Amerika Birleşik Devletleri (ABD), bilimin karşısında durma konusunda ısrarını sürdürüyor. Bir süredir sözde “Wuhan laboratuvar sızıntısı” teorisi gibi klişe ifadelerle Covid-19’un kökenlerinin izini sürdüğünü iddia eden ABD’nin kötü niyetli eylemlerinin ardındaki amaç açıkça ortada. ABD, virüsle mücadele konusundaki hatalarının sorumluluğunu göz ardı etmeye çalışıyor.

Tam da bu noktada dünyanın bu tür girişimlere karşı net bir tavır alması gerekiyor. Çünkü Covid-19’un kökenlerinin izini sürmek yalnızca bilim başlığı altında ele alınmalı. Küresel sağlık krizi karşısında ülkelerin bilim ile gerçeklere saygılı ve akılcı bir tavırla hareket etmesi lazım. Şüphesiz bu izleme çalışmasının da kalifiye olan bilim insanları tarafından yapılması, olmazsa olmaz bir koşul.

ÇİN VİRÜSÜN KAYNAĞI KONUSUNDA BİLİMSEL İŞ BİRLİĞİNE AKTİF OLARAK KATILIYOR

Kısa süre önce ABD istihbarat teşkilatları tarafından Covid-19 virüsünün kaynağına dair bir rapor hazırlandı. Bilimsellik ve güvenilirlikten yoksun olan raporun tek amacı, virüsün kaynağı konusundaki sorumluluğu Çin’e yüklemek ve araştırmaları siyasileştirmek. Çin ilk günden itibaren virüsün kaynağı konusunda dünya çapında yürütülen bilimsel iş birliğine aktif olarak katılıyor. Unutmamak gerekir ki, Çin, Dünya Sağlık Örgütü’nden (DSÖ) uzmanları iki kez ülkeye davet ederek araştırmalar yürüttü. Ayrıca Çin’in Covid-19 kökenlerinin izlenmesi konusundaki açık ve şeffaf tutumu, uluslararası uzmanlar tarafından da kabul edildi.

Covid-19, geçen yüzyılda insanlığın karşı karşıya kaldığı küresel ölçekteki en zorlu sağlık sorunlarından biri oldu. Salgın ortaya çıktığında küresel bilgi manipülasyonunu en çok etkileyen ülkeden (ABD) Başkan Donald Trump sorumluydu. Trump görevden ayrıldıktan sekiz ay sonra dahi Çin’e karşı koronavirüsün kökenleri konusunda ön yargılar etkisini sürdürüyor. Trump, DSÖ’nin gerçekleri örtmek adına sahte bir rapor yayınlamak için Çin ile iş birliği yaptığını iddia ederek ülkesini örgütten çekecek kadar ileri gitti.

ABD LABORATUVAR SIZINTISI TEORİSİNİ DESTEKLEYEN TEK KANIT GÖSTEREMEDİ

Wuhan’daki büyük salgından önce Fransa ve ABD’de Covid-19 vakalarının olduğu tespit edildiği için virüsün kökenini aramanın Çin dışındaki diğer ülkelere de yayılmasında bilimsel bir sakınca bulunmuyor. Bu yıl 30 Mart’ta DSÖ, Çin’e seyahat eden uluslararası araştırmacılardan oluşan bir ekip tarafından, kökenlerin herhangi bir laboratuvar sızıntısıyla bağlantılı olmadığı yönündeki önceki konumu doğrulayan bir rapor yayınladı. Bu son rapor, 28 gün boyunca yerel Çinli uzmanlarla çalışan ABD, Avustralya, Birleşik Krallık ve Japonya da dâhil olmak üzere 10 ülkeden uzmanlardan oluşan bir ekip tarafından hazırlandı. Raporlarda laboratuvar sızıntısının imkânsız olduğu açıkça anlatılırken, dünyanın diğer bölgelerinde köken izleme çalışmalarının yapılması gerektiği önerileri de yer alıyordu. “Yayınlanmamış araştırma” ve “gizli belgeler” vaatlerine rağmen, gerçek şu ki, ABD laboratuvar sızıntısı teorisini destekleyen tek bir kanıt gösteremedi.

Yeni koronavirüsün kaynağını izlemek ciddi bir bilim sorunu. Bu nedenle küresel bilim insanları ve tıbbi uzmanların iş birliği içinde çalışılması şart. Sonuçlara, gerçeklere ve bilimsel kanıta dayanarak ulaşılmalı. İçeride salgının kontrol altına alınmasındaki başarısızlığın sorumluluğunu değiştirmek ve diğer ülkelerin itibarını sarsmak için Amerikalı siyasetçiler, salgını siyasallaştırırken, diğer ülkeleri yaftaladı.

ABD ULUSLARARASI KÖKEN İZLEME ÇABALARINA KATKIDA BULUNMALI

Siyasi manipülasyon, gerçeklere, bilime ve adalete karşı olduğu sürece asla destek görmeyecektir. 2 Ağustos’ta 100’den fazla ülkeden ve bölgeden 300’den fazla parti ile düşünce kuruluşu DSÖ sekretaryasına gönderdikleri ortak açıklamada, virüsün kaynağını izlemenin siyasallaştırılmasına karşı olduklarını bildirdiler ve virüsün kaynağı konusunda nesnel yaklaşımlarla küresel çalışmalar yürütmesi çağrısında bulundular.

Virüsün kaynağına dair çalışmalara bir bilimsel sorun olarak yaklaşmayan ABD, virüsün köken takibi konusunda ciddiyse, DSÖ uzmanlarını ABD’ye davet etmeli, ülkedeki erken Covid-19 vakalarını dikkatle izlemeli ve bazı şüpheli yerlerde kapsamlı köken araştırması yapmalı. Ayrıca, DSÖ’nün ABD’de saha çalışmaları yürütmesine izin vererek, örgütün otoritesine, tarafsızlığına ve profesyonelliğine saygı duymalı ve virüse karşı küresel mücadeleye destek olarak, uluslararası köken izleme çabalarına da katkı sağlamalı.

Tuğçe Akkaş