CGTN / Bobby Naderi

Gümrük tarifeleri üzerindeki sert Çin-Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ticaret anlaşmazlığı nedeniyle Amerikan perakende sektörü sorunlarla çok fazla meşgul ve sıkıntılarla boğuşuyor. Bir grup ABD perakendeci derneğinin kabul ettiği gibi, Çin malları üzerinde gümrük tarifeleri konusundaki garip iki taraflı ısrar ticarete zarar veriyor. Aralarında Ulusal Perakende Federasyonu’nun da (NRF) bulunduğu yedi grup, Çin mallarına uygulanan ABD gümrük tarifeleri konusunda ABD Uluslararası Ticaret Mahkemesi’ne bir bilgilendirme dosyası sundu.  

Sunulan bilgilendirme dosyası, 2018 yılından bu yana uygulanan gümrük tarifelerine karşı 6 binden fazla davacının açtığı dava dosyasını destekliyor. Onlar, gümrük vergilerinin maliyetlerini Amerikalı ithalatçılar, perakendeciler ve hane halklarına yüklendiği için ABD Başkanı Joe Biden yönetimini Çin’e yönelik ticaret politikasını değiştirmeye çağırıyorlar. 

DAHA GERÇEKÇİ HEDEFLER BENİMSEMEK 

NRF’nin bilgilendirme dosyası daha açık olamazdı: “Biden yönetimi, Amerikalı işletmeler müşterilerine güvenli bir şekilde hizmet etmek için elinden geleni yaptığı ve salgın sırasında işçilerine maaş vermeyi sürdürdüğü sırada bu gümrük tarifelerini uygulamaya devam etti.”

Daha da önemlisi bilgilendirme dosyası, Ocak 2020’de ticaret anlaşmasının birinci aşamasının imzalanmasından bu yana Çin’in, “Amerikalı işletmelerin, çiftçilerin ve işçilerin yararına olan önemli kıstasları ve taahhütleri karşıladığında” ısrar ediyor. 

Çok benzer bir tutum izlemek, Çin’e karşı daha gerçekçi amaçları benimsemek şu anda ABD için daha mantıklı bir karşılık olacaktır. Her şey göz önünde tutulursa, karşılıklı ticari sistemi terk edenler ve desteklemeyi reddedenler Beijing’deki siyasi sınıf değil, Biden yönetimi yetkilileridir.

Herkes için gün gibi ortada olan Çin, ABD’nin kötülüğünü istememesine rağmen, Washington’daki dış politika düzeni, gümrük tarifeleri sona ermeden ve Çin ile ortaklık yapmadan, “Amerikalı işçiler, çiftçiler ile işletmeler için sonuçlar doğurabileceği ve Çin ile dünyanın geri kalanıyla rekabet etmek için onları güçlü bir konuma getirebileceği” yanılsaması altında bulunuyor.

Bu uzak bir ihtimal ve onlar çok gerideler. Unutmamak gerekir ki, bu korumacılığa “hayır” diyerek dünyanın en büyük ticaret blokunu oluşturan ve Çin’i Asya-Pasifik’in ana ticaret mekanizması olmasının zeminini hazırlayan aynı Çin’dir. Bölgesel Kapsamlı Ekonomik Ortaklığı (RCEP), şimdi bölge çapında salgın sonrası toparlanmaya yardımcı olmak amacıyla yatırım için bütünleşmiş bir piyasa haline geldi. Çin’in ekonomik anlaşmaya dâhil olması ekonomik tesirini artırıyor ve küreselleşme için önder olarak konumunu sağlamlaştırmaya yardımcı oluyor. Ancak ABD ne olacak? En azından Asya-Pasifik serbest ticaret mimarisinde bir oyuncu mudur?

GÜÇ İLİŞKİLERİNİN YENİDEN DENGELENMESİ   

Bölgesel ve uluslararası ticaret politikalarının kurallarını şekillendirmede daha iyi konumda olan Çin mi veya ABD midir? Salgın ve ekonomik durum dikkate alındığında, ABD, Çin ile güçlü ekonomik ilişki kurmadığı sürece diğer Asya-Pasifik ekonomileri ve onların hızla büyüyen piyasalarıyla bol miktarda ilişki kuramaz ve kuramayacak. Bu, dünyanın ikinci büyük ekonomisiyle gümrük tarifelerinin yükseldiği ticaret savaşının sona ermesini içerebilir ve içermelidir

Bu gerileme döneminde, alternatif, ABD’deki işletmeler ve tüketiciler için kesinlikle faydası olmayan, herhangi bir önemli ekonomik ağırlık taşımayan ihracat kontrolleri ve yaptırımları aracılığıyla diplomatik sürtüşmeden faydalanmaktır. Uzun vadede, Amerikalı işletmeler, Asya’nın dev ekonomisinin büyüklüğü ve onun ticaret gündeminde güç ilişkisini yeniden dengeleme arzusu yüzünden “demokratik” hükümetlerinin Çin ile ticaret konusuyla daha fazlasıyla ilgilenmesini istiyorlar. 

Karar hâlâ Biden yönetiminin önünde. ABD ile Çin’in arkadaş olmasına ihtiyaç yoktur, fakat gümrük tarifelerinin yükseltilmesiyle yapılan ticaret savaşını sona erdirmek iki ülkenin ekonomik çıkarlarına uygundur. Küresel salgın tekrardan vurgulandığında, salgın sonrası Çin, kendi başının çaresine bakabilir ve herhangi bir ülke veya herhangi bir şirketle ticaret yapabilir. Çin’e karşı son derece kutuplaşmış ve bölünmüş Batı “ittifakının” herhangi bir göstergesiyse, ABD ticaret savaşı başarısız oldu.

Toplam olarak, gümrük vergileri ABD tedarik zincirlerini bozuyor ve Çin ürünleri kullanan birçok Amerikalı şirketin ve hane halklarının girdi maliyetlerini artırıyor. Hesabı onlar ödüyor ve Çin’in büyük üretim kapasitesine güveniyorlar. Bu durum, Ulusal Perakende Federasyonu, Ulusal Ekonomi Araştırma Bürosu ve hatta Amerikan Merkez Bankası (Fed) tarafından sıklıkla ve hiç şüphesiz vurgulanmıştır. 

Biden yönetiminin ileri gitmek için tatlı dilli vaatlerine rağmen, ticaret savaşı ile teknolojik yaptırımların işe yaramadığı ve uzaktan işe yaramayacağını bütün dünyaya ilan ediyorlar. Gereksiz gümrük tarifeleri yüksek fiyatlarla Amerikan ekonomisine zarar veriyor ve tedarik zincirinde aksamalar ile düşük ekonomik büyümeye yol açıyor. Yüksek gümrük tarifeleri yürürlükten kaldırılmalı.