Haber: CRI Türk Dış Haberler Servisi

ABD Başkanı Biden’ın Afganistan’dan çekilme kararı tartışmaları beraberinde getirdi. Çin yönetimi bir yandan ABD’nin askerleri varlığının son bulmasını desteklerden, diğer yandan çekilmenin sorumlu olması gerektiğini vurguluyor.

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Afganistan’da 20 yılı bulan varlığını bu kez sonlandırmaya kararlı gözüküyor. ABD Başkanı Joe Biden, özel kuvvetler de dâhil olmak üzere 3 bin 500 güvenlik personelinin bulunduğu Afganistan’ı eylül ayı itibarıyla terk edeceklerini duyurdu. ABD’nin Afganistan’da etkisini devam ettirmek adına sembolik olarak varlığını koruması beklense de uzmanlar kararın bölgede yeni bir sayfa açacağı konusunda hemfikir.

ABD’nin Afganistan’daki askeri varlığını büyük ölçüde sonra erdirme kararını yakından takip eden ülkelerden biri de Çin Halk Cumhuriyeti. Afganistan’a komşu olan Çin’e göre, ABD’nin kararı hem fırsat hem de meydan okumaları beraberinde getiriyor.

AFGANİSTAN’IN KENDİ ŞANSINI YARATMASI BİR FIRSAT

Beijing yönetimin fırsat olarak gördüğü alanların başında Afganistan halkının kendi iradesini güçlendirme olasılığı bulunuyor. Afganistan’da müzakerelerin “Afgan öncülüğünde” yapılması gerektiğinin altını çizen Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, Asya Liderleri Zirvesi’nde yaptığı konuşmada sürece destek vermeye hazır olduklarını dile getirdi.

Çin’in Afganistan’a destek vereceği platformların başında ise Birleşmiş Milletler (BM) Shanghai İş Birliği Örgütü geliyor. Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping, geçen yılın kasım ayında Shanghai İş Birliği Örgütü Zirvesi’nde yaptığı konuşmada ayrıca Afganistan Temas Grubu’nun desteklenmesi gerektiğine işaret etmişti.

Afganistan’ı 1955 yılında tanıyan ve 1969 yılında karşılıklı saldırmazlık anlaşmasına imza atan Çin yönetimi, sorunun çözümü için bir yandan “Çin-Afganistan-Pakistan Dışişleri Bakanları Buluşması” organize ederken, diğer yandan Doha ve Moskova süreçlerini dikkatle takip etti.

ÇEKİLME AMA NASIL?

ABD’nin Afganistan’dan çekilme kararını ilkesel olarak destekleyen Çin aynı zamanda bu sürecin “sorumlu” bir şekilde ilerletilmesi gerektiğine inanıyor. Çin’e göre, ABD’nin sorumsuzca çekilmesi bölgede istikrarsızlık dalgasının artmasına neden olabilir. Nitekim Afganistan’da düzenlenen ve en az 68 kişinin ölümü ile sonuçlanan terör saldırısının ardından açıklama yapan Çin Dışişleri Bakanlığı, “ABD’nin bir anda çekilme kararı Afganistan’daki birçok noktada bombalı saldırılara yol açtı.” ifadesini kullandı.

Çin’de şüphe yaratan bir husus da ABD’nin çekilmesine neden olan motivasyonun belirsizliği. Zira “en uzun savaşı sona erdirmek” söylemini öne çıkaran ABD basının aksine ülkenin Dışişleri Bakanı Antony Blinken, çekilme kararı sonrasında kaynakların daha fazla Çin ile mücadeleye aktarılabileceğini savunmuştu.

İSTİKRAR YOKSA TİCARET TEHLİKEDE

Çin basınında yer alan makalelerde bir diğer endişe başlığını ise ekonomi oluşturuyor. Son olarak Global Times gazetesi yayımladığı bir analizde Batı basınında çıkan “Çin, ABD’nin çekilmesini fırsat olarak görüyor” başlıklı haberleri eleştirerek “Aslında, Afganistan bir ekonomik girdabın içinde ve ülkedeki ekonomik iyileşme ile savaş sonrasında yeniden yapılanma göz korkutucudur. Bu bağlamda Afganistan’ın Çin ile ekonomik iş birliğinin sınırları var. Afganistan içindeki durum istikrarlı hale gelirse ancak bu ülke diğerleri ile ‘kazan-kazan’ bir iş birliği kurabilir.” değerlendirmesinde bulundu.

Voice of America (Amerika’nın Sesi) isimli internet sitesinin Çince versiyonunda Beijing yönetiminin Afganistan’ı ekonomik olarak kendine bağlamak istediği iddia edilirken, CNN International sitesinde de kısa süre önce benzer bir analiz yayımlanmıştı.