Aydınlık gazetesi Ankara temsilcisi İsmet Özçelik, CRI Türk’te Tuğçe Akkaş’ın hazırlayıp sunduğu “Güne Başlarken” programına konuk oldu. Özçelik, iç ve dış politikadaki son gelişmeleri değerlendirdi.

Bu yılki 15 Temmuz anmalarının farklı bir mecrada ilerleğini belirten İsmet Özçelik, medyada, panellerde, sempozyumlarda en çok dikkat çeken noktanın FETÖ’nun arkasında Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile NATO’nun olduğu ve bu ana fikrin esas olarak işlendiğini söyledi.

FETÖ’nun arkasında ABD ve NATO’nun olduğu konusu ile ilgili örnekler veren Özçelik’in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

GENELDE ABD’YE KARŞI BİR TAVIR SERGİLENİYOR

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı (TBMM) Başkanı Mustafa Şentop, ‘dış destekli işgal girişimi’ dedi. Bunun öne çıkarılması yeni. Genelde ABD’ye karşı bir tavır sergileniyor. Bu önemli diye düşünüyorum.

Bu arada FETÖ’nün tüm kritik isimlerinin hepsinin ABD’de olması Pensilvanya’da örgütün karargâhında bulunması da çok tartışılan konulardan biri oldu. Hemen hemen herkesin ortak fikri şu; ABD nereyi hedef alıyorsa FETÖ orada ortaya çıkıyor. Örneğin, Yeşil Kuşak projesinde Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin (SSCB) dağılma sürecinde Orta Asya’yı hedef almıştı. Sonra NATO Yugoslavya’nın parçalanası sürecini devreye soktu. Bir bakıyorsunuz FETÖ bütün hatlarıyla Balkanlarda. Çin, Afrika’ya büyük önem veriyor. Afrika’nın kalkınması için yatırımlar yapıyor. ABD’nin Çin’i ile Afrika’da rekabeti var. Bir bakıyordunuz FETÖ bütün hatlarıyla Afrika’da faaliyete başlıyor. Bütün bunlar tartışılıyor. FETÖ’nün ABD’nin bir anlamda paralı askeri, yan örgütü gibi çalıştığı konusunda hem fikir olmaya başladı.

TALİBAN SÖZCÜSÜNDEN TÜRKİYE AÇIKLAMASI

Taliban Sözcüsü Zabihullah Mücahit, Türkiye’nin Afganistan’daki varlığına dair yaptığı açıklamada, ‘Afgan halkının Türkiye’ye veya Türkiye halkına bir karşıtlığı vardır. Türk halkı ile din, mezhep, tarih ve kültür birliğimiz vardır. İki halk da birbirini çok sever. Biz 20 yıl önce NATO şemsiyesi altında Afganistan’a gelen Türkiye’nin de çekilmesini istiyoruz. Türkiye’ye de ihtiyacımız olduğunda direkt Türkiye ve Türk halkı ile konuşacağız. Türkiye’yi Türkiye olarak istiyoruz. NATO’nun bir parçası olarak Türkiye’yi istemiyoruz.’ dedi ki, son derece kritik açıklama. Yani NATO ile gelirsen kabul etmem, Türkiye olarak gelirsen kabul ederim, diyor.

Zabihullah Mücahit, ‘Taliban Türkiye ile bir anlaşma yapamaz mı?’ sorusuna ilginç bir yanıt verdi, ‘Geçen aylarda Türk yetkililerle temas halindeydik ve onayımız olmadan tek taraflı bir karar almayacaklarına dair bize güvence verdiler. Ancak daha sonra Kabil’deki Hamid Karzai Havalimanı’nın güvenliğini sağlama yönünde karar aldılar. Aldıkları bu karar, bizimle görüşülmeden tek taraflı alınmış bir karardır. Türkiye’nin bu kararı ne Türkiye’ye ne de Afganistan’a fayda sağlar, aksine sadece iki Müslüman ülke arasında sorun ve sorunlar oluşturur.’ Mücahit, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmek istediklerini de ‘Erdoğan hem bizim için hem de İslam dünyası için çok önemli bir devlet lideridir. Afganistan’ın gerçeklerini kendisiyle de paylaşmak istiyoruz.” sözleriyle ifade etti.

RUSYA-ABD ARASINDA ORTA ASYA GERGİNLİĞİ

Rusya ile ABD arasındaki gerilim ciddi bir sorun olarak karşımıza çıkıyor. Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergey Ryabkov, Rusya Devlet Başkanı Putin’in ABD Başkanı Biden’ı ABD’nin Afganistan’dan çekildikten sonra Orta Asya’daki eski Sovyet ülkelerine askeri birlik konuşlandırmaması yönünde sert şekilde uyardığını ve böyle bir şeye izin vermeyeceklerini açıkladı.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da Kırgızistan, Kazakistan ve Tacikistan’ın Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütünün üyeleri olduğuna dikkat çekti. Bu üye ülkelere yabancı askerlerin konuşlandırılması durumunda diğer ülkelerinde onayının gerektiğini bildirdi ve böyle bir şeyin olmayacağını ifade etti. Bu anlaşma ABD açısından sıkıntılı bir durum. Rusya’nın durumunu daha da kuvvetlendiren bir manzara gibi gözüküyor.

AZERBAYCAN HEYETİ KKTC’YE GİDİYOR

Azerbaycan Milli Meclisi Dışişleri ve Parlamentolararası İlişkiler Komitesi heyetinin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne (KKTC) ziyareti son derece kritik bir ziyaret olacak. Heyet Türkiye ziyareti sonrası Kıbrıs Barış Harekâtı’nın 47’nci yılı ve 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı kapsamında düzenlenecek törenlere katılacak. KKTC’nin dünyada tanınma sürecine başlanması konusunda görüşler giderek kuvvetleniyor. Olayı bu çerçevede ele almak lazım. Daha önce de Pakistan’dan da bir heyet KKTC’ye girmişti. Bu heyetlerin hızlanması önümüzdeki süreçte KKTC’nin devlet olarak tanınacağı bir döneme girdiğimizin işareti ki, bu son derece önemli.”