Global Times

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) geçen hafta cuma günü Çin’in Sinopharm şirketinin Covid-19 aşısına acil kullanım onayı verdi. Bu, Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) salgınla mücadelede Çin’i geçme yolunda olduğunu ilan edenleri hayal kırıklığına uğrattı. Ciddi iç salgın durumu ve şiddetli aşı milliyetçiliği dikkate alındığında ABD’nin teknolojik avantajları hızla devreye sokulamaz ve Çin kapsamlı kapasitelerde liderliğini sürdürdü.

Çin aşıların yardımı olmaksızın salgını engelledi. Çin ayrıca aşı araştırma ve geliştirmede önde yer alıyor ve aşı üretim kapasitesini büyük oranda artırma kapasitesine sahip. Çin içeride aşı kapasitesini artırabilirken, aynı zamanda dünyaya çok miktarda aşı ihraç etmeyi başardı. Yurt içi aşıların sayısı ve ihraç edilenler eklendiğinde bu rakam yaklaşık 500 milyonu buluyor, bu da ABD’nin yaklaşık iki katı demek oluyor. Çin hiç şüphesiz diğer ülkelerin önünde yer alıyor.

Çin’in mevcut aşılama oranının ABD ve diğer bazı ülkelerine göre düşük olduğu doğrudur. Ancak ülkenin salgın önleme ve kontrol kapasitesi bu durumu ikame etti. Çin toplumunun genel olarak aşılama hızı konusunda içi rahat ve gelecek kış konusunda durumdan emin. Bu, Çin’in aşılara acil ihtiyaç duyan diğer gelişmekte olan ülkelere büyük miktarda aşı dağıtmasına yardımcı oldu.

Bu sadece iyi dileklerle veya teknolojiyle yapılamaz. ABD ileri teknolojiye sahip, ancak şimdiye kadar yerel olarak üretilen aşıları hemen hemen hiç ihraç etmedi. Hindistan bir zamanlar iddialıydı, fakat Covid-19 salgınının ikinci dalgasının ortaya çıkması bu ülkenin ihracatını durdurdu.

DSÖ’nün Sinopharm’ın aşısını onaylaması küresel seviyede tanınmayı temsil ediyor. Bu durum tamamen aşının kendisiyle ilgili ve siyasetle hiçbir ilgisi yoktur. Ancak gerçek şu ki; Çin’in ürettiği aşılar, Çin sisteminin desteği yüzünden küresel salgınla mücadelede ön saflarda yer alabiliyor. Bu nokta sonunda dünya için açık hale gelecektir. ABD liderliğindeki Batı kamuoyu Çin’in salgınla mücadelesini kötülemek ve aşılarını küçümsemek için birçok şey yaptı. Fakat Çin yerel olarak bulaşan Covid-19 vakalarını sıfıra indirmeyi başardı ve Çin üretimi aşılar küresel çapta popüler hale geldi. ABD ve Batı kamuoyunun iftiraları giderek etkisizleşiyor.

ÇİN’İN ÜRETTİĞİ AŞILAR KÜRESEL ÇAPTA POPÜLER HALE GELDİ

Salgınla mücadele sona ermekten uzak görünüyor. Virüs mutasyona uğruyor, yeni durumlar arka arkaya ortaya çıkıyor. Önümüzde birçok zorlu mücadele var. Bu tür ölçekte kamu sağlığı savaşı tek bir yöntemle kolayca kazanılamaz. Bütün ülkeler için bütün insanların mücadele ettiği ve farklı yöntemlerin kapsamlı kullanımını gerektiren bir savaş olacak.

Çin üst seviyede ulusal seferberlik uyguladı ve salgınla mücadelede farklı araçları devreye soktu. Bu dünyanın en kalabalık ülkesi Çin’i virüsün parçalayamayacağı bir kale haline getirdi ve salgında mücadele malzemelerinde dünyanın en büyük tedarik üssü yaptı. Gelecekte avantajlarımızı ortaya koymaya devam edeceğiz. Hiçbir şey, Çin’in küresel salgınla mücadeleye katkısının yerini alamaz. Salgın kendisini, kapsamlı bir güç için sınav olarak sunuyor. ABD’li siyasi seçkinler çok sabırsız ve gerçekçi olmak için isteksizler. Onlar, ABD’nin aşılama oranı arttığı zaman kazanabileceklerini düşünüyorlar. Ancak bu o kadar kolay değil.

ABD’de salgında neredeyse 600 bin kişi yaşamını kaybettikten sonra ülkenin kamu sağlığı sisteminde neredeyse hiçbir düzelme olmamıştır. Sistem gelecekte risklerle karşı karşıya kalma konusunda halen kırılgan. Bu yüzden Washington yönetimi aşı ve ham madde ihracatına kalkışamaz. Washington yönetimi sadece bunları elinde tutarak rahat hissedebilir. Farklı boşluklar var olduğu sürece ABD’nin küresel salgınla mücadelede gerçek bir lider olması mümkün değildir. Ülkeler bu sorunu ciddiyetle ele almazsa ve gerekli reformları yapmazsa, salgınla mücadelede elde ettikleri etkili sonuçlar sadece saman alevi olacaktır.