CGTN / Hamzah Rifaat Hussain

Daha önce resmi olarak “Magampura Mahinda Rajapaksa Limanı” diye adlandırılan ama halk arasında “Hambantota Liman”ı diye bilinen Sri Lanka’nın güneyinde uluslararası limanı bölgede denizcilere yakıt sağlama merkezi olma hedefine bir adım daha yaklaştı. Mart ayında Çinli ortağı Sinopec ile denizden yakıt satma hizmetlerini başlattı. 

Limanın Hint Okyanusu’ndan geçen gemilere sunduğu artan hizmetler, çoğu Çin’den gelen ve ada ve bölgenin büyümesini desteklemeyi amaçlayan yatırımların sonuçlarını gösteriyor. Aslında Hambantota vakası dünya ölçeğinde Çin’in büyük limanlardaki yatırımlarının koşulsuz yenilik yoluyla stratejik ortaklıkları güçlendirmeyi hedeflediğini gösteriyor. Çin’in bu tür yatırımlarla düşük gelirli ülkelere borç tuzağı kurduğu iddiaları son olarak Colombo Liman Kenti’nin kurulmasıyla daha da savunulamaz hale geldi. Resmen Colombo Uluslararası Finans Kenti olarak bilinen liman kenti özel bir ekonomik bölge ve finans merkezi.

Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) Sri Lanka Büyükelçisi Alaina Teplitz’in, limanın kolay iş yapma kuralları nedeniyle bir kara para aklama cenneti haline gelebileceğini söyleyerek, proje üzerine şüphe düşürmeye çalışmasına rağmen, gerçek, girişimin Sri Lanka meclisi tarafından onaylandığı ve kabine bakanları tarafından “tamamen Sri Lankalı” olarak görüldüğüdür. Buna ek olarak, limanın 200 bin iş yaratması ve adanın Gayri Safi Yurt İçi Hasılası’na (GSYİH) her yıl 11,8 milyar dolar katkı yapması bekleniyor.

Limanın ayrıca şeffaf olması ve bir tarafsızlık politikasına bağlı kalması öngörülüyor. Beijing ile Colombo arasındaki ilişkiler kendi dış politikaları tarafından yakın, karşılıklı saygıya dayalı ve ekonomik bağları desteklemeye yönelik olarak tanımlanıyor.

ABD KARALAMA KAMPANYASINI SÜRDÜRÜYOR

Çin’in örneğin, Sinopec gibi limandaki yatırımları Sri Lanka’nın Uluslararası Para Fonu’ndan (IMF) 2020’de kredi almak istediğinde karşılaştığı zorlukları kolaylaştırdı. Çin’in kredileri ve yatırımlarından önce Sri Lanka’nın dış borçları 64 milyar dolara yakındı.

Son zamanlarda Kuşak ve Yol İnisiyatifi’nin bir parçası olarak yapılan Çin yatırımları sanayi parklarının, özel ekonomik bölgelerin ve deniz doğal gaz ile petrol ihraç platformlarının yaratılmasına yola açarak, Colombo’nun ekonomik potansiyellerini gerçekleştirmesine imkân tanıdı. ABD araştırmacıları ve siyaset bilimcilerinin 2004’ten bu yana bu yatırımları “Hint Okyanusu’nun güvenliğini tehlikeye düşüren yatırımlar” diye tanımlamaya çalışmalarına rağmen, bu yatırımların hiçbir askeri özelliği yok.

Konuyla ilgili bir nokta, Kuşak ve Yol İnisiyatifi’nin sancak gemisi olan Pakistan’daki Gwadar Limanı. Bu proje de ticaret ile yatırımları dayanıyor ve hiçbir egemenlik tasarısı yok.

O zaman soru şu, birbiri peşi sıra gelen ABD yönetimleri Sri Lanka gibi ülkelerdeki yatırımlarıyla ilgili anlatısına, aksine inkâr edilemez kanıtlara rağmen neden meydan okumaya bel bağlıyor? Alarm zillerini çalan iddialar Kuşak Yol İnisiyatifi ile ilgili yapay ve ön yargılı anlayışlara dayanmaya devam ediyor.

Sri Lanka’daki Çin yanlışı hava, insanların Çin yatırımlarının Sri Lanka ekonomisini tehdit eden borç yarattığı ya da yolsuzluğu teşvik ettiği gibi alakasız iddiaları mantıksızlık olarak gördüğünü gösteriyor.