CGTN

Financial Times’ın haberine göre, Biden yönetimi Çin’in Taiwan’ının “Taipei Ekonomik ve Kültürel Temsilcilik Ofisi” olan Washington’daki temsilciliğinin adını “Taiwan Temsilcilik Ofisi” olarak değiştirme isteği üzerinde ciddi ciddi düşünüyor.

Taiwan, Çin ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ilişkilerinde hassas bir konu. Washington bu konuda açık. “Tek Çin” politikasının Beijing’in temel çizgisi olduğunu bilen Amerikalı şahinler sık sık, tıpkı Afganistan ve Irak’ta yaptıkları gibi, bölgedeki “dostlarına” biraz sözde caydırıcılık sağlamak için Taiwan’da ateşle oynuyorlar. Şimdi kıta Çin’inin tepkisini ölçmek için böyle bilgiler sızdırıyorlar. Beijing’in Washington’a mesajı açık; “Tek Çin” politikasından vazgeçmek cezalandırıcı diplomatik önlemleri ve gerektiğinde güç kullanımını tetikleyebilir.

Şahin Amerikalı siyasetçiler kıta Çin’inin diplomatik düzeyde nasıl tepki vereceği konusunda ipucu bulmak için Litvanya’ya bakabilirler. Vilnius Taiwan yetkililerinin “Taiwan” adı ile bir “temsilcilik ofisi” açmasına izin verdikten sonra Çin hükümeti Litvanya büyükelçisini geri çağırdı ve Litvanya tarafının da Çin büyükelçisini geri çağırmasını istedi.

ÇİN, TAIWAN ÜZERİNDEKİ EGEMENLİK İDDİALARINI GÜÇLENDİRMEYE HAZIR

Dünyanın süper gücü olarak, Washington’ın temsilcilik ofisinin adını değiştirme kararının önemli yansımaları olabilir. Taiwan bağımsızlık güçlerine işaret vermenin dışında, bu hareket Taiwan kartını oynamayı düşünen ama Beijing’i kızdırmaya cesaret edemeyen ABD’nin müttefiklerine Taiwan sorununda aynı şeyi yapmaları için cesaretlendirebilir. Bu Çin tarafının, Çin’in temel çizgisine meydan okuyacak kadar ileri giderse Washington’a karşı Vilnius’tan daha ağır cezalandırıcı önlemler alacağı anlamına gelir.

Washington, Taiwan ile ilgili ilk kez böyle küçük manevralar yapmıyor. Eğer Washington’a ağır bir darbe indiren ve daha fazla kışkırtmalar yapmasını engelleyen hiçbir önlem alınmazsa, ülke Çin karşıtı şahinlerin kışkırtmasıyla Çin’e sorun çıkarmak için, Taiwan’da bağımsızlığı tekrar tekrar gündeme getirir ve bölgedeki “dostlarına” aktif olarak destek verirken ayrıca kıta Çin’inin tepkileri ölçmek için küçük manevralara girişir. Çin’in egemenlik çıkarlarıyla ilgili tekrarlanan kışkırtmalar sonunda Taiwan Boğazı’nda savaş demektir. Çin, Taiwan üzerindeki egemenlik iddialarını güçlendirmeye hazır ama ABD buna hazır mı?

Washington’ın Afganistan, Irak ve Suriye’deki performansları yanıtın “hayır” olduğunu ima ediyor. ABD’nin bu bölgelerde hiçbir merkezi çıkarı yok. Bu nedenle geri çekildi. ABD’nin Çin’in Taiwan, Xinjiang ve Hong Kong bölgelerinde de merkezi çıkarları yok. Taiwan Boğazı ile ilgili bir savaşta ya da güvenliği ile ilgisi olmayan Çin’in diğer iç işleri ile ilgili olarak Amerikalıların hayatlarını kurban etmez ve para harcamaz. Şahin Amerikalı siyasetçiler savaş için lobi yapsa bile, Vietnam, Irak, Suriye ve Afganistan’daki Haçlı Seferleri’ni gören seçmenler çocuklarının başka bir siyasi oyun için ölmesini istemez.

“ÖNCE AMERİKA” İLKESİNE GÖRE HAREKET ETMEK BİR AMERİKAN GELENEĞİ

Başkan Biden’ın ABC News programında ağustos ayında söylediği gibi, Taiwan’a “kutsal bir söz verdiği” doğru ama Washington’ın Taiwan politikasının “değişmediğini” teyit ederek, Beyaz Saray sözlerinden hemen çark etti. Dostlarına verdiği “sözlerle” ilgili olarak yüksek sesle konuşmak ve sonra “Önce Amerika” ilkesine göre hareket etmek bir Amerikan geleneğidir. Washington, Taiwan konusunda bir “stratejik belirsizlik” tutumu benimseyerek, “dostları” ve “ortaklarını” kendi siyasi amaçlarına hizmet etmeye kandırabilmeyi ve gerçek bir savaşa çekilmekten kaçınmayı ümit ediyor.

Bu geniş bağlam içinde Amerikan siyasetçileri tekrar tekrar, nasıl tepki vereceğini test etmek için Beijing’i kışkırttı. Bu nedenle, Beyaz Saray Asya danışmanı Kurt Campbell ve Ulusal Güvenlik Konseyi’nin ad değişikliğini desteklediği sızdırıldı. ABD, Çin’in temel çizgisinin “en altını” denemekten mutlu.

Çin egemenliğini, savaş pahasına bile olsa savunmaya hazır. Çin, barışı seviyor ve bölgede uzun dönemli barışı sağlamak için güç dâhil her mümkün aracı kullanacak. Dış İlişkiler Konseyi’nin sitesinde yayınlanan bir yazıda, “Beijing’in lehine hızla değişen bir askeri denge karşısında ABD ve Taiwan öze karşı sembolizme öncülük vermeyi kaldıramaz.” deniliyor. Doğru. ABD bir savaşa hazır mı? Washington’ın Çin’i Taiwan konusunda kışkırtmaya devam etmeden önce yanıt vermek zorunda olduğu soru bu.