Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) enflasyonun düşeceği beklentileri karşılıksız kalırken eylül ayı enflasyonu yüzde 5,4 artış gösterdi.

Üretici fiyatları ve istihdam verilerinin de beklentileri karşılamadığı ABD ekonomisinin küresel etkilerini ekonomist Prof. Dr. Mehmet Şişman, CRI Türk’te Samet Demir’in hazırlayıp sunduğu “Ekonomi Basını Özel” yayınında değerlendirdi.

ABD’nin hiç görmediği kadar yüksek bir üretici fiyat endeksi (ÜFE) gördüğünü belirten Prof. Dr. Mehmet Şişman, bu durumun tüketici fiyatına (TÜFE) da yansımasının olacağını belirtti.

İşsizlik verilerinin yüzde 4,8 göründüğünü ifade eden Şişman’ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“ABD’de işsizlikte hispaniklerin, özellikle siyahların işsizliği çok daha yüksek, yüzde 7,3. Irkçılık demeyelim ama bazı kesimler daha az istihdam edilebiliyor. Bu ABD ekonomisinin istihdamda zorlandığının bir kanıtıdır. ABD ekonomisinde ben işsizlikle enflasyonu birlikte ele alma taraflısıyım. Biraz parasal bir açılım yaptılar ama bu açılım istihdam piyasalarında denizin bittiğini gösteriyor. Ağustos ayında eğitim ve birkaç sektör hariç daralmış istihdam. O zaman enflasyon burada kendini çok tehlikeli olarak gösterecektir. ABD halkı da bundan çok etkileniyor, ev fiyatlarının çok yüksek olduğunu da duyuyoruz.

Bu durumda ABD Merkez Bankası’nın (Fed) yönetim kurulunun oturup enflasyonla ilgili ne yapabiliriz diye tartışması doğaldır. Biz ne zaman varlık alımlarını azaltacağız, faiz oranlarını ne zaman artıracağız gibi hesaplar yapılmaya başlandı.

Ünlü ekonomist Nouriel Roubini, acele etmezler, diyor. Roubini, biraz finanstan bakıyor, finansı çok kollayacaklarını yine düşünüyor. Ben o kadar da iyimser değilim. Varlık alımlarını azaltıp enflasyonu önleme yönünde eğilim sergileyeceklerdir. Biraz o konuda acele edeceklerdir. Yıl başından sonra faiz artırımları gündeme gelebilir bu da tehlikeli bir şey tabii. Dolar endeksi çıkınca hop oturup hop kalkıyoruz. Bu ara dolar endeksi düşmesine rağmen bütün dünyada etkileri oluyor, Türkiye’de TL değer kaybediyor. Bir de endeks ve faizler yükselirse ne olur, diye kara kara düşünmekteyiz. Bu tabii neoliberalizmin bizi getirdiği bir durum, bunu aşmaya çalışmalıyız.

IMF’NİN BÜYÜME RAPORU

ABD ekonomisi için değil sadece bütün dünya ekonomisinin büyümesinde düşüş bekleniyor. IMF’nin Başekonomisti daha iyimser olmasına rağmen, o enflasyonun geçici olacağını tahmin eden bir iktisatçımız. Ama ona rağmen burada büyümenin 2022’de 2021’deki gibi olmayacağını söylüyor. ABD’de için 5,4’ten 3,6’ya Çin için bile 8’lerden 5’lere düşeceği söyleniyor. Çin biraz içeride gelir dağılımını düzeltme ve iç pazarı daha genişletme eğilimleri sergiliyor.

Dünya 2022’de 2021’den daha da az büyüyecek ama bunun sınırlarını tam bilemiyoruz. Finansta bilanço tam ortaya çıkmış değil. Biden yeni bir borç tavanını kısa süre önce kabul etti. Oralardan gelecek etkiler dünyada tehlikeli durumlar yaratacaktır.

GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERİN DÖVİZ BORÇLARI

 Dünya borç seviyesi de çok yüksek, bizim gibi ülkelerin de döviz borçları hızla yükseliyor. Bizim borçlar son bir haftada kaç milyar liralık arttı. Bunlar için bizim daha fazla para kazanmamız lazım. Enflasyon olarak da kriz öyle bir yakıyor ki, halkın yaşadığını halk bilir.

Döviz kuru piyasasındaki oynaklığı anlayabiliyoruz. Bundan 10 yıl önceki bir toplantıda bu durumu ben Amerikalılara sormuştum, Amerikan devleti güçlüdür, demişlerdi. Göreceğiz bakalım, Amerikan devleti ne kadar güçlüymüş bu konuda. Kolay toparlayacaklarını sanmıyorum. Bunun siyasi etkileri oluyor, olacaktır da.”