Haber: Mehmet Kıvanç

İşgal döneminde ABD ile doğrudan çalışan Afganların ülkeden tahliyesine yönelik program, Türkiye’ye yönelik yeni göç dalgalarını teşvik ediyor. Programın “öncelik 2” kategorisinde tanımladığı Afganların ABD’ye alınmadan önce üçüncü bir ülkede bekleme odasına alınması planı Türk Dışişleri göre; “ABD’nin sorumsuz kararı.” Buna ek olarak bölgeyi izleyen uzmanlar, ABD’nin Kabil Havalimanı ötesinde Ankara’dan yeni istekleri de olabileceğini değerlendiriyor.

Taliban 1 Mayıs’tan bu yana artarak devam saldırı kampanyasını Afganistan’ın büyük kentlerine taşıdı. Leşkergah, Herat ve Kandahar gibi kalabalık kentlere girmeyi zorlayan Taliban, Afganistan Savunma Bakanı Bismillah Han Muhammedi’nin başkent Kabil’deki evine de büyük bir saldırı düzenlendi. Saldırı esnasında evde olmayan Bakan Muhammedi Twitter hesabından, “Kaygılanmayın, her şey yolunda” açıklaması yapsa da işlerin yolunda olmadığını düşünen binlerce Afgan ülkeden çıkmanın yollarını arıyor.

ABD’NİN “ÖNCELİK 2” PLANI

Durumu en hassas olan ve bir an önce ülkeyi terk etmek isteyenler ise işgal döneminde Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile doğrudan çalışmış olan Afganlar. ABD Dışişleri Bakanlığı, pazartesi günü bu kesime yönelik tahliye programının “öncelik 2” kategorisini açıkladı. ABD Dışişleri, üçüncü bir ülkede bekleme odasına alınması planlanan ya da ülkeden çıkmak isteyen Afganlara Türkiye’yi adres gösterdi.

2 Ağustos günü ABD Dışişlerinin düzenlediği “arka plan” toplantısında brifing veren ve adı açıklanmayan “iki numaralı resmi yetkili” aynen şöyle diyor:

“Pakistan gibi bölgelerin sınırlarının açık kalması önemli olacak. Açıkçası, insanlar kuzeye ya da İran üzerinden Türkiye’ye giderse ki hali hazırda Türkiye’ye ulaşanları izliyoruz, bu kişiler hükümet veya Birleşmiş Millet Mülteciler Komiserliğine kayıt yaptırmanın yanı sıra ülkeye girme fırsatına da sahip olacak.”

ABD’nin “öncelik 2” planında seçme, eleme ve kayıt işlemleri için Türkiye’nin bekleme odası olmasını öngörüyor. Türk Dışişlerinden 3 Ağustos Salı günü yapılan açıklamada ise “ABD’nin açıklaması bölgemizde büyük bir göç krizine neden olacak ve göç yollarında Afganların acılarını artıracaktır.” denildi.  Açıklamada, “ABD, eğer bu kişileri ülkesine almak istiyor ise doğrudan uçaklarla ülkesine nakletmesi mümkündür.” ifadeleri yer buldu.

Her ne kadar Türk Dışişleri göçmen konusunda tavır koysa da ABD’nin Türkiye’den Afganistan konusundaki talepleri çok daha ileri boyutlara varabilir. 20 yıllık işgal boyunca Afganistan’da operasyonel görev almamış olsa da Türkiye’nin, ABD’den gelen “askeri operasyonlara katıl” baskısına maruz kaldığı bilinen bir gerçek. Bu bağlamda konuyu CRI Türk’e değerlendiren Emekli Kurmay Albay Ünal Atabay, ABD’nin Kabil Havalimanının ötesinde yeni talepleri Türkiye’nin önüne getirebileceğini düşünüyor.

ABD TÜRKİYE’NİN ETKİSİNİ KULLANMAK İSTEYECEK

Havalimanı göreviyle ilgili ayrıntılar henüz netlik kazanmasa da Atabay, “ABD’nin orada bırakacağı özel güvenlik şirketleri üzerinden faaliyetleri yönetecek sivil görünümlü unsurları var. 20 bine yakın insandan bahsediyoruz.” diyerek ABD’nin Afganistan’da işinin bitmediğine dikkat çekiyor.

Atabay, Wasginton’ın “Türkiye’nin Özbekler ve Türkmenler üzerinden faydalanmak isteyebileceğini” belirtiyor. Afganistan dosyasında etnik hassasiyetin yeni sorulara yol açabileceği uyarısını yapan Atabay’a göre Türkiye, Kabil havaalanı dışında bir denkleme girerse Pakistan ve diğer bölge ülkeleriyle arası bozulabilir. Bu durumun “Türkiye’nin kaosun içine itilmesi riskini taşıdığı” uyarısını yapıyor.

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü Terörizm ve Terörle Mücadele Merkezi Başkanı olan Ünal Atabay Afganistan’daki kaotik durumu; “ABD, Afganistan’a kaos ve istikrarsızlığın devam etmesin buraya Çin ve Rusya’yı angaje etmek istiyor.” sözleriyle özetliyor.

ASYA ÜLKELERİNİ İTTİFAKA ZORLUYOR

9-13 Ağustos tarihleri arasında Çin ve Rusya’nın yapacağı ortak tatbikatı Global Times’ta kaleme aldığı yazıyla değerlendiren askeri uzman Song Zhongping de benzer bir görüşü paylaşıyor:

“Aslında Washington, Beijing ve Moskova etrafında daha çok bunalım yaratıyor. ABD’nin Afganistan’dan sorumsuz bir şekilde çekilmesi ülkede büyük bir kargaşa yarattı.”

Atabay, “Bu alanda, Afganistan sahasında uğraşmak suretiyle bu aktörlerin (Çin ve Rusya) Pasifik Sahasındaki enerjisini kırmış olacak.” diyerek ABD’nin Asya Pasifik merkezli siyasetinin Afganistan’daki kaotik çekilmenin gerekçesi olduğunu belirtiyor.

Song Zhongping de Global Times’taki makalesinde Batı’da gelen baskıların Asya güçlerini birlikte hareket etmeye sevk ettiğini vurguluyor:

“Çin ve Rusya arasında yeni bir dönem için kapsamlı stratejik ortaklığın koordine edilmesi bağlamında, Beijing ve Moskova karşılıklı olarak askeri güveni artırmaya ihtiyaç duyuyor. Ayrıca ABD liderliğindeki ‘Batılı ülkelerin’ devam eden baskısı, iki ülkeyi daha yakın askeri iş birliğine zorluyor.”