Aydınlık gazetesi Ankara temsilcisi İsmet Özçelik, CRI Türk’te Tuğçe Akkaş’ın hazırlayıp sunduğu “Güne Başlarken” programına konuk oldu. Özçelik, Türkiye ve dünya gündemine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.

Doğu Akdeniz ile ilgili tartışmalar sürerken Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile Yunanistan’ın ilginç adımlar attığına dikkat çeken Özçelik, “ABD ve Yunanistan, karşılıklı Savunma İş Birliği Anlaşması’nı üç yıl içinde ikinci kez güncellemeye hazırlanıyor. Bu güncelleme ile ABD’nin ülkedeki her askeri tesisi kullanmasına olanak sağlanıyor. Girit Adası’nda Suda Üssü’nün genişletilmesi ve üç üssün daha altyapısının ABD’ye açılması kararlaştırıldı. Dedeağaç’ta bir deniz üssünün kurulması kararlaştırıldı. Bu durum Yunanistan’da çok tepki çekmişti. ABD işgali görülmüş ve geniş protestolar yapılmıştı. ABD ile Türkiye arasındaki gerilim artıkça ABD bunu kullanıyor ve Yunanistan’dan daha da ilerisini istiyor. Yunan To Vima gazetesinin haberine göre yeni güncelleme ile ABD’nin Yunanistan’daki askeri varlığı artacak. Haberde ABD’nin 20’den fazla yeni konuşlanma yerinin bulunduğu bir belge sunduğunun konuşulduğu aktarıldı. Öte yandan Yunan Dışişleri Sözcüsü Alexandros Papaioannou da yaptığı açıklamada ‘Amerikan üslerinden bahsettiğimizde, Soğuk Savaş döneminde bulunan ABD üslerini ifade etmiyoruz. Artık ‘farklı çerçeveler’ söz konusu ve taraflar, ABD ile savunma iş birliği konusunda tamamen farklı bir yoldan hareket ettiler.’ dedi.

Olayları yakından takip eden emekli Amiral Cem Gürdeniz ise şu açıklamayı yaptı: ‘ABD, Dedeağaç ve Girit’e yatırım yapıyor. Türkiye ile Yunanistan arasındaki gerilimi fırsata çevirmeye çalışıyor. Yakaladığı bu fırsatı büyük bir avantaj olarak kullanıyor. Yunanistan zannediyor ki, ABD onları korumak için geliyor, ama buzdağının altı çok farklı. Gerçekte olan şudur; ABD’nin dünyadaki tüm kriz alanlarına kendi çıkarları çerçevesinde müdahale edecek konvansiyonel kapasitesi çok geriledi. Rusya’nın askeri alanda büyürken, nükleer anlamda ABD için en ciddi tehdit olması; Çin’in Rusya ile yaptığı ittifak sonucu Avrasya’nın kuzey ve doğu sahillerinin Rus ile Çin kontrolüne geçmesi, Pasifik’te çok büyük bir jeopolitik kırılma yarattı. ABD bu yükselen güç alanını tek başına karşılayamıyor. Dolayısıyla gemilerinin çoğunu Pasifik’e konuşlandırmak zorundalar. Akdeniz ve Atlantik’te bırakacakları gemi sayısı az olacağına göre güç kaybını neyle dengeleyecekler? Üslerle, yığınaklar, vekil durumundaki Yunanistan gibi devletler ve oydaşma sağlayabilirlerse NATO ile. ABD için ağırlık merkezi Pasifik, ama Akdeniz de çok kritik. İsrail’in güvenliği, enerji jeopolitiği ve Kenar Kuşak burada kesişiyor. Rusya’nın ithalat ve ihracatının yüzde 65’i buradan geçiyor. Bu aksı batıdan kontrol eden en önemli aks ise Dedeağaç-Girit hattıdır. ABD, Türkiye-Rusya ve Çin’i Ortak Kuşak’a almaya çalışıyor. Türkiye, Kırım ve Uygur sorunlarını bahane ederek emperyalizmin Türk-Rus ve Türk-Çin dostluğunu baltalamasına müsaade etmemelidir.’ dedi. Türkiye’deki birçok komutanda aynı görüşleri savunuyor.” değerlendirmesinde bulundu.

BAŞBAKAN DIBEYBE’NİN DENGE POLİTİKASI

Gazeteci İsmet Özçelik, Libya’da yaşanan son gelişmeleri de değerlendirerek şunları söyledi:

“Libya Başbakanı Abdulhamid Dibeybe, Mısır’a sembolik bir ziyaret gerçekleştirdi. Dibeybe’nin önümüzdeki günlerde de Türkiye’ye gelmesi bekleniyor. Bilindiği gibi Libya konusunda Türkiye ve Mısır farklı saflarda yer alıyor. Yeni başbakan Dibeybe de bu dengeleri gözeten bir tarz benimsemiş durumda. Yeni hükümet için çalışıyor. Bingazi yönetiminden Akile Salih ile görüştü ama Hafter ile görüşmedi. Dibeybe, Libya’daki bütün tarafları bir araya getirecek ortak zemin bulmaya çalışıyor. Mısır ile yapılan bu görüşmeler de meyvesini vermiş gözüküyor. Çünkü Mısır, Trablus Büyükelçilini açma çalışmalarına başlamış durumunda.”

“IRAK HALKI, SADDAM DÖNEMİNDEKİ YAŞAM KOŞULLARINI BİLE ARAR HALE GELDİ”

ABD’nin Irak’taki üslerine ve büyükelçiliğine peş peşe saldırlar yapıldığını belirten Özçelik, “Bu saldırılarla ilgili Irak’taki yerel kaynaklarla görüşme imkânı bulduk. Bağdat’taki Yeşil Bölge’yi hedef alan roketli saldırıda 4 adet Katyuşa roketinin kullanıldığı bildiriliyor. Bu saldırıyı yerel kaynaklar ABD’ye bir uyarı şeklinde değerlendiriyor. Bilindiği gibi ABD daha önce Irak’tan çekilme sözü vermişti. ‘Eğer çekileceksen çekil verdiğin sözü tut ama tutmayacaksan şimdilik bu roketleri büyükelçilik ve üslerin yakın çevresine atıyoruz. Eğer burada kalamaya devam edersen bu roketler artık büyükelçiliğin içini ve üstleri doğrudan hedef alır.’ uyarısı şeklinde değerlendiriyorlar, Irak’taki Şii gruplar. Öte yandan İran, bu saldırlar biraz provokatif olarak yorumladı. Irakta ABD’ye karşı büyük tepki var. Çünkü Saddam’ın devrilmesinden bu yana 18 sene geçti. Buna rağmen hiçbir şey iyiye gitmedi tam tersine kötüye gitti. Irak halkı, Saddam dönemindeki yaşam koşullarını bile arar hale geldi. Bu da olayların önümüzdeki günlerde daha da artabileceğinin işareti.” açıklamasında bulundu.

<iframe width=”560″ height=”500″ src=”

8221; frameborder=”0″ allow=”accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture” allowfullscreen></iframe>