Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) Los Angeles şehrinde yaşayan gazeteci Ediz Tiyanşan, CRI Türk’te Tuğçe Akkaş’ın hazırlayıp sunduğu “Güne Başlarken” programına konuk oldu ve ABD gündemindeki gelişmeleri değerlendirdi.

ABD’de koronavirüs (Covid-19) ile mücadelede yeni bir uygulamanın devreye girdiğini aktaran Ediz Tiyanşan, yeni uygulamanın 100’den fazla çalışanı olan büyük şirketleri kapsadığını kaydetti.

ABD’DE 100’DEN FAZLA ÇALIŞANLI İŞLETMELER İÇİN AŞI ZORUNLULUĞUNDA SON TARİH BELLİ OLDU

Alınan karar gereği bu şirketlerde çalışanların 4 Ocak itibarıyla aşılanmış olması gerektiğini belirten Tiyanşan’ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Artık büyük şirketlerdeki bütün çalışanların aşılanmış olması gerekiyor. Aşılanmayanlara ise hem her hafta test zorunluluğu getirilecek hem de maske takmak zorunda kalacaklar. Bu kurul anladığımız kadarıyla yaklaşık 31 milyon özel sektör çalışanını etkileyecek gibi görünüyor. Aşılanma oranında ciddi bir artış sağlanabilir, en azından Biden yönetiminin danışmanları bunu öngörüyor.

Yeni açıklanan kurallar kapsamında özel sektörün yanında sağlık çalışanları da 4 Ocak’a kadar aşılanmak zorunda. Bu özellikle devletten destek alan her türlü hastane klinik sağlık ocağını kapsıyor. Bu gibi yerlerde çalışan sağlık çalışanlarının da 4 Ocak itibarıyla aşılanması gerekiyor bu da yaklaşık 17 milyon sağlık çalışanını kapsayan bir uygulama.

Aşılanma oranının çok daha düşük olduğu hastaneler ve sağlık merkezleri var. Aşılanma oranının düşük olduğu muhafazakâr Cumhuriyetçi yönetimlerin olduğu eyaletlerde bu geçerli. Onlar bu kuralı büyük endişe ile karşılıyor çünkü bazıları bu kurala karşı çıkıyor ve aşı olmayı reddediyor. Bu durumda bazıları işi bırakmaya zorlanabilir veya işlerini kendi rızalarıyla bırakabilirler. Pek çok sağlık merkezinin çalışan sayısında eksiklik yaşadığı bu dönemde bu kural bazı yerleri çok ciddi bir zorluğa itebilir gibi görünüyor.

İKLİM ZİRVESİ’NDE ÖNEMLİ BİR ANLAŞMA İMZALANDI

İskoçya’nın Glasgow kentinde yapılan İklim Zirvesi’nde 40’tan fazla ülke önümüzdeki yıllarda hem kömür üretiminden hem de fosil yakıtlardan uzaklaşacaklarına yönelik bir anlaşmaya imza attılar. Dünyanın önde gelen ülkeleri bu anlaşmada yer almadı. Bunların içinde ABD, Avustralya, Hindistan ve Çin de yer alıyor. Hatırlayacaksınız Çin, önümüzdeki süreçte artık yurt dışında kömürle çalışan santral yatırımına imza atmayacağını açıklamıştı. Diğer bazı ülkelerin de açıklamaları var bunun içinde Avustralya da var, kömür kullanımının oldukça yoğun olduğu bir ülke. Avustralya yönetiminin artık 2050 itibarıyla atmosfere saldıkları karbon emisyonunu sıfıra indireceklerinin sözünü verdi. Bu sürpriz olarak karşılandı. Bu çevreciler tarafından olumlu bir gelişme olarak gösterilse de Avustralya halkı tarafından şüpheyle karşılandı. Bunun nasıl başarılacağına yönelik ortada herhangi bir strateji yok.

Benzer bir vaat ABD’den de geldi. Biden yönetimi 40’tan fazla ülkenin imza attığı anlaşmaya imza atmamış olsa da Çin’e benzer bir adım attı ve yurt dışında bulunan fosil yakıtlı santrallere fon verilmesinin önümüzdeki yıl itibarıyla sona erdirilmesine yönelik vaat verdi. Bu da olumlu karşılandı.

Dünyanın en büyük finansal kurumları, dünyanın yeşil enerjiye göre daha ucuz olan fosil yakıtları bırakarak yeşil enerjiye yönelmesinin ekonomik birtakım olumsuz sonuçları olabileceğini öngörüyor. Temiz enerji dediğimiz rüzgâr, su ve güneş enerjisi şu an için çok daha pahalı bir seçenek.”