Haziran ayındaki NATO ve G7 Zirvelerini Biden yönetiminin “ABD geri döndü.” iddiası bağlamında okuyanların umutları iki büyük gelişme ile kırıldı. Bir; Afganistan’dan kaotik çekilmenin yarattığı boşluk, tedirginlik ve belirsizlik, iki; Avrupa Birliği’ni (AB) bütünüyle dışlayan AUKUS ittifakının Batı’da yarattığı büyük şaşkınlık… Birleşmiş Milletler (BM) 76. Genel Kurulu’nda verilen mesajlar da bu majör gelişmelerin izlerini taşıyordu. Doç. Dr. Ali Fuat Gökçe’ye göre bu değişimler, “tek kutuplu yapıdan çok kutuplu bir yapıya” gidişin bir ürünü…

AB Konseyi Başkanı Charles Michel: Joe Biden yönetimi, ‘Amerika geri döndü.’ diyerek tarihi bir mesaj vermişti ama şu an bunu sorguluyoruz. Amerika geri döndü ne demek? Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Amerika’ya mı başka bir yere mi döndü, bilmiyoruz.

Fransa’nın AB İşlerinden sorumlu Devlet Bakanı Clement Beaune: İngiliz komşularımız, AB’den ayrılarak kabullenilmiş bir kölelikle ABD’nin kürkçü dükkânına geri döndü.

ABD’nin İngiltere ve Avusturalya ile birlikte Hint-Pasifik’te AUKUS ittifakını ilan etmesinin şok dalgasının ilk anlarında Fransa’nın Dışişleri Bakanı Jean- Yves Le Drian de “sırtımızdan bıçaklandık” demişti.  

Avrupa’dan gelen bu hüzünlü mesajları anlamak için haziran ayında geri döndüğümüzde o tarihte NATO ve G7 Zirveleri’nde verilen resim bambaşka olduğunu görüyoruz. Kaba saba Trump gitmiş, yerine devlet yönetimini ve NATO ile Avrupalı müttefiklerin kıymetini bilen Joe Biden gelmişti. Avrupa memnundu. Zira Biden’ın deyişiyle “Amerika artık geri dönmüştü.”

ÇOK KUTUPLU DÜZENİN DOĞUM SANCILARI

Görüntünün yanıltıcı olduğu kısa süre içinde ortaya çıktı. Hem Afganistan hezimeti ve son derece berbat bir geri çekiliş hem de AUKUS adındaki Asya’yı hedef alan, Avrupa’yı dışlayan dar ittifak sistemi Batı’da büyük şaşkınlık yarattı.

Bu süreci Dünya Postası’nda değerlendiren Gaziantep Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali Fuat Gökçe; “Tek kutuplu yapıdan çok kutuplu bir yapıya” geçişin sancıları olarak görüyor. Gökçe bu bağlamda;  “ABD’nin küresel oyunda kaybetmesi, ABD ile birlikte hareket eden bazı ülkelerin kendi geleceklerini tayin için farklı yapılar içerisinde olduklarını görüyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

ABD’DE GALİP: ANGLO-SAKSON YAKLAŞIM

“AB, Afganistan politikasından rahatsız oldu.” diyen Gökçe, AB’nin tek taraflı ABD baskısından rahatsız olduğunu ve artık bütün aktörlerin “yeniden pozisyon aldığı” görüşünde. Doç. Dr. Ali Fuat Gökçe’ye göre, bu durumu yaratan önemli etmenlerden biri de ABD iç siyasetindeki bilek güreşinde galip gelen tarafın tercihleri. Bu yaklaşıma göre, ABD’nin Asya merkezli yeni siyaseti bir Anglo-Sakson aklın ürünü:

“ABD de yeni bir pozisyon alıyor. İngilizce konuşan Anglo-Sakson ülkeler bağlamında bunu gerçekleştirmeye çalışıyor. Asya bölgesine yoğunlaşıyor. Çin’in yükselişine karşı tedbir almak bakımından bölgede yoğunlaşıyor. En yakın müttefik olarak da Avustralya, İngiltere ve Yeni Zelanda’yı görüyor. Buna ileride Kanada’nın da katılmasını beklemek gerekir.”

Ali Fuat Gökçe, ABD’deki lobilerin dış politika tercihlerindeki büyük farklara işaret ediyor ve şu örneği veriyor:

“Yahudi Lobisi ABD’nin Orta Doğu ve Orta Asya’da olmasını istiyor. İsrail’in büyük Arap devletlerine karşı korunması amacıyla Yahudi Lobisi, ABD’nin burada olmasını istiyordu. Anglo- Sakson Lobi de ABD’nin burada çok fazla enerji harcadığını, buradan çekilerek iktisadi yönden yükselen Çin’in önüne geçebilmek amacıyla başta Asya-Pasifik olmak üzere Afrika’da ve diğer bölgelerde Çin’i çevreleyecek mücadeleye girişmesi için kendi aralarında mücadele halindeydiler. Şu anda Anglo-Sakson grubun kazandığı görülüyor.”

AB-RUSYA YAKINLAŞMASI MÜMKÜN

ABD’nin müttefiklerimizi koruyacağız şeklindeki açıklamalarını “kendi çıkarlarımızı koruyacağız” olarak okumanın daha doğru olduğunu belirten Doç. Dr. Ali Fuat Gökçe, ABD’nin anlattığı şeyin Anglo-Sakson anlamda dar bir müttefiklik olduğunu vurguladı. Gökçe, Türkiye’nin de bu bakımdan ABD için “önemli olmadığını” söyledi.

Öte yandan ABD’nin Ukrayna politikasını Avrupa’nın enerji yolunu kontrol etme isteğiyle açıklayan Gökçe, AB’nin, ABD’nin ben yaptım oldu, siyasetine artık itiraz ettiğini kaydetti. Gökçe ayrıca AB’nin enerji ihtiyacını sürdürülebilir bir enerji politikası için istikrarlı bir Rusya’ya, Çin’e ve Afganistan’a ihtiyacı olduğunu belirtti:

“AB, Rusya ve Orta Asya’dan gelecek olan gaza muhtaç. ABD, bu ihtiyacın kendi kontrolünde olmasını istiyor. Kendisi de bundan nemalanmak istiyor. AB bağımsız bir politika izlemek istiyor bu konuda dolayısıyla Rusya’yla yakınlaşmak istiyor.”

Afganistan konusunda da bölgesel inisiyatiflerin önem kazandığını ifade eden Gökçe; “Shanghai İş Birliği Örgütü (SİÖ) çerçevesinde Afganistan’a istikrar gelebilir. Sorunun muhatabı artık bölge ülkeleri oldu. Çin ve Rusya kendini tehdit altında hissediyor. İran da aynı şekilde.” dedi.