Üç Amerika Birleşik Devletleri (ABD) senatörü kısa süre önce askeri uçakla Çin’in Taiwan bölgesine “gizli” bir ziyaret gerçekleştirerek Taiwan’a Covid-19 aşısı sağlayacaklarını açıkladı. Bundan çok zaman geçmeden ABD’li senatörlerden Edward Markey ve Mitt Romney de peş peşe açıklamalar yaparak, ABD ve Taiwan arasındaki ikili ilişkileri pekiştirmek amacıyla Kongre’de yakında bu konuyu ele alacakları bir oturum düzenleyeceklerini ilân etti. İki senatör, Taiwan’ın askeri personeline aşı yardımı sağlama çağrısında bulundu.

Aslında ABD yönetimi ve Taiwan makamlarının salgınla mücadele bahanesiyle yürüttüğü girişimlerin “Taiwan’ın bağımsızlığını” hedeflediği daha da görünür hale geliyor. ABD bu girişimleriyle, uluslararası kamuoyunu kandıramayacağı gibi şu an salgının ciddi bir başka dalgasına maruz kalan sıradan Taiwan vatandaşlarını da kandıramayacaktır. Taiwan’da salgın durumu giderek ciddileşirken, bir avuç ABD’li siyasetçi de salgını kullanarak siyasi manipülasyon yapıyor. Bu siyasetçilerin insanların canlarına önem vermediklerini ve ahlak ve vicdan yoksunu olduklarını söylemek hiç de abartılı olmayacaktır.

Yapılan en son sayıma göre, 31 Mayıs itibarıyla Çin’in ana kesiminde aşılanan Taiwanlı sayısı 62 bini aştı. Taiwan halkının can güvenliği ve sağlığına gerçek anlamda önem veren tarafın Çin hükümeti olduğunu tespit etmek hiç de zor değildir.

Taiwan meselesi, Çin’in çekirdek çıkarlarından biri olup, Çin-ABD ilişkilerini de şekillendiren hassas konulardan biri. ABD, Taiwan ile tüm kanallardan resmi temas kurmayı bırakmalı ve Taiwan’ın bağımsızlığından yana olan güçlere yanlış sinyal vermekten derhal vazgeçmelidir. Aksi halde ABD kendi ayaklarına kurşun sıkmış olacaktır.