CGTN / Haider Rifaat

Çin bir yıldan fazla bir süredir, Covid-19 salgınının dünyaya yayılmasına yol açtığı gerekçesiyle kendisine yöneltilen haksız eleştirilere karşı koydu. Bu yanlış, siyasi olarak güdümlü tutum aslında geçen yıl eski Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump’tan kaynaklandı. Çin her zamanki gibi direndi ve zamanı geldiğinde salgını alt etti fakat ABD en fazla koronavirüs vakaları listesinin başında yer alarak bir çıkmaza girdi.

Trump, bulaşma oranlarının artmasına rağmen Çin ile gerginliği sürdürmeye devam etti. O, virüsü “Kung gribi” ve “Çin gribi” gibi damgaladı ve tabanını ülkede rekor sayıda Asya karşıtı nefret suçu işlemeye teşvik etti.

Joe Biden, bu yılın başında ABD başkanı olarak göreve başlamasına rağmen, ABD ülke çapında sağlık krizinden toparlanmada güçlükler yaşadı. Beyaz Saray, 160 milyon Amerikalıyı ve yetişkinlerin yüzde 70’ini en az bir doz tamamen aşılama gibi gerçekçi olmayan hedefin gerisinde kalmaya mahkum. Beyaz Saray, virüsten kurtulmaya ev sahipliği yapmak için zamanından önce planlar yapsa bile, ABD, yakında ülkede hakim olabilecek yeni delta varyantının ABD’deki vakaların yüzde 20’sini oluşturduğu düşünülürse salgını engellemekten çok uzak görünüyor. Ek olarak 603 binden fazla Amerikalı zaten virüs nedeniyle hayatını kaybetti.

Buna karşılık Çin en az bir milyar vatandaşını Covid-19 aşısıyla aşılamak için şaşırtıcı biçimde çaba gösterdi. Bu ay sonuna kadar toplam Çin nüfusunun yüzde 40’ını tamamen aşılanması planlanıyor. Çin’deki iyimserliğe rağmen Covid-19 suçlama oyunu ABD yönetimi altında devam ediyor ve sanki Biden Çin ile ilişkileri düzeltmek için çok az şey yapıyor gibi görünüyor. Biden, bunun yerine Trump’ın çizgisine ayak uyduruyor.

COVID-19 SALGINININ KAYNAĞINI SİYASALLAŞTIRMAK SORUŞTURMALARA ZARAR VERİR

Beyaz Saray, Covid-19 virüsünün kaynağını araştırmak için çaba gösteriyor ve Çin, siyasi olarak güdülenmiş büyük bir adımda ilk hedef gibi duruyor. Mayıs sonunda ABD Başkanı Biden, Çin laboratuvarı kazasıyla bağlantılı koronavirüs salgınının kaynağının araştırılması talimatı verdi. Mart ayı başında Biden ekibine, salgının, virüs bulaşmış bir hayvanla insanın teması veya bir laboratuvar kazansından kaynaklanıp kaynaklanmadığına karar vermesi çağrısında bulundu. Bu noktada belli ki, Biden’ın bütün yapmak istediği Çin ile çatışmak. Covid-19 salgınının kaynağının Çin laboratuvarı olduğuna dair kanıt olmamasına rağmen, ABD hükümeti, varsayıma dayalı bir hayali komplo teorisini körüklemeye çalışıyor. ABD’nin konuyla ilgili Çin’in soruşturması takıntısı partizanlıktan kaynaklanıyor. ABD, rakip ülkenin iç işlerine müdahale etmek yerine salgını engellemeye odaklanmalıdır. 

Bilime inanmada eksiklik -kısmen Covid-19 salgınının niçin ABD’de kontrolden çıktığına atfedilebilir- parti siyaseti ve siyahlar ile Asyalılara yönelik artan ırkçılık, ABD’nin şu anda bir dizi çözülmemiş konuda ısrar ettiğinin kanıtıdır. ABD gibi bir ülkenin otomatik olarak Çin’in Covid-19 salgınından sorumlu tek devlet olabileceğini benimsememesi gerekir. Bu değerlendirme yalnızca entelektüel olarak dürüstçe görünmemekle kalmaz, aynı zamanda ABD hükümetinin kötü görünmesine yol açar. Belki de Biden yönetimi virüsün ABD’de nasıl ansızın yayıldığı konusunda kurum içinde bir soruşturma yürütmelidir. İstatistikler, ABD’nin geçen yıldan bu yana sürekli olarak Covid-19 vakalarında yüksek oranlar bildirdiğini gösteriyor. Vakalar sadece son aylarda azalmaya başladı.

ABD VARSAYIMA DAYALI HAYALİ KOMPLO TEORİSİ YARATMAYA ÇALIŞIYOR

ABD yönetiminin kendi başarısızlıklarının farkına varmadan salgından Çin’i sorumlu tutması kullanışlı bir durum. Biden-Harris yönetiminin aşılama, şeffaflık ve bilime inanma yoluyla Covid-19 salgınının yayılmasını kontrol altına almak amacıyla bir dizi önlem almasına rağmen, Covid-19 salgını etkisini sürdürüyor. Hükümetin aşılanmamış Amerikalıları aşılanmaya teşvik etmedeki başarısızlığı devam eden önemli bir engel. Kısa süre önce, Houston Hastanesi’nde en az 150 çalışan seçme hakkını ihlal eden, aşılamaya katılmamayı uygun gördüğü için istifa etti veya işten çıkarıldı. 

Ayrıca, Ulusal Sağlık Enstitüsü’nün yaptığı yeni bir araştırma, ABD’de salgında daha önce altı kat daha fazla vaka olduğunu gösterdi. Halk sağlığı yetkililerinin bildirdiği 3 milyon vakanın aksine, geçen yaz ortalama 20 milyondan fazla vaka ortaya çıktı. Sayılardaki büyük tutarsızlık ve ABD hükümetinin ihlali salgını sadece daha da kötü hale getirdi.

Çin’in, Covid-19 salgınının kaynağını siyasallaştırmanın soruşturmalara zarar vereceği iddiası doğrudur. Siyaseti bir kenara bırakmanın ve Çin gibi bir ülkenin salgının basmakalıp suçlusu gibi görülmemesinin artık zamanı geldi.