CGTN

Azil soruşturması sona erdi ve (eski ABD Başkanı) Donald Trump suçsuz bulundu. Şimdi ne olacak? Trump’ın sonuca yanıtı, “Amerika’yı Yeniden Büyük Yap” hareketinin “daha yeni başladığı” oldu. Azil soruşturması ne Trump’ın siyasi kariyerini ne de Amerika Birleşik Devletleri (ABD) siyasetindeki etkisini sona erdiriyor.

Trump’ın sözleri ve eylemleri hiç şüphesiz bir güruhu ABD Kongre binasına itmiş ve bu da milletvekillerinin ve kendi başkan yardımcısının hayatlarını tehdit etmiş olsa bile, 43 Cumhuriyetçi senatör suçlamaya karşı oy kullandı. Senato’da Cumhuriyetçilerin lideri Mitch McConnell, Trump’ı, “utanç verici biçimde görevini ihmal etmekle” suçladı ve Trump’ın, “pratik ve ahlaki olarak o günkü olayları kışkırtmaktan sorumlu olduğunu” iddia etti, ancak suçlamaya karşı oy kullandı. McConnell bu yorumları, birçok kişinin anayasal olmaktan ziyade Senato teknikliği olarak tanımladığı konuda Trump’ı aklamak için oy verdikten dakikalar sonra yaptı. 

Trump’ın, Cumhuriyetçi yetkililer üzerindeki gücü kaybolmadı. Monmouth Üniversitesinin 25 Ocak’ta yaptığı kamuoyu yoklaması, Amerikalıların yüzde 56’sının Trump’ın Senato’da azledilmesini onayladığını, ancak Cumhuriyetçi Parti’de azledilmeye karşı çıkanların oranının yüzde 80 olduğunu gösterdi. Araştırmaya göre, Cumhuriyetçilerin sadece yüzde 13’ü Senato’daki azil soruşturmasını destekledi. Hill-HarrisX kamuoyu şirketinin 28-29 Ocak’taki araştırması da, kayıtlı Cumhuriyetçi seçmenin yüzde 64’ünün, eski ABD Başkanı Trump’ın başka bir parti kurması halinde Cumhuriyetçi Parti’den ayrılarak, Trump’ın partisine katılacağını ortaya koydu. Bu, Trump’ın Cumhuriyetçiler üzerindeki gücünü gösteriyor.

ABD SİYASETİ İKİ İTİCİ GÜCE BÖLÜNDÜ

Son dört yılda ABD siyaseti iki itici güce bölündü, “öfke ve umut”. Hükümeti ele geçirmiş görünen kurumsal çıkarlara, geleneksel yaşam tarzını sona erdirebilecek demografik değişimlere, bugün birçoğunun beyazların üstünlüğü, eşcinsellerden korkma ve dini hoşgörüsüzlük olarak düşündüğü değerlere meydan okumaya yönelik öfke.

Ve umut, Trump’ın selefi ve halefinin söylediği, hükümetin, işçilerin on yıllardır korunmasının zayıflaması ile zengin, güçlü ve diğer herkes arasında büyüyen bir bölünmeden sonra halkın ortak çıkarına olabileceği inancıyla ilgilidir.

Öfke, 2020 yılındaki başkanlık seçiminde reddedildi, ancak fark büyük değildi. ABD Başkanı Joe Biden ve Demokratların, ABD hükümeti versiyonunun, 2022 yılındaki ara seçimler yapılmadan önce halkın beklediği “umuda” uygun olduğunu kanıtlaması için çok az zamanı var. Bu, 2020 yılındaki nüfus sayımını takiben seçim bölgelerini tekrar saptamayı etkileyecek ilk seçim olacak. Kim kazanırsa ABD’nin siyasi manzarasını yeniden çizecek kalemi tutacak. Demokratların Kongre üzerindeki hakimiyetini sürdürmesi söz konusu olduğunda çok fazla hata yapmaya yeri yok. 

Trump’ın Cumhuriyetçi Parti içindeki muhalefetinin büyük oranda sıradan üyeleri kapsadığı düşünüldüğünde, birçok yetkilinin engelleme girişimlerine rağmen, milliyetçilik, popülizm ve korumacılığın Cumhuriyetçi Parti’yi yönettiği çok açıktır. Bu öfke halen mevcut, belki eskisinden daha zayıf değil. Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham, “Donald Trump, Cumhuriyetçi Parti’nin en enerjik üyesi. Trump hareketi canlı ve iyi durumda. Trump’a ihtiyacımız var.” dedi.

Demokratlar, hiçbir şekilde Trump’ın aklanmasına izin vermek istemiyor. Ona karşı davalar açmak ve bir daha görev almasını engellemek için Anayasa’nın 14’üncü maddesi uyarınca hareket geçmek gibi konuşmalar söz konusu. Georgia eyaleti savcıları, Trump’ın, eyaletin 2020 seçim sonucunu tersine çevirmek için girişimlerde bulunduğu iddiasıyla ilgili soruşturma başlattıklarını açıkladı.  Trump, mücadeleden sessizce vazgeçmiyor, belki de hiç kimse ondan bunu beklemiyordu. Ve Trump siyasete dönmeye göz dikerken, öfke ve umut arasındaki savaş devam ediyor.