Aydınlık gazetesi Ankara temsilcisi İsmet Özçelik, CRI Türk’te Tuğçe Akkaş’ın hazırlayıp sunduğu “Güne Başlarken” programına konuk oldu. Özçelik, Türkiye ve dünya gündeminde öne çıkan basıkları değerlendirdi.

Ukrayna ile Rusya arasında yaşana gerilimin gündemin ilk sırasında yer aldığını belirten İsmet Özçelik, “Biden yönetimi ve NATO, Ukrayna üzerinden Rusya’yı sıkıştırmaya çalışıyor. Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) niyeti belli. Ukrayna krizini büyüterek Avrupa ile Rusya ve Türkiye ile Rusya arasında sorun yaratma derdinde. Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy hafta sonu Türkiye’ye geldi. Zamanlaması dikkat çekiciydi. Tam da krizin ortasında Türkiye gelmesi tartışma yarattı. Amacın Rusya’da Türkiye’ye karşı kuşku yaratmak olarak değerlendiriliyor. Ziyaret fikrinin ABD’den geldiği iddiası öne çıkıyor. Bu ziyaret amaca ulaştı mı? O soru tartışmalı. Nitekim ziyaret öncesi Erdoğan-Putin görüşmesi gerçekleşti. Görüşme sonrası yapılan açıklamada Türkiye pozisyonunu tekrarladı. Sıkıntılı tek konu, Türkiye’nin Ukrayna’nın NATO üyeliğini desteklemesi. Diplomatlar, ‘Ukrayna ve Gürcistan’ın NATO üyeliği Rusya için kırmızı çizgi. Ukrayna tarafsız davransa sorun yaşanmayacaktı. Ama ABD ile NATO Ukrayna’yı tuzağa düşürdü. Ukrayna ve Gürcistan’ı kendi planlarına alet ederken iki ülke de toprak kaybetti.’ görüşündeler.” dedi.

AVRUPA İÇİNDE ABD’YE YAKIN KANATLARDAN YAPTIRIM ÇAĞRISI

ABD’nin Avrupa içindeki kendisine yakın kanadı hareket geçirdiğini söyleyen Özçelik, “Nitekim Avrupa Parlamentosu’ndan Rusya’ya yaptırmaların sertleştirilmesi çağrısı yapıldı. Avrupa Parlamentosu’ndaki en büyük grubu oluşturan Avrupa Halk Partisi’nin Grup Başkanı Manfred Weber, Avrupa ve ABD’nin Rusya’ya yönelik yaptırımları sertleştirmesi gerektiğini savundu. Moskova’nın ‘tehlikeli provokasyonlar’ rotasında ilerlemeyi sürdürdüğünü savunan Weber, Rus ordu birliklerinin Ukrayna sınırına doğru ilerleyişi iddiasını Batı için bir sınav olarak nitelendirdi. Rus iş insanlarının hesaplarının dondurulmasını ve Rusya’nın SWIFT sisteminden çıkarılmasını önerdi. Rusya tarafı ise bölgede güvenliğini sürdürüyor. Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, Rusya’nın kendi topraklarındaki ordu birliklerini kendi takdirine bağlı olarak konuşlandırdığını ve eylemlerinin dünyadaki hiçbir ülkeyi tehdit etmediğini bildirdi. Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova ise, Rus birliklerinin ülke içindeki hareketini izlemenin anlamsız olduğunu ifade etti.” diye konuştu.

ABD, BIDEN’DAN SONRA YENİ BİR DÜŞMAN YARATIP NATO’YU AYAKTA TUTMAYA ÇALIŞIYOR

Gazeteci İsmet Özçelik, Karadeniz’de yaşanan gerilim ile ilgili yeni gelişmelerin de olduğu belirterek şunları kaydetti:

“ABD’den, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik olası saldırgan davranışının bedeli ve sonuçları olacağını açıklaması yapıldı. Bu açıklama öncesi AB ve İngiltere Dışişleri bakanları Rusya’nın bölgedeki tansiyonu düşürmesinde hemfikir olduklarını duyurmuşlardı. Peki, Donbass neden bu kadar önemli? Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin (SSCB) dağılacağı hesaplanmamıştı ve 1956’da Kruşçev, Donbass ve Kırım bölgesini SSCB içerinde Ukrayna’ya vermişti. Bu bölgelerde Ruslar çoğunlukta. Zaten sorun da bundan kaynaklanıyor. Halk, Rusya’dan yana meyilli. Donbass, zengin kömür rezervlerine sahip. Ukrayna topraklarının yüzde 5’ni oluşturmasına rağmen nüfusun yüzde 10’u bu bölgede yaşıyor. Ukrayna Gayri Safi Yurt İçi Hasılası’nın (GSYİH) yüzde 20’si bu bölgeden sağlanıyor. Ukrayna ihracatının dörtte biri yine bu bölgeden gerçekleşiyor. Tabii bu çerçevede ABD ve NATO’nun bazı planları var. Rusya’yı bölgeye asker kaydırdığını söylüyor ama kendisi Karadeniz’de Rusya karşı konumlanıyor. ABD, Biden’dan sonra yeni bir düşman yaratıp NATO’yu ayakta tutmaya çalışıyor. ABD bölgede sadece kendi hesaplarını düşünüyor. Bölge ülkeleri ve halkları ABD’nin bu oyununa uyunca da işinde çıkılmaz bir durum ortaya çıkıyor.”