Amerika Birleşik Devletleri’ni (ABD) “birleştiren” iç savaşın (1861-1865) yıllar öncesinde, ülkeyi bir ucundan diğerine bağlayarak doğu yakasından Pasifik Okyanusu’na uzanacak demir yolunun inşası sırasında 20 bine yakın Çinli işçinin çalıştığı bilinir. Central Pacific şirketinin yöneticilerinin, çok iyi birer işçi olduklarından kuşkusu ve çalışkanlıklarından şikâyeti yoktur ama yine de Çinli işçiler çok zor şartlarla karşılaşır, kötü muamele görür, Amerikalılardan ve diğer Batılı göçmen işçilerden daha az maaş alır. Çin’in değişik bölgelerinden umut ülkesi Amerika’ya gelen bu işçilerin birçoğu iş kazaları ve hastalıklar nedeniyle yaşamını yitirir. Romanlara, filmlere konu olmuş, iki ülkenin geçmişinde de izler bırakmış bir hikâyedir bu.

Geçen yıl en iyi belgesel film dalında Oscar kazanan “American Factory”, tarihin bu sayfalarını hiç çevirmese de o Çinli işçilerin torunlarının günümüz Amerika’sında işletmeye açtıkları bir fabrikadaki çalışma koşullarını çok iyi anlatıyor. Steven Bognar ve Julia Reichert imzalı 110 dakikalık Netflix belgeseli, 19. yüzyılın ortalarından 20. yüzyılın ilk çeyreğine uzanan süreçte iki ülkenin değişen rollerini vurguluyor, üst düzey yönetici ya da işçi niteliğiyle “Çinli olmak” ve “Amerikalı olmak” arasındaki farkları ayrıntılarıyla sergiliyor. 

DAYTON’A UMUT VE HAYAT VERMEK

Ohio’nun Dayton şehrindeki General Motors fabrikası, ABD’nin 1929’daki Büyük Buhran’dan sonra yaşadığı en büyük ekonomik kriz sırasında, 2008 yılında kapatılınca 10 bin kişi bir anda işsiz kalır. 2010’dan itibaren Çin şirketlerinin kapatılan Amerikan fabrikalarına talip olma süreci başlar. Otomobil camı üreten bir Çin şirketi olan Fuyao, 2016’da 500 milyon dolarlık yatırımla fabrikayı tekrar açıp üretime başlayınca, bölgede yeniden büyük canlılık yaşanır. Amerikalılar Çinlileri “Perişan olmuş bir topluma umut ve hayat verdiniz” diyerek karşılar. En önemli değişiklik, işin başında artık Çinli bir patron olan Cao Dewang vardır ve Çinli yöneticiler, teknisyenler, işçiler de Amerikalılarla birlikte çalışacaktır.

Filmin açılış bölümünde GM fabrikasının 2008’deki son gününden ve matem havasından kısa görüntüler aktaran belgesel, Cao Dewang’ın ekibiyle birlikte fabrikaya gelişi, planlamaları, toplantıları, üretime geçmek için hazırlık çalışmalarını denetlemesiyle tempo kazanıyor. Toplantı salonunu biraz renklendirmek için duvara biri ABD’yi diğeri Çin’i yansıtan iki tablo asılması önerisini, “İkisi de Amerikan olsun, ‘Roma’da Romalılar gibi davran’, onları kızdırmayalım” diyerek reddeden Cao, film ilerledikçe daha çok “bilgelik” çağrıştıran özellikleriyle öne çıkıyor. Amerikalı işçilerin sendikal hak talepleri, iş güvenliği ve çalışma düzenine ilişkin kimi öneriler ise verimi düşüreceği, yeterli randıman alınamayacağı gerekçesiyle duymazdan geliniyor.

HER ÇİNLİ İŞÇİYE DÜŞEN GÖREV

Cao’nun yalnızca Çinli işçilere hitaben yaptığı bir konuşma, buluşturulmak istenen iki kültürün ayrışma noktalarını çok iyi özetler nitelikte:

“Hepimiz Çinliyiz. Çinli annelerden doğduk. Nerede ölürseniz ölün veya nereye gömülürseniz gömülün her zaman bir Çinli olacaksınız. Vatan bir anne gibidir, her zaman böyledir. Günümüzde Çinliler fabrika işletmek için Amerika’ya geliyor. En önemli şey ne kadar para kazandığımız değil, bu sayede Amerikalıların Çinliler ve Çin’e dair bakış açısının nasıl değişeceği. Her Çinli ülkemiz ve halkı için bir şeyler yapmalı. Bu görev buradaki herkese düşüyor.”

Bunların Amerikalı işçileri zerre kadar ilgilendirmediğini söylemeye gerek yok.

 “Çalışma… Üretim…” gibi kavramlara dair iki farklı dünya arasındaki uzlaşmazlık anlarına bolca yer veren film, bir grup Amerikalı teknisyen ve işçinin eğitim gezisi için Fujian’daki merkez fabrikayı ziyaret etmesini ya da Cao Dewang’ın “Amerikalı işçiler randımanlı değil, verimleri düşük, onları yönetemiyorum. Yaşamanın amacı çalışmaktır” düşüncesini oldukça doğal biçimlerde aktarıyor. Bilgisayarda yavaş çalıştığı için işten çıkartılan Amerikalı bir işçinin, “Son iki buçuk yılım için pişman değilim, çok iyi arkadaşlar edindim ve Çinlilerden çok şey öğrendim” demesi de akılda kalıcı.

Ohio-Dayton’daki Fuyao otomobil camı fabrikasının 2018’den beri kâr etmeye başladığını, ölümle sonuçlanan yalnızca bir iş kazası olduğunu ve üretimini 2300 Amerikalı ve Çinli işçiyle sürdürdüğünü belirtelim.

Tunca Arslan