CGTN

Bloomberg yakında Amerika Birleşik Devletleri’ni (ABD) Covid Dayanıklılık Sıralaması’nda en üst sıraya yerleştirdi. Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Zhao Lijian, raporu “çocuksu bir numara” olarak değerlendirdi. Zhao, teyit edilmiş vakalar, ölüm sayıları, karantina ve seyahat kısıtlamalarını “olumsuz unsurlar” olarak göstermenin de arasında bulunduğu birkaç önemli göstergenin dışarıda bırakılmasını eleştirdi.

ABD şu anda toparlanma yolunda olabilir, ancak bu çalışmayı kusurlu yapan şey nihayetinde korkunç bir maliyetle ortaya çıkmasıdır. Bu başarının aksine daha çok Amerikalı yetkililerin ve ülkenin siyasi kültürünün rahatlığına ve ihmalkârlığına minnettar olmaktır. 

Her şeyden öte ABD, 600 binden fazla kayıpla Covid-19 salgınında en yüksek ölü sayısına sahip ülkedir. Bu ABD’deki her bin kişiden yüzde 0,2’sinin veya 2 kişinin kaybı anlamına geliyor ve Covid-19 salgınını İç Savaş’tan bu yana en ölümcül olay haline getiriyor. Ayrıca tüm toplumun neredeyse yüzde 10’unun virüs testi pozitif çıktı. 

Bu kadar yüksek vaka sayısı, Bloomberg’in doğrudan kapanmaları göz ardı etmeyi, maske takmaya ve sosyal mesafeye karşı çıkmayı kapsayan “dayanıklılık” ile ilgili bir politikasının ürünüdür. Bu yazı kaleme alınırken bile ABD henüz virüsü tamamen yok etmemişti. Delta varyantı ülkede artmaya başladı ve vakalar günde 30 binin üzerine çıktı. Bu bir dayanıklılık işareti değildir. ABD’de aşılama oranı başlangıçta hızlıydı, fakat daha sonra yavaşlamaya başladı. Bu aynı zamanda ülkede gelir, sınıf ve coğrafi bakımdan derinden bölünmüş “iki Amerika” olduğunu hatırlatıyor. Bu iç eşitsizlikteki uçurum aşılama çalışmasını da eşitsiz yaparken, “Derin Güney”deki eyaletlerde sınırlı ilerleme kaydedildi.

CNN’nin bir haberinde, “Alabama, Mississippi ve Arkansas’ın, ikamet edenlerin yüzde 35’inden azının tamamen aşılandığı eyaletler olduğu, her bir eyaletteki günlük ortalama vaka oranlarının, geçen hafta ülkedeki en kötü 10 arasında yer aldığı” bildirildi.  

ÇİN’İN KÜRESEL AŞILAMAYA KATKISI YÜZDE 30’UN ÜZERİNDE

Yine bu bir dayanıklı ülkenin işareti mi veya salgında olmak için en iyi yer mi? Bu durumda Bloomberg Çin’i 8 numaraya yerleştirerek, Çin’in zayıf yönleri olarak göstermeye çalıştığı şey aslında güçlü yanlarıdır. Çin’in sıkı ve yerelleştirilmiş kapanma politikası Covid-19 salgınını diğer herhangi bir ülkeye göre kontrol altına almada en uygunu olmuştur. Çin, Guangdong eyaletindeki oldukça bulaşıcı Delta varyantını bastırmak dâhil olmak üzere en küçük ölçekli salgınları savuşturmak için sık sık en sert önlemleri aldı. 

Ülkedeki aşılama çalışması, Bloomberg’in kabul etmemesine rağmen, ABD’yi hızla geride bıraktı. Çok daha büyük nüfusuna rağmen Çin, temmuz ayı başı itibarıyla 1,3 milyon doz aşı yaparken, bu rakam ABD’de şimdiye kadar 355 milyon dozdur. Dünya çapında 3,44 milyar doz aşı yapılırken, Çin’in küresel aşılamaya katkısı yüzde 30’un üzerindedir. Ülkenin üstün örgütlenme modeli ve sosyal yükümlülüğü, ABD’den farklı olarak aşı dağılımının da eşit olmayan biçimde dağıtılmadığı anlamına geliyordu. 

Bu durumda, raporun daha fazla gözden kaçırdığı şey, ABD’nin virüsü yenmedeki nesnel başarısı nedeniyle değil, kayıtsızlığı yüzünden normal olduğudur. Covid-19 salgınını ele almaya yönelik rahat, hükümet karşıtı ve özgürlük merkezli bir yaklaşım, hükümetin suçu ihraç ederek ve komplo teorilerini artırarak karşılık verdiği salgınla ilgili henüz sona ermemiş felaketin köklerini uygun bir şekilde vurguluyor. 

Çin, Covid-19 salgınını atlatmak kısa vadeli tepkilerle yapılamadığı için önlemler almaya devam etti. Uzun vadede bu Çin’in dayanıklılığının son derece önemsenmediği anlamına geliyor. Beijing, hükümet teşviklerine trilyonlarca harcayarak, kötü değişkenlerin tutunmasına ve popülist içgüdülerin ihtiyacını karşılamaya izin vererek, fazla sayıda insan kaybı vermeden, normal ve istikrarlı faaliyet alanını sürdürdü. 

Aksine ABD, özellikle yaygın eşitsizliğin sürdüğü, sağlık hizmetine erişimin eşitsiz olduğu, ticari çıkarlara ve komplo teorileri talebine cevap veren yetkililerden gelen yetersiz halk sağlığı bilgilerinin olduğu bir toplumda salgın sırasında yaşanacak en tehlikeli yerlerden biri olduğunu gösterdi.