‘Burası yeni bir İdlib olur mu?’ diye endişe ediliyordu bu sorun çözülmüş oldu. Bu da şunu gösteriyor, artık Suriye kontrol ettiği sorunlu bölgeleri kuşatıyor. Ezici bir şekilde imha etmeden anlaşma yolunu seçiyor. Bu şekilde denetimi ele geçiriyor.” açıklamasında bulundu.

“AMERİKA ARTIK OLAĞANÜSTÜ DEĞİL”

Gazeteci İsmet Özçelik, ABD’de yayınlanan Foreign Policy dergisindeki “Amerika artık olağanüstü değil” makalesi için de şunları söyledi:

“Foreign Policy dergisi, ABD dış politikasını belirleyen yayın organı olarak değerlendirilir. Bu dergide çıkan makaleler bu nedenle dikkate alınır. Bu makale, ABD’nin artık geri çekilme yöntemini bir resmi politika haline getirdiğini ifade etmesi çerçevesinde değerlendirilmeli. Dergide bunun devamının geleceği de aktarılıyor. ABD’nin çekildiği yerlerde yönetimler hemen Çin ile ilişkilerini yoğunlaştırıyor. Rusya ve Çin’i daha güvenilir bir ortak olarak görüyorlar. Bu da son derece önemli. ABD’nin eski ABD olmadığı, eski gücü olamadığının tespiti zaten uzun zamandır yapılıyordu. Artık bunların ABD yayın organlarında bile iyice dillendiriliyor olması, bu görüşün ABD’de bile kabul edilir hale gelmiş olması önemli.”