Aydınlık gazetesi Ankara temsilcisi İsmet Özçelik, CRI Türk’te Tuğçe Akkaş’ın hazırlayıp sunduğu “Güne Başlarken” programına konuk oldu. Özçelik, iç ve dış politikadaki son gelişmeleri değerlendirdi.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un, Ukrayna’daki gelişmeler ile ilgili yaptığı açıklamaya değinen İsmet Özçelik, “Rusya ile Ukrayna arasında gerilim uzun süredir hiç bitmedi ve bu tırmanıyor. Çünkü Amerika Birleşik Devletleri (ABD), özellikle Ukrayna’yı Rusya ile karşı karşıya getirmek ve orada sorunu büyütmek için özel bir çaba harcıyor. Nitekim kısa süre önce ABD Savunma Bakanı Lloyd James Austin, Karadeniz’de üç ülkeyi, kapsayan ziyaret yaptı. Ukrayna, Gürcistan ve Romanya. Bu ziyaretler ‘tahrik’ gibi ziyaretlerdi. Ukrayna’dan ABD’nin istekleri doğrultusunda provokatif hareketler olunca Lavrov da Rusya’da bir televizyon kanalına yaptığı açıklamada ‘Evet, durumda kötüleşme mevcut. Provokatif bir durum yaratma, milis güçlerini karşılık vermeye itme ve Rusya’ya güç kullanımını içeren eylemlerin içine çekme teşebbüsleri gözlemlemekteyiz.’ dedi. Burada Ukrayna üzerinden kışkırtma yaparak Rusya’yı rahatsız etme ve Rusya’yı bu bölgede sorunlarla baş başa bırakma stratejisi devam ediyor.” diye konuştu.

“KONGRE’DEN TÜRKİYE’YE F-16 SATIŞININ GEÇMESİ ZOR”

Özçelik, ABD’li 41 Kongre üyesinin Dışişleri Bakanı Blinken’a yazdıkları mektupta Türkiye’ye F-16’ların satılmamasını talep etmesine ilişkin de “Roma’daki Erdoğan-Biden görüşmesinde de bu F-16 meselesi önemli konulardan biriydi. Biden bu konuda olumlu yaklaşmıştı. Erdoğan da ‘Biden’ın olumlu yaklaşımını gördüm ve Kongre’de elinden geleni yapacağını söyledi’ açıklamasını yapmıştı. Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada da Temsilciler Meclisi ve Senato adres gösterilmişti. Şimdi oralarda hareketlik var. Temsilciler Meclisi’nde bir grup Kongre üyesi Blinken’a mektup gönderdi. Burada dikkat çeken nokta şu; 41 Kongre üyesi imzalı mektubu organize eden kesim hem Demokratlar hem de Cumhuriyetçiler. Sanki burada bilinçli bir çaba içindeler. Yani Kongre’den Türkiye’ye F-16 satışının geçmesi biraz zor gözüküyor.” dedi.

PUTIN’DEN S-500 AÇIKLAMASI

Rusya Devlet Başkanı Putin’in S-500’ün ABD tehdidine karşı görev yapacağını söylemesini değerlendiren Özçelik, “Putin bu açıklamayı Savunma Bakanlığı ve savunma sanayisi yetkilileri ile Soçi’de yaptığı toplantıda söyledi. Rusya’nın sınırlarına yakın yerlerde diğer bazı devletlerin füze savunma sistemleri de dâhil olmak üzere stratejik eşitliği bozmaya yönelik girişimlerini terk etmediğini vurgulayan Putin, ‘Rusya’nın güvenliğine yönelik bu tehditleri görmezden gelemeyiz ve duruma uygun bir şekilde yanıt vereceğiz.’ dedi. Bu bağlamda Rus ordusunun havacılık ve uzay savunması alanında yeteneklerini belirgin bir şekilde arttırdığını kaydeden Putin, ‘Devlet silahlanma programı çerçevesinde son dört yılda 25 adet S-400 hava savunma füze sistemi, 70’in üzerinde savaş uçağı orduya teslim edildi. 20’den fazla S-300 hava savunma füze sistemi, 90 uçak ve helikopter modernize edildi.’ ifadelerini kullandı. Yani bir anlamda Rusya’nın hava gücünü bir anlamda nasıl modernize ettiklerini açıkladı.” diye konuştu.

BATILI ÜLKELER VERDİKLERİ HASARI TELAFİ ETMEYE ÇALIŞIYORLAR

İsmet Özçelik, İskoçya’nın Glasgow kentinde devam eden 26. BM İklim Değişikliği Konferansı (COP26) ile ilgili şunları aktardı:

“Cumhurbaşkanı Erdoğan da bu konferansa katılacaktı. Hatta Biden görüşmesinin İskoçya’da olacağı duyurulmuştu. Fakat güvenlik konusundaki ihtiyaçların karşılanmadığı gerekçesiyle İskoçya ziyareti iptal edildi.

İklim değişikliğiyle mücadele kapsamında 100’ün üzerinde lider iki anlaşma imzaladı. 2030’a kadar orman kaybını durdurmayı, bu alanda 12 milyar dolar kamu ve 7,2 milyar dolar özel sektör finansmanı sağlamayı taahhüt etti. Bu kararlar yeni dönem için alınan kararlar. Ancak tartışılmayan sanki bazı konular var. O da şu; bu dünya buraya nasıl geldi! Belki bunun da bir muhasebesinin yapılması gerekiyor. Kâr hırsı ile dünyanın damını delen Batılı ülkeler şimdi verdikleri hasarı telafi etmeye çalışıyorlar. Fakat bunun için de dünyadaki diğer ülkelerinde bu işe katkı yapmasını istiyorlar. Sömürgeciliğin yaptığı tahribatlar dünyanın ekolojik çehresini tanınmaz hale getirdi. Sömürü ve hegemonya mücadeleleri aynı zamanda doğayı da zehirledi. Dünyayı kirleten şimdi bu kirlikten şikâyetçi. Yaşadığımız kirlikteki sorumlukları hiç gündeme getirmemiş olmamaları bu zirvenin en önemli eksikliği.”

“AFGANİSTAN’DA YAŞANACAK TERÖRÜN SORUMLUSU DOĞRUDAN ABD OLACAKTIR”

Wall Street Journal gazetesinin haberine göre, ABD’nin Afganistan’da yetiştirdiği bazı istihbarat mensuplarının ve elit askerlerin, ABD çekildikten sonra DEAŞ’e çalışmaya başladığı ifade edildi. Bu gelişmeye değinen Özçelik, “Daha önceki yayınlarımızda ABD’nin Irak ve Suriye’den DEAŞ militanlarını Afganistan’a taşıdığını belirtmiştik. ABD’nin bu militanları Afganistan içinde de eğittiğine dair bilgilerde geliyordu. Bu bizim için sürpriz olmadı ama dünya için sürpriz oldu. Bunu açıklayan da bir ABD gazetesi. Şimdi ABD bu durumu nasıl izah edecek? Afganistan’da ve Suriye’de hep DEAŞ terör örgütünü gerekçe gösteriyordu. Şimdi o DEAŞ terör örgütüne kendi eğittiği askerler katılmaya başladı. Önümüzdeki günlerde eğer terör artarsa ABD’nin eğittiği askerler nedeniyle artacaktır. O nedenle de yaşanacak terörün sorumlusu doğrudan ABD olacaktır. Bu artık açığa çıktı.” ifadelerini kullandı.